Kurban denince aklımıza hemen büyüklerimizin anlattığı İbrahim-İsmail hadisesi gözlerimizin önünde canlanırdı. Büyük bir keyfle anlatılan menkıbeyi dinler  Zulme ve şirke direnişin, itirazın ve tek başına rabbinin ümmet dediği  peygamberi Hz. İbrahim’in Rabbine itaatini,fedakar annemiz Hacer'in biricik oğlu İsmailini sırf eşinin rabbine verdiği sözden dolayı kurban etmesine ses çıkarmayan teslim olmuş bir anne ile, babacığım eğer rabbine beni kurban etmek için söz vermişsen her hanği bir isyana, acizliğe meydan vermeye uysallıkla ve büyük bir aşkla teslim olan  hz.İsmailin hikayesini dinler, tam  kurban  edilmek üzereyken bir koç'un Allah tarafından gönderilmesi ve kurban edilmesinin  rabbi tarafından hz.İbrahime vahyedilmesi  hafızalarımızda bayram heyacanını ve sevincini  korur.

Anlatılan bu menkıbe çocukluğumuzdan bu ğüne kadar ğelmiş ve devam eden,anılarımızı tazeleyen güzel bir anlatımdır.Rabbimizin kur'anda kurbana nasıl bakmamız gerektiği,   kesilen kurbanların                kanlarının ve etlerinin kendisine ulaşmayacağına göre bize asıl anlatılmak istenen ve müslümanlar olarak neye dikkat ettemiz gerektigi uzerindeki düşüncelerimi sizlerle paşlacağım.

Öncelikle kurban kelimesinin ne anlama geldiğine ve kuran-ı kerimde nasıl geçtiğine bakalım.

Sözlükte “yaklaşmak, Allah’a yakınlık sağlamaya vesile olan şey” anlamına gelen kurban, dinî bir terim olarak, “ibadet maksadıyla belirli bir vakitte belirli şartları taşıyan hayvanı usulünce boğazlamak, ya da bu şekilde boğazlanan hayvan” demektir.

“Onlara, Âdem’in iki oğlunun haberini gerçek olarak anlat: Hani birer kurban takdim etmişlerdi de birisinden kabul edilmiş, diğerinden ise, kabul edilmemişti. (Kurbanı kabul edilmeyen kardeş, kıskançlık yüzünden): ‘Andolsun, seni öldüreceğim!’ dedi. Diğeri de: ‘Allah ancak takvâ sâhiplerinden kabul eder.’ dedi (ve ekledi)” (Mâide, 27)

“Onların ne etleri ne de kanları Allâh’a ulaşır; fakat O’na sadece sizin takvânız ulaşır…” (el-Hacc, 37)

“Sevdiğiniz şeylerden in­fâk etmedikçe aslâ «birr»­e (yani hayrın kemâl nok­tasına) eremezsiniz. Her ne infâk ederseniz, Allah onu hakkıyla bilir.” (Âl-i İmrân, 92) buyurmaktadır.

Ayetler ışığında konuya baktığımızda rabbimiz bizden önce samimiyet ve tam bir teslimiyet istemektedir.Kanlarının ve etlerinin Allaha ulaşmayacağını sadece takvamızın ulaşacağını bizlere bildirmektedir.

Ohalde bizler önce kendimize bakmak zorundayız.Kurban kesmeden önce kardeş olmayı,birbirimizi sevmeyi,haksızlık yapmamayı,kötü söz söylememeyi, verilen sözü tutmayı, elinden ve dilinden zarar gelmeyen güvenilir bir insan olmayı şiar edinmek zorundayız. Sonra kurbanımızı keserek rabbimize ben senin istediğin gibi bir kul olmaya aday oldum ve bu yolda devam edeceğim demektir.

Kabul olunmayan kurbanın sahibindeki haslet ve tutumu üzerimizden atmak zorundayız.

Yine burada dikkat etmemiz gereken önemli bir konuda en güzelinden en sevdiklerimizden vermemiz gerekmektedir. Çünkü burada bizden istenen sevdiklerinizden yani değerli olanlardan vermek önceliğimiz olmalıdır.Bu gönüldeki muhabbetinde bir göstergesi olacaktır.

İbrahimi bir sünnet olan kurban bize bunu anlatmaktadır.

Rabbimizin dostum dediği o bir ümmetti dediği Hz.İbrahim önce nemrutun ateşiyle muhattap oldu sarsilmaz iman ve iradesiyle rabbine olan güveninden taviz vermeyerek imtihandan başarılya çıktı. Sonra malıyla imtihan oldu; Cebrail as. bir tücar suretinde gelerek onları istemiştir, oda tüm sürüler rabbimindir dedi ve onun adını zikret hepsini sana veririm diyerek tüm malını Allahın adını zikretmesiyle  ona hibe etmiştir.Mülkün sahibi rabbimdir diyerek dünyaya meyletmemiştir. Sonra da hz.İsmaili gözünün nuru biriçik oğlunu kurban etmesiyle imtihan edilmiş  ve bu imtihandanda  rabbine karşı sözünde durarak tam bir tefekkur ve samimiyetle rabbine teslim olarak imtihanı başarmıştır.

Dolayısıyla kurban ibadetinin özü, Hak Teâlâ’ya, kayıtsız-şartsız, cân u gönülden teslim olup emrine itaat etmektir.

Kurbana niyetlene bir kişi önçelikle ihlaslı bir şekilde niyet etmelidir.Kolu komşu neder , itibarim zedelenir kesmesem vs. gibi vesselerden uzat tam bir samimiyet ve teslimiyetle rabbinin rizasinı kazanmak ve ona teslim olmak için kurbanını en güzelinden en iyisinden kesmelidir.

İbrahim ve İsmail peyğanberimiz gibi rabbim bizlere kendisine teslim olan ihlasli, samimi,sözünün eri  rabbinden başkasının karsıında eğilmeyen yalnız ona kulluk eden ve ondan yardım isteyen kullarından eylesin. Kendisi adına ona yaklaşmak ve takvamızı ispatlamak için samimiyetle keseceğimiz kurbanlarınımızı kabul buyursun.    Amin. Kalın sağlıcakla.

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89

banner37