Trabzon Gazeteciler Cemiyeti’ne seçilmeden başkan olmayı bile göze aldığına göre neden böyle bir finale soyundun?..  Bütün bir gazetecilik kariyerine kara bir leke sürdürecek kadar çirkin olan bu organizasyona neden alet oldun?

Trabzon Gazeteciler Cemiyeti Yönetimindeyken cemiyetin fiziki şartları perperişandı. Genel Kurul’da ‘tuvaletin kapısı bile arızalı’ diye bağırdılar. Buna rağmen aynı yönetimden 3 aday çıkardınız. TGC’ye başkan olmayı niye bu kadar arzuladınız? Başarısız bir yönetim neden 3 aday çıkardı, niye bu kadar şartlandınız?

Cemiyetin ödül yönetmeliğini değiştirdiniz. Siz de yönetimde olduğunuza göre Kolektif Grubu öğrencilerine ödül vermeyi önceden mi planladınız? İletişim Fakültesi öğrencilerine ödül vermenin şartı haber yapmaları değilse… Artvin eylemine katılan ve THKP-C’nin adeta altyapı iklimi gibi duran bir gruba ödül vermekten neden rahatsız olmadınız? Rahatsızlık duyduysanız neden iki kelime yazmadınız? Konuşsana Yusuf Turgut…. Neden suskunsunuz?

Yoksa o öğrenciler günebakış’ı suçladığı için memnun mu kaldınız? Bu kafayla kimlere ve nasıl başkanlık yapacaksınız?

TGC seçimlerinde başkan adayı oldunuz. 88 oyla kaybettiniz. Yönetime sizinle 4 arkadaşınızı sokabildiniz. Ardından rakibinizin seçilmiş 5 kişilik listesinden Nedim Mollaveisoğlu’nu istifa ettirip yerine kendi listenden 5. arkadaşınızı soktunuz. Kaybeden başkan adayı olarak TGC’ye gidip başkanlık koltuğuna oturdunuz! Sahi kimin ve kimlerin başkanı oldunuz.
Nedim Mollaveisoğlu’nun istifa ettirilmesinde bir dahliniz olmayabilir. Seçimden sonra ve seçildiğini öğrendikten sonra istifa etmesi/ettirilmesi sizi rahatsız etmedi mi? Böyle bir entrika sonucu oluşan tabloyu içinize nasıl sindirebildiniz? Yoksa bütün bunlara hazırlıklı mı geldiniz?

Seçim akşamı TGC’ye geldim. Seçimi kaybettiğinizi yüzünüze söyledim. Kabul ettin. ‘Gel beraber yukarı çıkıp kongreye gideceğimizi ilan edelim’ dedin. Beraber Cemiyete çıktık. Salonda 20 cemiyet üyesinin huzurunda, ‘Arkadaşlar bu seçimin galibi yok. Cemiyeti krize sürüklememek için tekrar kongreye gitmeliyiz. En yaşlı seçilen üye Hikmet Aksoy. Hikmet Aksoy’un başkanlığında kongreye gideceğiz. Kararımız budur. Hayırlı olsun’ demedin mi? Sonra seni kimler vazgeçirdi? Niye vazgeçirdiler ve sen neden vazgeçtin? Konuşsana Yusuf Turgut, Cemiyeti ve kendini neden bu kadar perişan ettin?

Kurulların hiçbiri senin değil. Denetleme Kurulu, Disiplin Kurulu, Balotaj Kurulu… Senin olmayan kurullara başkanlık yapabilmeyi… Seni başkan seçmeyen ve yıllarını verdiğin camiana başkanlık yapabilmeyi göze aldığına göre direncini hangi gerekçelerle destekledin? Bütün mesele cemiyetin duvarına fotoğrafını asmak mıydı? Bu muydu hedefin?

Rakibin ve camianın başkan olarak 93 oyla seçtiği Tekin Atay yol haritasını belirledi. Mahkemeye gidiyor. Ardından Denetleme Kurulu seni kongreye zorlayacak. Direnirsen o da mahkemeye gidecek. Olmadı noter tasdikli 70 imza önüne konacak. Yani seçilemeden oturduğun koltukta zor günler ve haftalar geçireceksin. Cemiyeti mahkeme kapılarına taşıtacak kadar başkanlık hırsına değer miydi?

Rakibin hakkını ararken sen ne adına direneceksin? Hangi iradeyi korumak adına gitmeyeceksin?

 

Konuşsana Yusuf Turgut!..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.