Dere boyu uzanan kavak ağaçlarının gölgesinde küçük, tek minareli mütevazı bir mabetti. Kubbecikleri yeşilin en tatlı tonuna bezenmişti. Dışardan da çok temiz görünen  şadırvana geçtik. Suyla silahlandıktan sonra yukarıdan gelen sese doğru yöneldik. Kâbe babını andıran kapıya vardığımızda, ilk duyduğumuz cümleler, “İslam Tevhid dinidir.Tevhid, tek Allah inancı etrafında birleşmektir. Birliğin olduğu yerde huzur, rahmet ve saadet vardır. Birliğin olduğu yerde güç, kuvvet vardır. Düşmana karşı ihata edilmiş bir kale vardır.” sözleri, bizleri daha ilk adımda heyecanlandırdı... Dine bağlılığın, beraberinde devlete, millete, vatana bağlılık demek olduğunun bilincinde bir imamdı; böyle değerler toplumla buluşturulmalı.      

Cami henüz boştu, oturduk mihraba yakın, sözlerine devam ediyordu sorumluluğunun bilincindeki Baki Hoca, “Bakın nasıl ihtar ediyor Kur’an: Allah'a ve Resûl'üne itaat edin.  Birbirinizle çekişmeyin, yoksa gevşersiniz ve gücünüz, devletiniz elden gider. Sabırlı olun. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.    (Enfâl Suresi, 46 s.184)

Tarihte gördük ki, birliği devam ettiren milletler yükselmiş, aksi olanlar ise bölünmüş parçalanmış ve tarih sahnesinden silinmişlerdir.

Milli şairimiz Akif bu hassasiyeti bakın nasıl şiirleştirmiş Safahat’ta,

Girmeden tefrika bir millete; düşman giremez

Toplu vurdukça sineler; onu top sindiremez.”

Âkif’in yetiştirdiği Asım’dan başkası değildi bu hatip. Gönlümüz coştu, gözlerimiz yaşardı. “Evet, kardeşlerim gün birlik olma günüdür.Gün birlikte hareket etme günüdür. Hangi görüşte,hangi cenahta olursanız olsun, ezanların susmaması, bayrağın dalgalanması için canla, başla mücadele etmeliyiz. Bugün burada bir arada namaz kılmak için toplanabilmişsek bunu dedelerimizin verdiği mücadelelere borçluyuz. Rabbim onlara rahmet etsin.Yarın da torunlarımızın bize rahmet okuması için biz de bugün aynı gayreti göstermeliyiz. Savaş hangi türdeyse o türde savaşmalıyız. Silahla ise silahla, ekonomiyle ise ekonomiyle. Cüzdanlarınızı yabancı paralardan temizleyin. Üretim için canhıraş çalışın…”  İmam son sözü İslâm şairi Âkif’e bıraktı:

Değil mi cephemizin sinesinde iman bir;   / Sevinme bir, acı bir, gaye aynı, vicdan bir;

Değil mi ortada bir sine çarpıyor, yılmaz,  / Cihan yıkılsa emin ol bu cephe sarsılmaz!                                                 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89

banner108