İşte maçın püf noktası.

Trabzonspor-Başakşehir maçı 2-2 olduğunda maçı kazanmak için kim;

-Daha akıllı

-Daha pozitif

-Daha hırslı

-Daha canlı

-Oyuna müdahalasi ise daha istekliydi.

Eğri oturup doğru konuşulmaz ama.

Hissi olmadan cevabı verelim.

Doğru konuşalım.

Maç 2-2 olduğunda maçı kazanma hırsı olan Başakşehir’di. Kabul edelim, o bizden yukarıda saydığımız değerler açısından birkaç adım öndeydi.

Oysa maçın belli bölümlerinde ise Trabzonspor daha;

-Daha organize

-Her alanda topa daha çok sahip

-Alan koşturan, top dinlendiren döndüren

Bir kişilikteydi. Ne olduysa yenilen beraberlik golünden sonra;

-Panik başladı

-Skora koruma piskosu oyuna hakim oldu

-Yanal kazanmayı değil skoru korumayı birinci plana attı.

Oysa, şampiyonluğa oynayan bir takım, 2-2’den sonra daha çok kazanmayı isteyen takım olmalı.

***

Maçın en kahredici anı

Bu çocuğun formasını çıkartan zihniyet. Sana yazıklar olsun. O güvenlik görevlisine bu talimatı veren alçak adam, sana da yuh olsun...

Ve Başkan Muharrem Usta… Bu çocuklarımızı ve babamızı bul Akyazı’da en VİP tribünde, Trabzonspor maçını izlet…

***

Maçın kahramanı

İbrahim Hacıosmanoğlu: Maçın kahramanı ille sahada oynayan olmaz ya. Başakşehir maçına girmek isterken sıkıntı yaşayan yönetici Önder Bülbüloğlu olayına anında müdahale ederek, görevlilerle sert şekilde tartışan, buradan bu kapıdan içeri Trabzonspor’un yöneticisi girer kardeşim diye tepkisini koyan ve kapıları açtıran bir önceki başkan Hacıosmanoğlu, Trabzonsporluluk tavrı ile bana göre maçın kahramanı oldu.

***

Dakika 60 maçın en mükemmel anı

Bir maçın elbette en güzel anı goldür. Kabul ama Dk. 60’da Abdülkadir’in rakip ceza alanı içinde dar alanda iki çalımı, bir de bacak arası yapıp, Yusuf’a al da at dercesine verdiği pas, Yusuf’un da olması gerektiği gibi vuruşu, topun direkte patlaması, maçın en mükemmel anıydı.

Bu iki genç aynı zamanda ruh ikizi. Abdülkadir’in topu ince hareketlerle dar koridordan geçirmesi, Yusuf’un bu topu orada hissetmesi, son vuruşunu mükemmel yapmasının gol ile sonuçlanmaması, şans faktöründen başka bir şey değildi.

***

Burak Yılmaz için bir laf

Bu maçta karuşukluğu çok sevdi. Topu hep rakibin de kalabalık olduğu yerlere taşıdı… Karuşuk adam vesselam..

***

Söylemesem mideme oturur

Ya Kucka, kendini her maçtan sonra izliyor musun? Ne kadar top kaybettin. Ne kadar hatalı pas attın. Ne kadar da takımın süratini kestin…

***

Bir Başakşehir maçı anım…

Yıl 2007. O zamanlar ligin adı Turkcell ligi.. Başakşehir ilk kez bu ligde mücüdele ediyor.

Avni Aker’de de ilk kez Trabzonspor ile karşılaşıyor. Trabzonspor, güçlü kadrosu ile maçın favorisi. Başakşehir ise İstanbul Büyükşehir Belediyesinin takımı. Daha mahçup delikanlı gibi.

Maç başladı bitti, Gökdeniz iki gol attı.

Ama ne yaratıcı gollerdi.

Birinde orta alandan sürdü 90 taktı. Ötekinde, bir ortaya yatarak voleyi çaktı. Kaleci topu göremedi. Her Başakşehir maçında Gökdeniz’in bu iki golü hep aklıma gelir.

***

İşte nur gibi tartışma konumuz…

Başakşehir maçında basın Tribününde Trabzonspor’un penaltı kazanması sonrası, kimin penaltıyı kullanacağına dair tahminlerde Trabzonsporlu basın mensupları ikiyi bölündü. Kimi, Sosa dedi kimi Burak. Kullanan Burak oldu.

Oysa, gerçekçi tercih Burak Yılmaz mı?

Vuruşu gol de olsa işte size nur gibi yeni bir tartışma konumuz

Burak mı? Sosa mı?

……………………………………………………………………………………………………………………….

Yanal bu maçı tekrar izlediğinde

Kendi hatasını;

-Ona söyleyecek

-Onu ikaz edecek

-Futbolcunun hatası varda senin yok mu diyecek

-Şu dakikalarda niye müdahalen eksikti uyarısında bulunacak

Trabzonspor’da bir kurumsal görevli var mı?

Yok.

O halde…

Bir puan iyidir iyi…

……………………………………………………………………………………………….

Yanal’a tek alkış

Böyle bir maçta Abdülkadir’e ilk 11’de şans vermesi. Abdülkadir’in de Yanal’ın yüzünü kızartmaması..

……………………………………………………………………………………………….

Bakın bu iyiydi

Maçın olumlu yanlarından biri de oyun süresinin bütününe istiklarlı yansımasa da rakip alandı presle topa sahip olma, bu zamana kadarki maçların en iyi istatiki rakamlarını verdi. Bu iyi bir sinyal…

………………………………………………………………………………………..

Maçın sorusu…

Abdülkadir’i mi yoksa maçı kazanmak mı önemliydi…

Cevap: Abdülkadir’i…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.