banner114

Eeee Kurban Bayramı’nı kazasız belasız atlatınca, Kınalı Kuzumuz öyle bir coştu ki, onu tutabilene aşk olsun.

Önceki gün kınalı kuzumuzun, bizlerle hasret gidermesi için yayladan dönerken, Akyazı Spor Kompleksi’ne uğradığını yazmıştık.

O ziyaretinde Spor İl Müdürlüğü’nü incelerken, sürekli zemininde kayma olduğu söylenen Akyazı Stadı’nda da, takım-edavatlarını alarak incelemelerde bulundu.

Söz konusu Akyazı Stadı olunca, ister istemez kulaklarımızı Kınalı Kuzumuzun anlattıklarına daha dikkatli cevirdik.

Evet, kınalımız neler gördük stadyumda?

Ah neler görmedim ki, söylentilere inanmak istemedim, bu kez kendim gittim denetledim.

Allah aşkına Kınalı Kuzumuz, senin denetleme gibi bir bilgi-becerin var mı?

Siz beni ne zannediyorsunuz? Bakıyorum, beni fındıkçı onbaşıyla karıştırıyorsunuz. Biz buralara simit, köfte satarak gelmedik. Biz buralara alnımızın akıyla, teriyle geldik.

Oooo yine karıştırdın, nerelere gittin?

İşinize gelmedi mi ooooo… Lay lay lom…

Neyse dinleyin, biliyorsunuz Muharrem Usta döneminde ‘ha bugün ha yarın’ denilerek açılış için inanılmaz toplumsal baskı yapıldı. Herkesin malumu. Akyazı Stadı’nda gezerken, hele de S.Prag ile oynanan maçta 40 bin kişinin tribünde olduğunu düşünürsek, deniz doldurularak yapılan stadın ne halde olduğunu merak ederek gittim Akyazı’ya. Birçok kişiyi dinledim ve şok oldum”

Hayırdır neden şok oldun?

Japon mühendisler bu stadın yapım sürecinde bulunmuş ve henüz hazır olmadığı için onay vermemişler erken açılmasına. Denize doğru kaymanın olduğu ve her hafta birkaç kez kirişlerde çatlaklar ve su basmaları yaşanıyormuş. Personel ‘bugün neresi patlayacak’ diye işe gidiyor. Allah korusun yarın bir gün burada çok kötü olay olursa bunun hesabını kim verecek? Bizim görevimiz erkenden uyarmak. Bir an önce yetkililer stat ile ilgili olarak harekete geçmeli ve aksaklıkları düzeltmeli.

Sen gördün mü çatlakları?

Diyoruz ya gittim gördüm, aletlerimle de ölçtüm. Sıkıntı büyük, uyarımı yaptım, bundan sonra iş yetkililerin.

Kınalı kuzumuz bize göre önemli bir görev yaptın, ahan da duyurusunu yaptık, sağ ol.

MAŞATLIK SAHASI KİME AİT?

Ellere var da bize yok mu? misali Maşatlık Sahası’nın durumu.

Kendi kaderine terkedilmiş.

Neymiş, yapılan tünel çalışmalarından dolayı sahaya taş düşüyormuş.

Daha ne arıyorsunuz? Taşlar sahaya düşüyor sizlerin başınıza düşmüyor ya.

Kimlerin başına mı?

Spor İl Müdürlüğü ile, ASKF’nin başına.

Spor İl Müdürlüğü, ‘bize ait değil’ diyerek işin içerisinden çıkmaya çalışıyor.

ASKF ise aslanlar gibi, Çağlayan ve Ahmet Suat Özyazıcı sahasına sahip çıkarak, oraların eksiklerinin giderilmesi için uğraş veriyor!

Hatta bu konuda ASKF Başkanı önemli girişimlerde de bulunuyor.

Eee buradan soralım, Sayın ASKF Başkanı Cahit Erdem’e, Gençlerbirliği kulübünün hakkını-hukukunu kim savunacak?

Gençlerbirliği’nin kullandığı Maşatlık Sahası’nın durumunu kim gündeme taşıyacak?

Kim sahiplenecek?

Hadi belediyenin işi değil.

Hadi Spor İl Müdürlüğü de topu taca atmaya çalışıyor.

Ey ASKF size ne oluyor?

MERTLİK BOZULDU!

Hani dilin kemiği yok ya!

Elin de rotası yok.

Eline klavyeyi alan yazıyor.

Nereye mi yazıyor?

Tabi ki sosyal medya hesaplarına…

Sosyal medyalarında yazan arkadaşlar, daha doğrusu ahkâm kesmeye çalışanlar, adeta klavye kabadayılığı yapıyorlar.

Bu klavye kabadayıları bir bakıyorsunuz sahaya çıkacak ilk on biri belirliyor.

Bir bakıyorsunuz, kimin veya kimlerin oyundan alınacağına karar veriyor.

Bir bakıyorsunuz teknik-taktik işinde müthiş yorumlar yapıyorlar!

Diyoruz ya “Tüfek icat oldu, mertlik bozuldu”

Cidden sosyal medya çıktı, herkes teknik adam, yönetici oldu.

Vay Türk ve Trabzon futbolunun haline!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner108