Gazetemi Kapatma Anadolu’yu Karartma

Anadolu basını ülkenin sigortasıdır. İnsanların kendinden bir parça olarak gördüğü ve güvendiği yerel gazeteler kentlerin ve bölgelerin vazgeçilmez parçasıdır. Yerel Gazeteler yayınlandıkları bölgenin sesidir, nefesidir.
Bugün hemen her vilayette birden çok gazete yayın hayatını sürdürürken resmi ilanlar en vazgeçilmez kaynaktır. Belki bir gün ihtiyaçları kalmayacaktır ama bugün resmi ilan almadan yarel gazetelerin ayakta kalabilmeleri imkansız gibidir. Hal böyle iken AK Parti Hükümeti 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nda değişiklik yapılmasına dair bir tasarı hazırlayarak ihale ilanlarının gazetelerde yayınlanması zorunluluğunu kaldırmak istemektedir. Hükümet ihale ilanlarının internet ortamında yayınlanmasını öngörmekte ve bunu yaparken de "Biz gazetelere ilan vermek yasaktır demiyoruz" gibi garip ve komik bir gerekçeye sığınmaktadır. Doğru... Yasa tasarısında "İlanlar gazeteler yerine internet ortamında yayınlanacak" gibi bir ibare yok. "İhale ilanları elektronik ortamda da yayınlanabilir" ibaresi yeterli olmaktadır. Bu ibareye göre hiçbir kurum bedava ilan yerine para verip gazetede ilan yayınlatmaz. Yayınlatmak isteyen İl ve bölge müdürleri de bakanlıklarından ilan ödeneği alamaz. Dolayısıyla tasarı aldatmadır.
Yerel gazeteler yayınlandıkları kent ticaretinin birer parçasıdır. Kağıttan boyaya, kalıptan elektronik eşyaya satınalma talepleri bir yana çok sayıda çalışanıyla birer istihdam alanlarıdır. Olaya bu çerçeveden bakıldığında halen Türkiye genelinde toplam 15 bin civarında basın çalışanı vardır. Trabzon'da bu rakam 100 civarında olup günebakış Gazetesi 32 arkadaşımızın ekmek kapısıdır. Kurtuluş Savaşı yıllarında en zor şartlarda toplumu bilgilendiren ve Milli Mücadele’nin sembollerinden biri olarak görülen yerel basın bugün de aynı perspektifte demokrasi ve yerel kalkınma için rol üstlenmektedir. Hem küreselleşmede yerelleşmenin önemini vurgulayıp kalkınmanın bile yerelden başlayacağını söyleyeceksiniz hem de yerelin sesini kısacaksınız.
Ülkenin demokratikleşmesi, sivil toplum örgütleri ile siyasi partilerin yerel örgütlerinin güçlenmesi ve yönetimlere müdahalesi hep yerel basın aracılığıyla sürdürülmektedir. Yerel gazetelerin siyasete aynı uzaklık ve yakınlıkta olması siyasiler için de güven meselesidir.
Hal böyle iken Türkiye'yi yalnız Ankara ve İstanbul'dan ibaret sayan anlayış, güya tasarruf yaparak zevahiri kurtaracaktır! Halbuki yerel gazetelere 1 yılda verilen resmi ilan bedellerinden çok daha fazlası ihalelerde havaya gitmektedir. Yolsuzluklara itmektedir. Türkiye yerel gazetelere verilen 80 trilyon liraya muhtaç hale düşmemiştir. Öyleyse bini aşkın günlük yerel gazeteden ne istenmektedir? Tasarruf başka alanlardan yapılmalı,Anadolu basını susturulmamalıdır. Bizler yerel televizyonlar için bir destek çözümü beklerken, hükümet ilerde gazeteleri bitirecek ve Anadolu'da da sermaye gazetelerine hayat verecek hain bir planla karşımıza dikilmiştir.
Okurlarımızdan gazetelerine sahip çıkmalarını istiyoruz. En azından "Ne yapabiliriz" diye düşünmeleri bile, bir eylemdir. Oluşacak sinerji hükümet üyelerini bu hatadan döndürecektir. Yerel basının kapanması Anadolu'nun kararması mesabesindedir.
Gazetemi kapatmayın
Anadolu'nun sesini kısmayın...
Ayağınıza kurşun sıkmayın...

Okuyucu Yorumları

  • Burak baysal 16 Haziran 2008 09:54

    Evet, Gazeteler Yaşaması lazım. Ama İlanların bedava yada daha geniş yayınlatılması varken, para ile sadece gazeteler yaşasın diye gazetelere verilmesi yanlış. Hep şikâyet ettiğimiz devletin yavaş işlemesi hantal yapısı bu anlamda ortadan kalkar. Eğer bu gazetelere ağır bir yük getiriyor, kazanç kapısı kapanıyorsa, bu ilanların yayınlatılması ile değil teşvik türü bir düzenleme ile düzeltilmeli. İlanların tekrar yayınlanması için kulis yapılıp hantal bir düzenin devamı değil de kendini yenileyin bir düzenin kulisi yapımız daha doğru olur.