banner114

Alfabeden önce mevsimleri öğreniriz ve nedense daha çok ‘kış’a takılırız.
Yollar kapanıyor, elektrikler kesiliyor, işyerine ulaşamıyoruz, donuyoruz” diye…

İyi ki daha kuzeyde değiliz yoksa karla karışarak karmakarışık olacaktık.

Sıcakkanlı oluşumuzdan mı nedir, soğuğu pek sevmeyiz. Adını koymuşuz bir kere.

Kötü hava şartları” diyoruz ama kışın gelmesini dört gözle bekleyenler de var.
Tatil planları yapanlar, soğuk havalarda sınavlara daha iyi hazırlananlar…

***
Bereketin bir diğer adı… Mikropların çoğunu yerle bir eden...

Onca hayvanı uykuya yatıran kar kış, neden ‘kötü’ olsun ki?
İstanbul Bahçelievler Kaymakamlığından da tanıdığım…

Kültür ve sanata duyarlı Mersin Silifke Kaymakamı Şevket CİNBİR, “yazılacak konu” diye ipucu vermeseydi ben de “kötü hava şartları” demeye devam edecektim.

Gerçi son yıllarda “olumsuz hava şartları” diyerek durumu biraz düzeltmeye çalıştık.

Yani “hava” dediğin günlük güneşlik olacakmış.

Öyle yağmurmuş, rüzgârmış, karmış, bize uymazmış.

***
Daha gelmeden hazırlıklarımızı yapıyoruz.

Çünkü biliyoruz yağacak karı, esecek rüzgârı ve donduracak soğuğu…
Elimizde olsa ‘kış’ı defterden sileceğiz ve adını anmayacağız.

Fakat NASA açıklamış: “Mini Buzul Çağı geri geliyor”.

Yani öyle söylendiği gibi küresel ısınma filan yokmuş.

Güneşteki lekelerin azalması da bunu gösteriyormuş.

Bence kışlıklara bir kez daha göz atmanın zamanı…

2019’u atlattık gibi fakat 2020 kışı daha da sert geçebilir.

Ne olur ne olmaz, NASA’nın öngörüsü tutabilir.

Çevreyi mahvedip ozon tabakasında büyük kara delikler açılınca…

Yanıp kavrulacağız diye kara kara düşündüğümüz…

Torunlarımız kışı ancak tuvallerde görür, belgesellerde izler” diye endişelendiğimiz sırada şansımıza yine kara kış düşebilir.

***
Uludağ’a ilk kar düştü

Kime ümit, kime telaş, kime ne

Yıllar önce kaleme aldığım şiir böyle başlıyordu.
Kar, adı geçtiğinde doğal olarak soğuk bir rüzgâr estirse de en çok çocukları sevindiriyor, gençleri. Manzara resimleri ile gönülleri fethediyor. Ağaçlar dallar beyaz örtünün altında bir başka güzelleşiyor. Köy evleri, bahçeler, yollar…

Fotoğraf çekmek çektirmek için yarıştayız; kardan adam yapmak, kartopu oynamak… Biraz masraflı ama kaymayı öğrenmişsek bambaşka bir keyfe dönüşüyor kar.

Estetik olarak ruhumuzu dinlendiriyor, huzur veriyor.

Barajları dolduruyor, enerji, sulama ve içme suyu olarak bize geri dönüyor.

Topraktaki mineralleri çözerek bitkilerin beslenmesini sağlıyor.

***
Dünyada kardan ‘kâr’ eden ülkelerin başında İsviçre geliyor.

Neden Türkiye de olmasın?
Öncelikle “kötü hava şartları” demeyelim.

Kar ve kışa karşı önyargımızı kıralım.

Unutmayalım ki büyük usta Orhan Veli’yi güzel havalar mahvetmişti.  

İstifası, tütüne başlayışı…

Eve ekmekle tuz götürmeyi unuttuğu havalar hep ‘güzel havalar’dı.
Keyfini sürelim, savunmasız ‘kış’a daha fazla yüklenmeyelim.  

Dünyadan kışı çıkarsak geriye ne kalır” diye bir düşünelim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner108