Oldu gibi…

Dilimizde mayhoş bir tat bırakan… Damağımızı hafifçe uyuşturan…

Rengiyle iştahımızı açan… Kırk derde deva sayılan kızılcık.

Her ne kadar Eylül ve Ekim gibi deseler de…

Karadeniz’in yamaçlarında şimdiden kızardı ve toplanmak üzere…

***

Trakyalı delikanlı, Karadeniz’de askerliğini yaparken…

Sevgilisi, “kızılcıklar oldu mu” diye sorar mektubunda.

Kızılcık, sonbaharı hatırlattığından havalar da soğumaya başlamıştır.

Bu yüzden gönderdiği çorapların ayağına olup olmadığını da merak etmektedir.

Böylece Edirne Keşan yöresine ait bir türkü doğar ve çok sevilir.

Dalga dalga yayılır dört yana… Düğünler ve kına geceleri onsuz olmaz.

Yüzyılın Oyun Havaları’ içinde yer bulur kendine…

Hemen hemen tüm sanatçılar repertuvarına alır. Plaklarında, albümlerinde yer verirler.

Zeki Müren, Bedia Akartürk, Tanju Okan, Haluk Levent ve Candan Erçetin…

Fakat türküyü, o kendine özgü yorumuyla bizlere yeniden sevdiren Barış Manço,

Fransızcasını da söyler.

Filmi de yapılır. Başrollerde Erol Büyükburç ve Sema Özcan.

Sırf sanatçının şarkılarını sinema salonlarına taşımak için.

Türküyle bir ilgisi yoktur.

Babalarının zoruyla evlendirilmek istenilen iki gencin hikâyesi anlatılır.

***

Esnek olması…

Az güçle çok can yakması…

O zaman gelsin ‘kızılcık sopası’.

Onca yararı olan kızılcığı ne yazık ki ‘çok kötü’ hatırlıyoruz.

İşkencehanelerde elden ele dolaşmış bir zamanlar.

Otoriteye itaatın, sözlü ve yazılı uyarıdan sonra gelen siyah beyaz fotoğrafı.

Ömer Seyfettin, “rahlenin önünde tuhaf bir tüfek gibi, siyah kayışlı” diye anlatır falakayı. Sopaları da genellikle kızılcıktan…

Günümüzde sopalarıyla ünlü yine…

Fakat bu kez sanat eseri bastonlarıyla…

***

Bazı yörelerde “kiren” denilen kızılcıkta adeta yok yok.

Gövdesi, çiçeği ve yaprağıyla tam bir şifa deposu…

Karadeniz yamaçlarında kendiliğinden yetişen ‘yabani’ türünü öneriyor uzmanlar.

Manav tezgâhlarındakilere kıyasla daha küçük olanları…

Şerbeti, reçeli, şurubu, marmeladı…  

Vücut direncini artırıyor, hücre yenilenmesini sağlıyor, yaşlanmayı geciktiriyor.

Fındıklar toplanırken şunu da söyleyelim, en iyi ‘gugar’ kızılcıktan yapılıyor.

Bahçelerimize ‘mavi altın’ likarba ile birlikte ‘kırmızının kralı’ kızılcık da dikelim.

Eğer yoksa kırlara, ormanlara düşsün yolumuz.

Kızılcık, Karadeniz yamaçlarına sunulmuş bir iksir aslında.

Mevsimi de geldi gibi…

Antik Dönem’den itibaren tıpta kullanılmış.

Efsanelerde yer almış…

Kur spekülatörleri ve faiz lobisine karşı tepkimizi özetlerken de imdadımıza yetişmiş.

Yeri geldi kan kustuk ama kızılcık şerbeti içtik deyip yolumuza devam ettik.”

Kızılcık asla sıradan bir meyve değil.

Midas’ın babası Gordios’un attığı ve Makedonya Kralı Büyük İskender’e kadar kimselerin çözemediği meşhur ‘Gordion Düğümü’ de kızılcık dallarından…

Bizzat toplayalım ve selelere dolduralım.

Ünlü yönetmen Stephen King, onca işinin arasında boşuna vermiyor ‘kızılcıklı kek’ tarifini.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
YASEMIN ÖDEN 1 ay önce

HARIKA BILGILER O KADAR GÜZEL ANLATMISSINIZKI BIR ÇIRPIDA OKUYUVERDIM ÇOK DOĞRU SÖYLÜYORSUNUZ BIZ KIZILCIGIN HEP SOPASINI HATIRLARIZ BU KADAR GÜZEL FAYDALARI VE HIKAYELERI VARKEN NEDEN SOPASINI HATIRLIYORUZ ONUDA BILEMIYORUM AMA BU YAZIYA BAYILDIM KALEMINIZ GÜÇLÜ SAĞLIĞINIZ DAIM ÖMRÜNÜZ UZUN OLSUN DEGERLI : BAHAETTIN KABAHASANOGLU : HOCAM
SEVGI VE SELAMLAR

banner89

banner37