Warning: getimagesize(/home/gunebakiscom/public_html/images/banner/aaa.jpg): failed to open stream: No such file or directory in /home/gunebakiscom/public_html/amp/functions.php on line 0
Siyasetçi-ihale ilişkisi üzerine bir analiz…

Siyasetçi-ihale ilişkisi üzerine bir analiz…

AK Parti’nin seçim dönemlerinde yapılan anket çalışmalarında medya kuruluşları da aranarak değerlendirmeye tabi tutulur. Bu bağlamda en son arandığımızda bir ayrıntının önemsendiğini hissettik. Anketi yapanın önemsediği ancak bize göre partinin öyle çok önemsemediği soru ihalelerle ilgiliydi. “AK Parti içinde kamuoyuna yansıyan ihale tartışması yaşanıyor mu?”

İl Başkanı Adnan Günnar dönemiydi. Doğrusu Günnar’ın il başkanlığı döneminde AK Parti ve ihale” sözcükleri hiç yan yana gelmedi. Günnar buna izin vermedi. Ankette sorulan soruya da böyle cevap vermiştik.

***

Trabzon AK Parti ile medya arasında son 20 gündür ihale tartışması yaşanıyor. İl Başkan Yardımcısı Arzu Yalçınalp’in şirketiyle ilgili bu tartışma ilk başladığında iddialara inanmadık. Ne zamanki Ortahisar Belediye Meclisi’ne geldi ve doğrudan temin yoluyla yapılan ihale inkar edilmedi, bir ihale olayının varlığına inandık. İl Başkan Yardımcısı Ortahisar ve Vakfıkebir Belediyelerinden ihale almış. Üstelik doğrudan temin yöntemiyle…

Büyükşehir Belediyesi ise konuyla ilgili yaptığı açıklamada “Ben vermedim. Ayrıca Vakfıkebir’deki proje hayata geçecek türden değil” açıklaması yaptı.

***

Biz bu yazıyı, olayı sürdürmek veya ilgili siyasetçinin kaç ihale aldığını, hangi tutarlarda olduğunu, bölünerek mi verildiğini, diğer mimarlık büroları ile arasındaki ihale alım farkını sürdürmek niyetiyle yazmadık. “Doğrudan Temin Yöntemiyle verilen ihalenin parti yetkilileri ve bir milletvekili tarafından savunulmasına şaşırdığımızı ifade etmek için yazdık. İhaleyi alan İl Başkan Yardımcısının kendisinde bu hakkı görmesi ve eleştirenleri Allah’a havale etmesinin yarattığı şaşkınlık için yazdık. Milletvekili Muhammet Balta’nın bu ihaleleri savunan mantalitesine şaşırdığımız için yazdık.

Şimdi ihale şaşkınlığımızı analiz etmek istiyoruz.

İhaleyi alan AK Parti İl Başkan Yardımcısı, olayı kamuoyu ile paylaşan CHP’li Meclis üyesine bakın nasıl cevap veriyor:

“Tümüyle yasal ve ortaya koyduğum ürünün niteliği ile başarılı olduğunu açık olan bir konuda anayasal hakkımı kullanmış oluşumu bir tuhaflık olarak ortaya koymak en hafif tabirle evrensel ahlak yasalarına aykırıdır. Siyasetçi bir hekim hastalarını tedavi etmeyi nasıl sürdürürse, siyasetçi bir avukat adaletin tecellisi için görevini nasıl sürdürürse, siyasetçi bir sanayici siyasete girince fabrikasını nasıl kapatmazsa, siyasetçi bir peyzaj mimarı olarak ben de kamuya ve şahıslara proje üretmeye devam ederim.”

Hiç kimse Doğrudan Temin yöntemiyle bir siyasetçiye verilen işin yasadışı ve hukuka aykırı olduğunu söylemiyor. Sadece şu sorulara cevap arıyor:

1-    “Arzu Yalçınalp AK Parti İl Başkan Yardımcısı olmasaydı yine bu projeler kendisine Doğrudan Temin Yöntemiyle verilecek miydi?” Bu sorunun cevabı ‘evet’ dahi olsa, kamuoyunun kafasında oluşan oluşturacağı soru bakımından etik olmadığı kesindir. Yani aktif siyasetçi devletten ihale almamalıdır. Yarışacak olsa bile kamuoyu siyasetçinin ihale yarışını hoş karşılamamaktadır. Sanayici, mimar, avukat elbet politika yapacak. Ancak partisini yıpratmamak için ‘siyasi gücü’ nedeniyle ihale aldı’ algısından kaçacak. Kamudan ihale alacaksa, aktif siyaset yapmayacak. Doktor, siyaset yaparken makam aramayacak. Avkukat siyaset yaparken yeni bir kamu kurumu ile sözleşme yapmayacak. Sanayici, siyaset yaparken ürettiği malı devlete satmayacak. Arzu Yalçınalp’ın kendi konumunu meşru ve ahlaki gösterip, karşı çıkanları suçlaması, bu işin artık hangi boyuta ulaştığını göstermesi bakımından ibretlik bir vaka örneği olmuştur.

***

Hafta sonu partisinin ilçe divanında konuşan Milletvekili Muhammet Balta da partilisini savunmuş. İsim vermeden bu tartışmaları haber yaptığımız için bizi eleştirmiş. Bizim bu tür yayınlarla AK Parti’ye zarar vermeye çalıştığımızı söylemiş. Sonunda da, ‘Yok öyle yağma. Bunlara bundan sonra sessiz kalmayacağız’ demiş.

 

İhale tartışmasının odağındaki partilisini savunup, “Hakkını aldı. Partili diye ihale almayacak mı?’ diyeceksin… Bunun yanlış olduğunu ve partiyi yıprattığını yazan gazetecileri AK Parti’yi yıpratmakla suçlayacaksın. Burada derin bir mantalite farklılığı ortaya çıkıyor. AK Parti yöneticilerinin ihale takip hakkı olduğunu savunup, eleştiri yapan basını suçlayan çarpık bir anlayış. Mesele bizim değil, AK Parti’nin meselesi… Şayet AK Parti, parti yetkililerinin, milletvekillerinin, belediye başkanlarının kamu ihalelerini takibini ve alımını makul görüyorsa ve hatta bir hak olarak görüyorsa kimsenin söyleyecek sözü olamaz!.. Millete, ihale takip eden veya alan partililerin eleştirilmesinin ahlaki olmadığı söylensin! Biz de haddimizi bilelim!.. Bir de partisindeki bu tartışmalardan Sayın Bakanımız Süleyman Soylu’nun haberi var mı? Gerçekten merak ediyoruz.