Kudüs, toplumlar için ayrı bir mana ifade eder. Kudüs bizim için bir nevi varlığın ifadesidir. Ashab döneminden bugüne hep onun hayaliyle yaşanmıştır. Onu fetheden komutanlar hep övgü almış, ölümsüzleşmiştir.

Türkiye’de Kudüs hassasiyeti ABD eksenli “Yeni Ortadoğu Haritası”nda Kudüs’ün eşik olmasıyla da alâkalıdır. ABD ve İsrail, Suudî Arabistan başta olmak üzere Mısır BAE’yi ikna ederek Ortadoğu’yu yeniden şekillendirmek istiyor. İsrail’in düşman olmaktan çıkartılıp İran’ın “düşman” moduna sokulduğu yeni bir dünya öneriyorlar. Böylece 1 asır daha mezhep savaşlarıyla boğuşmamızı istiyorlar. Ne mutlu bize ki Türkiye bugün bu oyunları bozacak feraset sahibi bir lider tarafından yönetiliyor.

***

Türkiye’deki Kudüs hassasiyeti kendisini Trabzon’da da gösterdi. CHP dışındaki Türk solu hariç, toplumun tüm kesimleri Kudüs mitingini destekledi. 20 bin civarında insan hem yürüdü hem ABD ve İsrail’i protesto etti. Toplumdaki bu yüksek hassasiyettir ki Cumhurbaşkanı’nı bir adım daha ileri götürdü. Erdoğan, Doğu Kudüs’te Filistin için Türk Büyükelçiliğinin açılacağını duyurdu. Bu yeni adım Müslüman ülkelerde Kudüs hassasiyetini daha ileri noktaya taşıyacaktır. ABD’nin Kudüs planını bozacaktır.

Trabzon’daki Kudüs hassasiyetinin Türk soluna yansımaması nasıl yorumlanmalı? Ülkenin tüm kesimlerinin birleştiği bir konuda Türk solu neden ayrı düşüyor? Hâlbuki Filistin’in onlar için ayrı bir anlamı yok muydu? Bu sorunun cevabı “O dünde kaldı. Bugün artık yok.” şeklindedir. Geçmişte İsrail’e direnen Filistin Kurtuluş Örgütü Türkiye’de solcu Müslüman bir örgüt olarak tanıtıldı. Solcu Müslümanlar, sağcı Hristiyanlara karşıydı!.. İsrail sağcı, Filistin solcuydu!.. Kültüre bak, hizaya gel!..

O yıllarda Türkiye’de İslâmî hareket yalnız Büyük Doğu Hareketinden ibaretti. Allah’tan ve ahlâktan bahsetmenin yasak olduğu yıllardı. Ne zaman ki fikir ocaklarından siyasî harekete geçildi her şey yerli yerine oturdu. Filistin davasının her Müslüman için sorumluluk gerektiren bir dava olduğu… Müslümanın ayağına batan dikenin acısını diğeri duymadıkça gerçek Müslüman olunmayacağı anlaşıldı.

Filistin’i, Azerbaycan’ı, Kosova’yı, Karabağ’ı, Moro’yu, Mindanao’yu, Kırım’ı öğrendik. O öğrenmeyle birlikte Türk solu Filistin’den desteği çekiverdi. Çünkü Türkiye’de sol düşüncenin en temel dinamiği İslâm’a karşı olmaktı. Hiçbir sosyalist tekbir getirilen mitinglerde boy göstermez, gösteremez. İslâm’la ilişkili hiçbir aksiyon Türk solunu içine katamaz. Bu nedenledir ki CHP dışında kalan bizim sol, Kudüs mitingine destek vermez ve vermemiştir. Onlar için Filistin geçmişte kalmış bir nostaljik harekettir.

***

Ülkede millî mutabakat sağlanan Kudüs meselesi şayet CHP dışındaki Türk solunu kuşatamamışsa demek ki bundan böyle toplumsal uzlaşmada bu kesimler dikkate alınmayacaktır. Zira onlarla toplumun uzlaşacağı ortak hiçbir keyfiyet kalmamıştır. Bu yaklaşımdan onların da bu toplumun bir parçası olmadıkları anlamı çıkarılmamalıdır. Evet, kendilerini böylesine ötekileştirenler de bu toplumun aslî unsurları ve bir parçasıdır. Ancak millî mutabakatın parçaları değildir. Olmadıkları görülmüştür.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89

banner37