casino maxi tempobet canli casino casino metropol gunebakisbutik pasta

O kupaya bakıştaki samimiyete bakın..!


Bu makale 2017-01-11 09:12:38 eklenmiştir.
Ali SAVAŞ

Büyük küresel sermaye futbolu keşfettikten sonra, futbolun bütün anlamı, derinliği, samimiyeti ve de kendi kulvarındaki ilerleyişi yerle bir oldu.

Artık futbol bacasız sanayi.

Ve her türlü oyun, her türlü düzenbazlık var.

Futbolun ruhu para oldu.

Ve her türlü yönlendirme de var.

Mesela, bir dünya kupası için milyonlarca dolar para vererek sponsor olanlar, o kupanın finalini İran ile Mısır’ın oynamasını ister mi? Onların oynamaması için her türlü manipülasyonu yapar yönlendirmede de bulunur.

Endüstriyelleşen futbolda, futbolcu kalifiye elaman, küresel sermaye işin patronu ve de taraftar piyon. Ve bütün bir sektör taraftarın cebinden payına düşeni alıyor.

Futbolcu da endüstriyelleşen futbolda evrim geçirdi, madem ben bu işin odak noktasındayım, ben de profesyonelim diyerek, masaya yumruğunu vuruyor, her şeyi para olarak görüyor.

Şimdi, fotoğrafa iyi bakın.

Futbolun kendi döngüsünde saf temiz pür pak oynandığı dönemde, Trabzonspor devrimini gerçekleştiren ekibin en kilit isimi, en efsane kramponu, en yiğit adamı Ali Kemal Denizci’nin kazanılan kupaya bakışındaki samimiyete bakın.

Ne içten, ne saf, ne temiz, ne pür pak.

Futbol böyle hissedilirse futbol oluyor.

Yoksa, gerisi hava hoş.

Kupaya böyle bakacaksın.

Başarı ile böyle göz göze gelerek kucaklaşacaksın.

Artık bu bakışlar ne yazık ki yok.

O bakışları özlüyoruz.

O sahiplenme duygusunu da.

Oğlum, hakemi rahatsız etsene..!

Önceki gün belediye otobüsüne bindik. Tam önümüze orta yaşlı bir adam genç bir çocuk, lise öğrencisi oturdu. Konuşmalarına istemeyerek de olsa kulak misafiri olduk. Orta yaşlı adamın konuşmasından bir futbol kulübünün genç takım teknik adamı olduğunu yanındaki genç çocuğun ise takımın kaptanı olduğunu öğrendik. Hocası genç çocuğu şöyle diyordu.. “Koçum, ya Anadolu lisesinde okuyorsun, maçta  hakemi rahatsız edeceksin. Hakemin üzerine üzerine gideceksin.. Korkmayacaksın, çaldığı her düdüğe itiraz edeceksin. Rahatsız olsun, çekinsin. Hiç hakemle konuşmuyorsun. Ben mi konuşayım kulübeden...”  Bu sözleri duyunca, Trabzon futbolunun alt yapısı ile ilgili karamsarlığa kapıldım. Bir hoca, henüz sakalları çıkmayan, bıyıkları terlememiş futbolcusuna fair play yerine, agresif olmayı öğütlüyor.

Böyle mi futbolu kurtaracağız, kalkındıracağız. Futbolcu yetiştireceğiz.

 

Sezon başı ve ortası..!

Şu futbol takımlarını yakından takip etmeye başladığımdan bu yana gördüm ki, sezon başında kesenin ağızını açsan, iyi transfer yapsan sezon sonunun hedeflediğin yerde bitirirsin.

Ama maalesef öyle olmuyor.

Sezona girerken “Cimri” gibi davranan yönetimler, sezon ortasında bakıyor ki, takım başarısız ara transferde piyasaya fil gibi dalıyor. Bütçesini zorluyor. Oysa, sezon başında bu zorlamayı yapsa daha iyi olacak. Hayır ille sezon başında cimri, sezon ortasında kesenin ağzını aç. Sonuç, zar zor kümeden kendini kurtarıyorsun o kadar da para harcayarak, borçlanarak.

 

Trabzonspor’un ara transferdeki hızını ve hırsını görünce bunlar aklıma geldi.

Yorumlar
Adınız :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket

Günebakış Gazetesi
© Copyright 2013 abanozmedya.com. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi