Rabbimizin son kitabı Kur’an-ı Kerim’de “Kendisine âyetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu (Muhammed’i) bir gece Mescid-i Haram’dan çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa’ya götüren Allah’ın şanı yücedir. Hiç şüphesiz O, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.” (İsrâ,1) şeklinde taltif edilen bir şehirdir Kudüs. Ayette geçen “çevresini bereketlendirdiğimiz” ifadesi bize ne anlatıyor? Bakalım. Bu ifade orada yatan Peygamberlerin çokluğunu anlatır. Şöyle ki,

Hz. Musa (sas),bu coğrafyada doğup büyümüş, burada  peygamberlik görevine başlayıp Firavun’la mücadelesinden sonra İsrailoğulları’nı Mısır'dan çıkarıp götürmek istediği Filistin topraklarının merkez şehridir Kudüs. Tevrat’ın tebliğcisinin,  “Rabbim bana kendini göster.”  dileğine karşılık yaratıcı, varlığının sorgulanamayacağını  bir ışık hüzmesiyle  ona coğrafyada yer alan Tur-i Sina’da  göstermiştir.

 Hz. Yakup (AS)’un, kayıp oğlu  Hz.Yusuf (AS)’ u göz yaşlarıyla aradığı topraklardır Kudüs.

 Hz. İbrahim  (AS)’in, Nemrud'un ateşinden Rabbi'nin izniyle  kurtulmasının ardından,  eşi Sare ile birlikte Mısır'a giderken uğradığı ve kabrinin bulunduğu şehirdir Kudüs.

Yüce Allah'ın takdiri ile Hz. İsa (AS)'ya hamile kalan, tüm kadınlar için iffet ve namus timsali Hz. Meryem'in dünyada benzeri olmayan bu mucizeyi yaşadığı yerdir Kudüs.

Rabbin emriyle Kâbe’ye yönelene kadar son elçinin kıblegâhıdır  Kudüs.  Yeryüzünden semaya açılan bir kapıdır Kudüs.

 Kulun, Rabbiyle buluşmaya açıldığı alandır Kudüs…

Öyleyse bu mekân Allah’a inanan herkesin ortak merkezidir, kutsalıdır. Kimse buranın tek başına sahibi olamaz; inanıyorsak, inanca saygılı olmak inancımız gereğidir.

  1. bunun için 16 Aralık 2017’de ABD Başkanı’nın o meşum imzası üzerine şöyle yazmıştık: “Donald Trump yanlış yaptın. Öyle hükümranca imzanı göstermen hiç unutulacak türden değil. Şunu demeliydin : Kudüs üç din için de kutsaldır. Hz. Musa da Hz.İsa da Hz İbrahim de Hz Muhammet de Kudüs'le özdeşleşmiştir. O bölge hiçbir dinin tek başına egemenlik alanı değildir. Bütün dinlere açıktır. Zira bizim için bütün peygamberler saygıya değerdir, hepsine hürmetimiz sonsuzdur.”

Hz. Süleyman(AS)'ın Mescid-i Aksâ ile taçlandırdığı ulu şehir Kudüs, ebediyen özerk olarak kalmalıdır.

İslâm ülkelerinin açıklanmamış lideri olan Türkiye, bu anlayışla  hareket etmeye devam etmelidir. Bilhassa Diyanet görevlileri bu hassasiyeti kürsülerde işlemeliler. Siyasiler de aynı anlayış içinde hareket etmelilerdir.

Kudüs meselesi, bir inanca saygı meselesi olarak gündemden düşmemelidir.


 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89

banner108