Kamu Emekçileri Sendikaları (KESK) hem Türkiye’de hem Trabzon’da gündemde olan mülteci sorununu ele alan bir çalıştay gerçekleştirdi.

Trabzon’daki STK’ların da katıldığı çalışmanın sonuç bildirgesi yayınlandı. Bildirgedeki 14 maddeyi ayrıca ele alacağız. Biz meselenin farklı bir yönüne dikkat çekmek istiyoruz.

KESK’in bu yaklaşımının çok tuhafımıza gittiğini tekrar etmeliyiz. Zira olayın en başından beri Suriye’de faşist/diktatör Esad’ın yanında duran KESK, Türkiye’de ise diktatörün vatanından ettiği mültecilere sahip çıkıyor!..

Mültecilere sahip çıkması elbette güzel ve insanî… Lakin bir yandan diktatöre destek verip, zalime destek olup diğer yandan mazlumun yanında görünen KESK, acaba ne kadar samimi?.. Buradan yaklaşarak gazetemizde ‘Mültecilerin sorunlarına sahip çıkmak KESK’e kaldı’ başlığını atarak tuhaflığa dikkat çektik.

KESK Dönem Sözcüsü İkinci, günebakış’ın başlığından rahatsızlık duyduğunu belirterek şunları kaydetti:

“Ortadoğu’da ve Suriye’de her türlü emperyal mücadeleye karşıyız. Suriye’nin geleceğine Suriye halkı karar vermelidir. Yaşanan sorunlara sırtımızı dönmemiz beklenemez”

Söylem güzel… Ortadoğu’da ve Suriye’de emperyal müdahaleyi yapan kim? İran ve Rusya… Peki Suriye’nin geleceğine karar verecek olan halkı bombalayan ve ülkesinden göçe zorlayan kim? Esad…Siz KESK’in Suriye’de İran’ı ve Rusya’yı kınadığını hiç duydunuz mu?  Ya da Esad’a, ‘Çağın en büyük faşisti’ dediğini… Kimse KESK’ten yaşanan sorunlara sırt dönmesini beklemiyor. Bilakis çalıştayın insanî olduğunu söylüyoruz. Ancak aldatılmak istemiyoruz. KESK’in samimi olmayan tutumu yalnız Suriye konusunda değil. Güneydoğu’da PKK meselesinde de benzer tutumu sergiliyor. Önceki gün bir açıklama geçildi. Güneydoğu’da terör örgütüne karşı başlatılacak olan süpürme harekatı öncesi öğretmenlere izin verilerek ilçeyi terk etmelerini isteyen Milli Eğitim Bakanlığı eleştiriliyor. Bakın KESK ne diyor: “MEB tarafından izaha muhtaç bir şekilde, hizmet içi eğitim gerekçesiyle öğretmenlerimiz öğrencilerinden koparılıyor. Eğitim hakkı gasp edilerek çocuklarımıza psikolojik yıkım yaşatılıyor.” Vay canına…

PKK terör örgütü öğretmenlerimize yaşam hakkı tanımazken ve öğretmenler evlerinden çıkamayıp, ‘Kurtarın bizi’ diye feryat ederken, KESK eğitim hakkının peşinde!.. Sıkıyönetim ilanında öğretmen ve öğrenci okuluna zaten gidemeyecek. Ama KESK orada sıkıyönetime de karşı! PKK hendek açsın!  Devleti yok saysın! Kurtarılmış bölge ilan etsin! Öğretmenlerin can güvenliği terör örgütüne emanet edilsin! Çocukların eğitim hakkı engellenmesin!.. İyi ama engelleyen PKK… Silah yığınağı yapan PKK… Bu çağrı niçin PKK’ya yapılmıyor?”

 

“Sokaklara barikat kurarak, hendek açarak, siperler kazarak, devletin güvenlik görevlisini sokaklara sokmayarak kendi insanınızı perişan ediyorsunuz. Sizin yüzünüzden eğitim engelleniyor. Çocuklar psikolojik yıkım yaşıyor. Meslektaşlarımız can güvenliği endişesi yaşıyor.” denmiyor? Öğretmen can derdine düşmüşken, KESK, eğitimin darbe aldığından bahsediyor. Sebep olan veya olanlar değil, işine gelen sonuçlar üzerinden mesajlar veriliyor. KESK yöneticileri olaylara ve sonuçlara böyle bakabilirler! Böylesi açıklamalar da yapabilirler! Ancak yaklaşımlarını samimi bulmayanları da kınamamalılar. Dışarıdan nasıl algılandıklarına da saygı duymalılar.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.