banner114

Dünyada en fazla ve kredi kartı taşıyan ülkeler arasındayız. Çünkü bir zamanlar cadde ve sokaklarda bank kurup kredi kartı dağıtımı yapılıyordu. Üstelik gelir durumu araştırılmadan, ödeme gücü bilinmeden bu iş yürütülüyordu. Niçin böyle yapıldığı merak konusu olmuştu. Zaman sonra öğreniyoruz ki kredi kartları için aidat adı altında para tahsil ediliyordu. Hem de her bankanın insafına terkedilmişti. Bazı bankalar yirmi, bazıları ise elli, yüz lira alıyordu. Rakamlar büyüdükçe Tüketici Dernekleri bunu mahkemeler taşıdı. Tüketici hakem heyetleri kart sahiplerinin lehine karar vererek ödenen aidat adı altındaki paraları geri ödenmesine karar verdiler. Daha da ileri giderek tüketici kredilerinde alınan masraf ve komisyon kesintileri de Tüketici Hakem Heyetlerince geri ödenmesi için karar alındı. Bankaların verdiği kredi kartı aidatları ile komisyon ve masraf iadelerinin yarıdan çoğu iade edilmeyip bankalarda kaldı. Çünkü vatandaş bürokrasinin koyduğu yükümlülükleri yerine getiremedi. Canından bıkan vatandaş “lanet olsun” deyip takipten vazgeçti. Bunu sade özel bankalar değil devlet bankaları da aynı yolu izledi. Hattâ denebilir ki devlet bankaları daha çok zorluk çıkardı. Daha acımasız davrandı. Bankalardan aidat ve tüketici kredisi kesinti belgelerini almak için vatandaştan para talep edildi. Henüz eline bir şey geçmeden vatandaştan talep edilen bu paralar sinirleri iyice gerdi. Hele hele devlet bankaları özel bankalardan daha fazla zorluk çıkardılar. Bu konuda en yumuşak davranan İş Bankaları olmuştur. Verdiği belgelerden para almamıştır. Cambazlık yolunu tercih etmemiştir. Bu işlerden de en çok yararlanan avukatlar olmuştur. Vatandaş bilinçli olmadığı bir gerçek. Kredi kartında kendine tanınan limitten harcadığını ay sonunda yatırması hâlinde faiz ödemiyor. Ama zamanında yatırmaması halinde kızıl kıyamet kopuyor. Bir borç ve faiz sarmalına giriyor. Ödemede güçlük çekiyor. İcra kapıya dayanıyor. Haciz geliyor. Gittikçe kartopu gibi borçlar çoğalıyor. Kayıtlı mal bulamayan bankalar kapılardan eli boş dönüyor.

İşte tam bu anda BDDK devreye giriyor. Sermayenin batık bu paralarını kurtarmak için 1-1,10’dan faizle borçlu vatandaşlara 60 aya kadar vadeli “Birleştirici Kredi” adı altında kredi imkânı sunuyor. Buraya kadar yapılan işler normal görülse de süresi içinde taksiti biten vatandaşların kartlarını iptal edip geri alıyor. Bankalar paralarını faizi ile geri almış oluyor, batmış gördüğü paralarını da kurtarmış oluyor. Bir taşla iki kuşu birden vuruyor. Bütün bunlar vatandaşa lütuf gibi gösteriliyor. Bir “Ali-Cengiz oyunu” dur gidiyor. Devlet faizleri makul seviyelere indiremedi. Fakat Allah bunlara da hiç insaf vermedi. Vatandaşa verdiği borç paraların dörtte birini bazen da üçte birini faize kesiyor. Yatırım diye bir niyetleri yok. Çünkü faiz gelirleri onlar için daha cazip ve kolay. Kısaca sermayenin gözü bir türlü doymak bilmiyor. Vatandaş bu arzuya daha ne kadar dayanabilir? Bunu zaman gösterecek.

                                                 

                .

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner108

istanbul escort