Warning: getimagesize(/home/gunebakiscom/public_html/images/banner/aaa.jpg): failed to open stream: No such file or directory in /home/gunebakiscom/public_html/amp/functions.php on line 0
ABD ile savaşıyoruz…

ABD ile savaşıyoruz…

ABD Türkiye’nin stratejik ortağı!… 1952 yılında NATO’ya girdiğimizden beri aynı askeri pakt içinde yer aldık. 1976 yılında ise Savunma İşbirliği Anlaşması imzalayarak ABD’nin yörüngesine oturduk. Bize göre 2014 yılına kadar bu yörüngeden çıkamadık.

Stratejik ortaklık… İki ülkeden herhangi birinin güvenliği veya çıkarı söz konusu olduğunda birbirinin desteği olacaktı. Ne garip ki stratejik ortaklığımız bugüne kadar hep ABD’nin lehine işledi. ABD’nin çıkarları doğrultusunda hiçbir fedakarlıktan kaçınılmadı. 1974’te bizim güvenliğimiz söz konusu olduğunda, yani Kıbrıs çıkarmasında stratejik ortağımız, “Ama benim de çıkarlarım önemli!.” diyerek karşımıza dikildi. Amerika bize, ‘Senin güvenliğin tehdit edilse bile, benim çıkarlarım söz konusu olduğunda, önce benim çıkarlarım”  prensibini benimsetti. Ta ki 2014 yılına kadar… Ortadoğu’da yeni bir harita çizmeye koyulduğu bu süreçte stratejik ortağının güvenliğini kendi çıkarını kurban etti. Stratejik ortağımızın kendisi tehdit oldu. Bugün Suriye’de, Irak’ta yaşadığımız bundan ibarettir ve Türkiye, stratejik ortağı ile gizli bir savaş halindedir.

***

Çukurca’da halen devam eden operasyonlarda ele geçirilen uçaksavarı PYD’ye ABD verdi. PKK’nın eline geçmesini hiç önemsemedi. PKK’nın elinde yalnız uçaksavar yok. Havan topu ve ABD yapımı çok sayıda el bombası… Yalnızca ABD özel kuvvetlerinin envanterinde bulunan tanksavar füzeleri yine PYD/PKK’nın elinde. Üstelik ABD bunu gizli gizli yapmıyor. Bu silahları PKK’nın Türkiye’ye karşı kullandığını da biliyor ve vermeye devam edeceğini söylüyor.

Bu tablo karşısında bırakın gizlemeyi veya inkar etmeyi, PYD’ye daha ağır silahlar vereceğini deklare ediyor. Sonuçta stratejik ortağımız (!) ‘Benim çıkarlarım, senin güvenliğinden daha önemlidir’ tezini sergiliyor.

***

Stratejik ortağımızın bizimle savaşa tutuşması yalnızca PKK/PYD üzerinde gerçekleşmiyor. FETÖ olayında da benzer tablo yaşanıyor. 17/25 Aralık Polis/Hukuk darbe girişimi de ABD kaynaklıydı, 15 Temmuz açık darbe teşebbüsü de… Üstelik CIA yönlendirmesiyle yapıldı.

Stratejik ortağına darbe yapan bir ortaklık düşünülebilir mi?

Artık gizlenemeyecek bir biçimde ve gizlemeden açık savaş veriyor.

***

Bizim için ABD emperyalizmine karşı savaşımızda en büyük avantaj, kiminle savaştığımızı biliyor almamız...  Ne Türkiye 2000’li yılların Türkiye’si ne de eski yönetimler var!..  Türkiye’yi bugün ABD ile savaştığını bilen ve ‘Artık eski Türkiye yok’ diyen kadrolar yönetiyor. Başika üssü girişimi de, Fırat Kalkanı girişimi de bu çerçevede değerlendirilmelidir. Türkiye artık düşmanını kendi topraklarında değil, sınır ötesinde takip etmektedir. ABD ise bu tabloyu bir türlü hazmedememektedir.

 

ABD’nin Türkiye’ye dayatmak istediği Yeni Sevr, dönemini çoktan yitirmiştir. Bırakalım Yeni bir Sevr’i artık Lozan’ı bile sorgulayan bir Türkiye vardır. Türkiye ABD’nin tehditlerine ne pahasına olursa olsun boyun eğmeyecektir. Türkiye ABD’nin yeni haritasını kabul etmeyecek ve sonuna kadar direnecektir. Ne ABD eski Amerika, ne Türkiye eski Türkiye’dir. Yeni bir Lozan bizim için varlık/yokluk meselesidir. Kiminle savaştığımızı biliyoruz.