banner114

-Bir okur değerlendirmesi-

26 Nisan 2018 tarihinde yine bu satırlarda kaleme aldığımız “İkinci devlet üniversitesinin tek kârı” başlıklı yazımıza oldukça önemli bir geri dönüş aldık. Bilindiği üzere KTÜ bölünmek suretiyle Trabzon’a yeni bir üniversitenin kurulacağı geçtiğimiz günlerde açıklanmıştı. Biz de bu gelişmeden çıkan tek olumlu yanın KTÜ’nün yeniden teknik üniversiteye dönüşme sürecine girmesi olarak değerlendirmiştik. Bu yazı üzerine bize gelen değerlendirme, görüşlerimizin detaylı bir aktarımı gibi. KTÜ Makina Mühendisliği Bölümünden mezun bir kişinin yaptığı değerlendirmeyi olduğu gibi aktarmayı ve bu görüşlerden tüm kamuoyunun yararlanmasını oldukça faydalı buluyorum. İşte bize aktarılan görüş:

***

Günebakış gazetesinin internet sitesindeki “İkinci devlet üniversitesinin tek kârı” başlıklı köşe yazınızı keyifle okudum. Öncelikle yazınızda aslında KTÜ hakkında hiçbir yazarın değinmediği bir takım gerçeklere değindiğiniz için çok teşekkür ederim. KTÜ Makina Mühendisliği Bölümü Lisans ve Yüksek Lisans mezunu, hâlihazırda Doktora öğrencisi biri olarak size birkaç husustan bahsetmek istiyorum. KTÜ 1955 yılında kurulmuş ve 1963 yılında İnşaat ve Mimarlık Fakültesi, Makina ve Elektrik Fakültesi, Temel Bilimler Fakültesi ve Orman Fakülteleri kurulmuştur. 1973 yılında ise Yer Bilimleri Fakültesi kurulmuştur. Kurulduğu ilk yıllarda dikkat ettiyseniz tam bir teknik üniversitedir. Zaten kampüs mimarisi ve planlaması da böyledir. Türkiye'de çok az üniversite de her bir mühendislik dalının kendine ait bina ve laboratuvarları bulunuyor.

Daha sonra 80 darbesi oluyor, 81'de YÖK kuruluyor ve 1983'te üniversitelerle ilgili bir KHK çıkıyor. Bu düzenleme ile birlikte Karadeniz Bölgesinin Ünye'den Hopa'ya kadar olan bölümündeki tüm enstitü ve yüksekokullar ile Karadeniz Teknik Üniversitesi tek bir üniversite çatısı altında toplanmış ve Trabzon'da Karadeniz Üniversitesi kuruluyor. Teknik unvanımız sebebini bilmediğim bir şekilde -belki de artık bölge üniversitesi oldu diye düşünülerek- elimizden alınıyor. Alanlarında özelleşmiş fakültelerimiz; İnşaat-Mimarlık, Makina-Elektrik ve Yer Bilimleri Fakültelerimiz birleştirilip Mühendislik-Mimarlık Fakültesi yapılıyor. 1987 yılında mezunlarının büyük çabaları sonucunda TBMM'nde üniversite adı tekrar Karadeniz Teknik Üniversitesi olarak değiştirildiğini öğrendim. Bu değişiklik yapıldığında üniversitemiz idari anlamda bir değişikliğe uğramıyor.

KTÜ bünyesinde envaî çeşit fakülte ve yüksekokul açılıyor. Yani KTÜ’nün şu anda bile web sitesine girip fakülteler kısmına girdiğinizde bir teknik üniversiteden daha çok sosyal veya sağlık bilimi üniversitesini andırdığını görebilirsiniz. Şimdi Trabzon Üniversitesi'nin kuruluyor oluşuna çok seviniyorum. Eskiden diğer Teknik Üniversitelerden mezun (İTÜ, YTÜ gibi) mühendis arkadaşlarla bir araya geldiğimizde “Ya KTÜ'de tıp fakültesi varmış ne alaka?” diyorlardı, artık “KTÜ'de olmayan fakülte var mı?” diye soruyorlar. Hukuk var, İlahiyat var... Zamanın KTÜ için özüne dönüş vakti olduğunu düşünüyorum. KTÜ'den sosyal branşların ayrıştırılıp Trabzon Üniversitesine geçirilmesi bence olumlu bir adım. Yalnız Edebiyat Fakültesi ve sağlık branşları unutulmuş veya bilerek bırakılmış.

Her neyse, madem KTÜ'den sosyal branşlar ayrılıyor. KTÜ özüne dönecek, teknik alandaki başarılarına odaklanacak deniliyor. O zaman KTÜ bünyesinde de bir takım değişiklikler olması gerekir diye düşünüyorum. En azından 10 tane bölümü olan devasa Mühendislik Fakültesi, tıpkı İstanbul Teknik ve Yıldız Teknikteki gibi İnşaat Fakültesi, Makina Fakültesi, Yer Bilimleri Fakültesi şeklinde özelleşse bence güzel olur. Çünkü üniversitelerde fakülteler harcama birimidir, ödenekler fakülte dekanlığına gelir. Zaten son yıllarda KTÜ Mühendislik Fakültesine ayrılan ödenek miktarı çok düşükken bir de 10 tane her biri güzide mühendislik bölümünün ihtiyaçları karşılanamıyor. Bugün KTÜ'de Eczacılıkta, İlahiyatta, Edebiyat Fakültesi'nde her yer pırıl pırıl ve yeni iken Makina Bölümünde hem fizikî anlamda hem de teknik donanım anlamında çok ciddi yetersizlikler mevcut. Düşünün bir teknik üniversite ve o üniversitenin teknik olmasının çekirdeğini oluşturan bölümlerden biri Makina ve örneğin bu bölümde bir tane bile CNC tezgâhı yok. Hâlâ daha 1970’li yıllardan kalma torna ve frezeler mevcut.

İşte bu yüzden KTÜ'nün kendine gelmesi, Teknik branşlarını hatırlaması gerekir. Sosyal branş fakültelerin ayrılması ile azalan fakülte sayımızın alanında özelleşmiş İnşaat Fakültesi, Makina Fakültesi gibi fakültelerin kurulması ile artırılması hem gelişimi artıracaktır hem de üniversitemizin prestijini artıracaktır düşüncesindeyim. Tüm bu olumsuzluklara rağmen geçtiğimiz yıl ODTÜ-URAP'ın yapmış olduğu çalışma sonuçlarınca KTÜ İnşaat Mühendisliği ve Makina Mühendisliği bölümleri başarı olarak 3. sırada olmuş ve dünyada 300. sırada olmuştur. Peki, KTÜ'deki diğer branşlarda durum nedir? Cevap: sıralamaya dahi girilememiştir. Bu bize gösteriyor ki KTÜ'nün çekirdeği hala daha sıcak, özünü kaybetmemiş, yeter ki bu cevher açığa çıkarılsın. Sağlıcakla kalın...

***

Bize düşen bu kıymetli değerlendirmeyi kamuoyuna aktarmaktı ve bunu da yaptık.

Saygılarımla…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
KTÜ'lü 1 yıl önce

Tebrik ediyorum. Güzel bir yazı Trabzon Üniversitesi gereksiz diyenlere gelsin.

banner108