Warning: getimagesize(/home/gunebakiscom/public_html/images/banner/aaa.jpg): failed to open stream: No such file or directory in /home/gunebakiscom/public_html/amp/functions.php on line 0
Bahçeli'nin Başkanlık siyaseti...

Bahçeli'nin Başkanlık siyaseti...

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin durup dururken ‘Başkanlık’ konusunu ülkenin gündemine taşıması ne anlama geliyor? Bahçeli, CHP’nin suçladığı gibi AK Parti’ye koltuk değnekliği vazifesi mi yapıyor? Yoksa ustaca bir siyaset mi izliyor?

Bahçeli’nin amacını ve hedefini doğru anlamak için bir ayrıntının altını çizmeliyiz. Devlet Bahçeli, ülkesini tüm değerlerden fazla seviyor. Ülkesinin önüne atılan her takoz ve ayağına batırılan her dikenin acısını yüreğinde hissediyor. Bahçeli’yi CHP’den ayıran en büyük özellik “Tayyip Erdoğan gitsin de ülke zarar görürse görsün!” anlayışında ayrılıyor. CHP lideri, “Tayyip Erdoğan kaybetsin de ülke de zarar görürse görsün” çizgisinde yürürken Bahçeli, “Ülkem kaybetmesin de Tayyip Erdoğan da kazanırsa kazansın.” anlayışında... Önce bu ayrıntıyı anlamalıyız.

***

“Ülkem kaybetmesin... Ülkem zafiyete uğramasın.” anlayışında bir siyaset yapan ve ülke çıkarını her türlü  ilkenin gerçekten üzerinde tutan Bahçeli, bugün yine aynı noktadan hareket ediyor. “Fiili başkanlık ülkeye zarar veriyor. Ya hukuka bağlansın ya da gündemden kalksın!..” diyerek büyük bir siyasi risk alıyor. Bu riski Tayyip Erdoğan için almıyor, ülkesi ve partisi için alıyor.

***

Ülke örtülü bir savaşın içindeyken gündemi eline almak ustaca bir siyaset işi... Bahçeli başka hiçbir gündemle siyasetin odağı olamazdı. Siyaset risk alma işiyse risk alıyor. Bir taşla iki kuş vuracağına inanıyor. 1- Bahçeli, referandumdan Başkanlık Sistemi’nin geçmeyeceğine inanıyor. 2- Referandumdan sonraki muhtemel bir erken seçimde de koalisyon ortağı olmayı hedefliyor.

Referandumdan başkanlığın çıkacağına inansa asla Erdoğan’ın önünü açmaz. Başkanlık Sistemi’nde MHP Lideri olmanın çok bir anlam ifade etmeyeceğini Bahçeli bilmez mi? Başkanlık geçerse kurşun delege de yaptırsa orada oturamayacağını göremez mi?

Devlet Bey, olumlu ve ılımlı bir muhalefetin MHP’ye AK Parti’den oy getireceğine inanıyor. TBMM’de yapılacak başkanlık oylamasında “Evet” oyu vermenin “Başkanlığa evet” anlamına gelmediğini... Ülkede bir tartışmayı bitirmeyi amaçladığını söylüyor. Bu ince ayrıntıyı referandumda anlatıp “Hayır” oyu isteyecek. Bahçeli büyük ve riskli huruç hareketinden kazançlı çıkacağını düşünüyor. Başkanlık geçmeyince bu tartışma hem gündemden düşecek hem de MHP yeni bir seçime moral üstünlüğüyle girecek. 7 Haziran’da AK Parti’yle koalisyon kurmadığı için cezalandırılan MHP, koalisyon için oy isteyecek. Bahçeli halkın MHP’yi koalisyon ortağı yapacağına inanıyor.

***

MHP Lideri’nin aldığı risk elbette büyük bir risk... Lakin risk almadan yerinde oturarak siyaset yapmak da pek bir şey kazandırmıyor. En başta kaydettiğimizi tekrar yazıyoruz: MHP Lideri Devlet Bahçeli, Tayyip Erdoğan’ı başkan yapmak için değil, başkanlığı gündemden çıkarmak ve MHP’yi koalisyon ortağı yapmak için bu riske katlanıyor.

Referandumda başkanlığın geçmeyeceğine de kesin inanıyor. Ayrıca nisan ayına kadar geçen sürecin de AK Parti’nin aleyhine işleyeceğini planlıyor. Öyle ya da böyle... Bahçeli pozitif siyaset yapıyor. Pozitif siyasetin kazandıracağına inanıyor.

 

Bahçeli’nin bu kararı, çok güvendiği siyaset bilimcilerle görüştükten veya onların tavsiyeleri ile aldığına inanıyoruz. Aksi halde bir siyasetçi kendini değersizleştiren bir sistemin gelişine izin verir mi? Devlet Bey’in hemen her konuşmasında sıkça kullandığı özlü sözle veya atsözüyle soralım; ‘MHP Lideri aklını peynir ekmekle mi yedi?”