Yazımıza başlarken tekraren ifade edelim. Kimseyle bir meselemiz yok ve olamaz. Lâkin günebakış’a ve irademize karşı yapılan hiçbir saldırıyı görmezden gelmeyiz ve kendi hukukumuzu çiğnetmeyiz. Meselemiz şunun bunun hesabı değil, kendi onur mücadelemizdir. Kendi hukukumuzu savunamayan bir gazete toplum hukukunu savunamaz.

KTÜ Rektörlüğü İletişim Fakültesi’nde çöreklendiğini düşündüğümüz bir ekibin Kolektif Hareketi mensubu militan öğrenci grubunu koruduğunu düşünüyoruz. Bize göre demokrat olmayan ve hatta demokratik hukuk devletine de düşman olan kâh KCK’lı kâh Esatçı kâh Rusçu kâh Amerikancı bu öğrenci grubu bazı fakültelerde imtiyaz dâhi görmektedir. Bazı terör örgütlerine adeta altyapı oluşturan bu gruba ne gariptir ki kendilerinin karşı oldukları demokratik ve özgürlük penceresinden bakılmaktadır.

Aynı fakültede Ensar Vakfında yaşanan hadiseyi ajite edip bir süre önce “Ben kızımı AKP’lilerden uzak tutuyorum. Siz de öyle yapın’” ifadeleriyle sosyal medyada boy gösteren bir akademisyenin dekan yardımcılığına kadar yükselmesi ve TGC ödül jürisinde görevlendirilmesi KTÜ’nün de ciddi bir meselesidir.

TGC’yi yöneten statükocu bir ekip ile KTÜ İletişim Fakültesi arasında yürütülen iş birliğinin özünde ruhu yukarıda Dekan Yardımcısı’nın ağzından yansıtılan bir ittifak yattığına inanıyoruz. Fakültede ders verdirilenlerin hemen tamamının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan düşmanı olmaları ve fakülte dekan yardımcısı ağzından bu düşmanlığın en uç noktada ağızdan kaçırılması sıradan bir iş birliğinin ötesindedir. Eski rektörlerden İbrahim Özen döneminde temelleri atılan bu ittifakın bugünlere geldiğini söyleyebiliriz.

***

Gazeteciler Cemiyetinin son ödül töreninde Kolektif mensubu bir öğrenciye verilen ödül tesadüf değildir Ekte bir örneğini tarafınıza da ileteceğim 3 sayfalık yazı metni (asla haber değildir) sizin de göreceğiniz gibi Kolektif militanlarının Artvin eylemini yansıtan ve fotoğraflarla süslenen mini bir gezi provasından ibarettir.

TGC’nin eski yönetimi (Yönetimin çoğunun da haberi yok. Cemiyeti kullanan statükocu ekip) tarafından sırf bu militanlara ödül verebilmek için uydurulan ayıplı yönetmelik şöyle demektedir: “İletişim Fakültesi öğrencilerine yönelik haber ve fotoğraf yarışması düzenlenmiştir. Öğrencilerin bir yerde yayımlanma zorunluluğu olmayan haber ve fotoğraf dallarındaki eserlerini dekan veya bölüm başkanına onaylatarak yarışmaya katılabilirler.”

***

İletişim Fakültesi öğrencilerini gazeteciliğe teşvik etmek, onların haber ve fotoğraflarının herhangi bir medya kuruluşunda yayımlanmasını şart koşmakla olur. Bir gazete, TV, internet sitesi gibi üçüncü şahıslara ulaşmış olması esas olmalıdır. Bu gerçeğin dışında organize edilen olayda, Kolektif mensubu olduğu bilinen (Fakülte yönetimi hakkındaki soruşturmayı bilmese bile Gazeteciler Cemiyetine ödül için sunulan metin apaçık her şeyi göstermektedir.) bir militan öğrencinin yazı ve fotoğraflarını Gazeteciler Cemiyetine hangi yetkili ödül için göndermiştir? Kimin onayından geçmiştir? Gözden kaçacak tek sayfalık bir metin (3 sayfa) olmadığına göre size göre bu tavır ne anlamı ifade etmektedir? günebakış’a saldırı önceden organize mi edilmiştir?

 

günebakış gazetesine törende hakaretler yağdıran… Kendilerini eleştiren gazetemiz mensuplarını tehdit eden bu Kolektif eylemin tarafınızdan da soruşturulmasını talep ediyoruz. İletişim Fakültesi Dekanlığında yaşanan bu gelişmelerin dikkatle işlenmesi gerektiğini öneriyor ve şikâyet ediyoruz. Kamuoyunu aydınlatmak üzere de sizden bilgi bekliyoruz. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.