banner114

Kurban Bayramı yaklaşıyor.

Şunun şurasında bayrama kaç gün kaldı tam bilemiyoruz.

Her halde iki aya yakın bir zaman kalmıştır.

Gerçi zaman su gibi geçiyor.

Birde bakmışsınız ki, Kurban Bayramı gelmiş çatmış.

Durup dururken şimdi Kurban Bayramı’nı neden yazdık?

Evet, onu açıklayalım.

Biliyorsunuz, Kurban Bayramı’na birkaç gün kala bizim, kınalı güzel kuzumuz, buraları terki diyar eder.

Terki diyar etmesinin nedeni ise bir kasabın elinde kalacağındandır.

Şimdi dağarcığında ne varsa bizlerle paylaşıp, yakın zamanda kendi topraklarına doğru göç edecek.

Bir daha kuzumuzla buluşmamız Kurban Bayramı sonrasına olacaktır.

Evet kınalımız, bu gün neler anlatacaksın bizlere?

Bu gün alt yapıdan değil, üst yapıdan bilgiler vereceğim. Alt yapıyı biraz fazla yorduk! Hamit hoca biraz keyif yapsın!

Ha hemen belirteyim, Hamit hocanın yakasını kolay kolay bırakmayacağım.

Hayırdır güzel kuzumuz, Hamit hocayla aranda husumet mi var?

Ne alaka, küçük çocuklarımızı ona teslim ediyoruz, daha öncede anlattım, o küçücük çocukların adalelerimi yırtılmıyor, yan bağlarımı kopmuyor, neler neler olmuyor onlara, demek ki çalıştırmada bir sıkıntı var.

Bunu da doğru söylüyorsun. Neyse gelelim üst yapıya.

Üst yapanında alt yapıdan bir farkı yok. Yönetim içerisinde onun adamını mı ararsın, bunun adamına rastlarsın, içerde gruplaşma havada gidiyor. Profesyonel çalışanları saymıyorum, onları da zaman olunca bir ara yazarız.

Yani yönetimin içerisinde gruplaşmamı var?

Gruplaşmanın babası var. Neyse, birkaç kez üst üste Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri’ne gittim, arkadaş her gittiğimde aynı fotoğrafları gördüm! Adam o fotoğrafları hiç değiştirmez mi?

Allah Allah neden fotoğraf değişsin ki, fotoğraflarda ya sevinç ya da takım figürlerini görüyorsundur.

Yahu benlen dalga mı geçiyorsunuz? Benim kastettiğim fotoğraflar bazı yöneticilerin Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri’ni kendi ofisleri gibi kullanmasıdır. Bütün işlerini buradan görüyorlar.

Yapma güzel kuzumuz ne var bunda, bu ilk olmuyor k i?

Kardeşim oluyordu da bu kadar alenen olmuyordu, şimdi iş zıvanadan çıktı, yöneticiler bile bunu kendi aralarında konuşuyorlar. Neredeyse adamların çalıştırdıkları personelleri oda açacak duruma gelindi tesislerde. Bakmayın kimse sesini konuyla ilgili çıkarmıyor ama kapı arkalarında sessiz sessiz bunlar dillendiriliyor.

Ah kınalımız ah? Trabzonspor ekonomik anlamda bindi bir alamete gidiyor kıyamete, birde bunlarla mı uğraşsın?

Bakın benim anlamadığım şu…

Birkaç yönetici sabahın köründe tesislere geliyor, bir daha akşama kadar burada duruyorlar, bunların işi gücü yok mudur, şimdi diyeceksiniz ki Hayrettin beyde duruyordu…

Evet Hayrettin bey duruyordu ama o emekli olmuştu, sorumluluğu yoktu, onun durması kadar doğal ne olabilir ki?

Bu günküler öylemi?

Kınalı kuzumuz isim ver, kimler ofis olarak kullanıyor tesisleri?

Oooo sizde hiçbir şey istemiyorsunuz? Kardeşim tesislere üst üste iki gün gidin bakın kimleri göreceksiniz? Siz bu adamların Trabzonspor’u çok sevdiklerini mi inanıyorsunuz? Bakın yöneticiliği bıraksınlar, bırakın stada gitmelerini, televizyondan bile maçları seyretmezler, ben bunların ciğerlerini biliyorum, biz varsak Trabzonspor var biz yoksak, Trabzonspor’a veleddalin, ne olursa olsun.

Neyse kınalımız yine frenin patladı.

Ne freni böyle devam etsin, hepsini deşifre edeceğim. Hayrettin Hacısalihoğlu’na sallıyordular, hiç de değilse adam iş yapıyordu, üretiyordu, bir disiplin vardı, şimdi ayaklar baş, başlar ayak olmuş tesislerde.

Konuyu noktalayalım kınalı kuzumuz.

O zaman haydeyin bana eyvallah, başka bir hikayede buluşmak üzere, hoşca kalın.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner108