Warning: getimagesize(/home/gunebakiscom/public_html/images/banner/aaa.jpg): failed to open stream: No such file or directory in /home/gunebakiscom/public_html/amp/functions.php on line 0
Trabzon… Birinci sıradan 9'a inmek

Trabzon… Birinci sıradan 9'a inmek

Trabzon, ‘En Yaşanılabilir Kentler’ sıralamasında her zaman ilk 10 arasında yer aldı. Gerek FORBES, gerek TÜİK araştırmalarında yaşam için ideal iller arasında yerini korudu. FORBES’in 2015 yılı araştırmasında ise birinci sıraya yükselerek ‘Türkiye’nin En Yaşanılabilir Kenti’ unvanını taşıdı.

FORBES Dergisi, 2016 yılı için ‘En Yaşanılabilir Kentler’i belirlerken strateji değişikliğine gitti. Kategorileri genişletti. ‘İş Yapmak ve Yaşamak İçin En İyi Kentler’ araştırmasının yeni sonuçlarına göre Trabzon 9. sıraya indi. Trabzon 1 yıl içinde 1. sıradan 9. sıraya nasıl indi? Hangi katmanlar etken oldu.

Dergi, yeni araştırma stratejisine 4 madde ilavesi yaptı.

1-    Beşeri Sermaye ve Yaşanabilirlik 2- Marka becerisi 3- Ticaret Becerisi ve Üretim Potansiyeli 4- Erişilebilirlik.

Ticari beceri, üretim potansiyeli, beşeri sermaye gibi kategorilerde yüzde 10 mesabesine bile ulaşamayan Trabzon, ortalamanın altında kaldı. Erişilebilirlik oranı yüzde 24 olarak gerçekleşmiş olsa bile ilk 10 sırada zor tutundu.

Tabloya baktığımızda Trabzon’un bir üretim merkezi olamadığını, bundan böyle de olmakta zorlanacağını anlıyoruz. Bir ticaret merkezi iddiasına rağmen Ticari Beceri kategorisinde yüzde yedilerde seyreden bir kentin Ticaret Merkezi olabilmesi zor görünüyor. Beşeri sermaye ve üretim potansiyeli de ticari becerinin üzerine çıkabilmiş değil. Hal böyle olunca erişebilirliğin yüksek olması pek bir anlam ifade etmiyor.

Dünya Ticaret Merkezi’ni büyük umutlarla kurduktan 10 yıl sonra yıkıp otel için ayırdık. Yatırım Adası ‘Ticaret Merkezi Trabzon’ iddiasının son durağı. FORBES değerlendirmesine baktığımızda bu alanda mesafe almakta zorlanacağız. Lakin aynı iddiamız için de başka dayanağımız yok. Arsin Yatırım Adası Projesi ile belki de kaybettiğimiz ticari beceriye yeniden kavuşabiliriz.

Marka üretmek bağlamında hiçbir şansımız yok gibi. Göç böyle devam ettikçe ve orta ölçekteki yatırımcımız büyük kentlere yöneldikçe beşeri sermaye ve yetişmiş insan gücünde de adım atamayacağız.

Öyleyse erişilebilirlik keyfiyetinden umut olarak baktığımız turizmde yararlanabiliriz. Trabzon’u belki yakın dönemde ve birkaç yıl içinde milyon nüfuslu şehir yapamayacağız ama hiç olmazsa göçü durdurabiliriz. Trabzon’u 800 bin bandında tutabiliriz. Bir kez daha anlıyor ve kavrıyoruz ki Turizm ve Sağlık Turizmi yegane şansımız. Turizmde Yeşil Yol, Sağlık Turizminde ise Şehir Hastanesiyle birlikte yeni bir ivme yakalamalıyız. Böylece ‘ En Yaşanabilir Kentler’ arasında inşallah yeniden ilk dörde çıkabiliriz.

***

ŞÜKRÜ KULEYİN’LE İLGİLİ DÜZELTME

 

Dünkü yazımızın son bölümünde Trabzonspor’un bugün içine düştüğü durumla ilgili İbrahim Hacıosmanoğlu ile birlikte işadamı Şükrü Kuleyin’i de suçladık. Bir ortak dostun aracılığı ile incindiğini öğrenince aynı zamanda eski dostumuz olan Kuleyin’i aradık. Hiçbir biçimde hak etmediği bir ağır suçlamayla karşı karşıya kaldığını ve incindiğini ifade etti. ‘Başka birisi yazsaydı önemsemezdim ama senin yazman beni çok incitti’ dedi. Doğrusu biz düşmanca ve kasıtlı bir tavır biçiminde değil, Şükrü Bey hakkında bizde oluşan kanaatimizi yazmıştık. Ancak kendisiyle konuşunca doğru bir kanaat olmadığını, bir algı sonucu böyle bir kanaate kapıldığımızı anladık. Bir eski dostu ve hak etmediği bir keyfiyet içinde incitmiş olmanın üzüntüsünü yaşadık.