banner114

Muhakkak ki devamlı olmasa bile zaman zaman televizyonlardaki paralı bilgi yarışmalarını izliyorsunuzdur. Ben de ara ara izleyenlerden biriyim. Yarışmacılara yöneltilen sorulara baktığımdan bazı kanalların milli değerlerden uzak, yabancı kokan bazı tiksindirici sorularını görünce ister istemez insan hayıflanıyor.

Türk ülkesinden, Türk tarihinden, Türk coğrafyasından, Türk musikisinden, Anadolu’nun her köşesinden ve kısaca Türk kültüründen sorularla milli bir kültür hizmeti yapmak varken, tutup yabancı kültür konularından sorular yöneltilmesi, yabancı müzikler çalarak bununla ilgili cevaplar istenilmesi gayreti altında yabancı kültür emperyalizminin uşaklığın yapmaktan başka bir şey değildir.

Türk insanını karşınıza alıyorsunuz ve ona, yabancı kültürlerinden sorular yöneltiyorsunuz. Bu davranışı mazur görmek asla mazur görülemez. Dünyada böylesine bir tezat içine düşmüş başka bir televizyon kanalını da düşünemiyorum. Bu davranış ahmaklık değilse şuurlu bir kasıttır ve inancım da budur.

Ortada bir denetimsizlik var. Meydan boş bulundu ve her isteyen istediği gibi at oynatıyor ve istediği yabancı propagandasını paralı oyunlar altında sürdürüyor. Bu başıboşluğa, bu yıkıcı akıma bir son verebilmek için, ilgili kurumun oturup ciddi bir mavzuat çıkarması ve yayınları da titizlikle izlemesi gerekir.

Yıllarca bize “Eskiyi unut yeni yolu tut” teranesi ile bir mazı ve tarih düşmanlığı yapılarak, batı kültürünün baskısı altında ezildik ve sakat fikirlerle nesiller yetiştirdik. Dünyada hiçbir millet bizim düştüğü bu yıkıcı ve kahredici duruma düşmemiştir. Bir örnek de Türkiye’den başka gösterilemez. Kendi tarihine, kendi milli kültüre ters düşerek yıkıcı darbeler indiren bizden başka bir topluluk çıkmamıştır.

Aksini iddia edecek olanla, daha açık örnekleriyle huzurda tartışmaya da hazırım. Batılılaşacağız, Avrupalılaşacağız diye diye ne Avrupalı olabildik ve ne de kendi öz kültürümüzün değerlerini kavraya bildik. Sakat bir kültür politikası ile özümüzden uzaklaştırılmak istenildik. Rahmetli Ali Fuat Başgil’in ifadesiyle “Batının cevheri yerine, çöplüğe attığı cürufu moda diye alıp benimsedik.

Alınacak olan, Hazreti Peygamberimizin ; “İlim ve hikmet mü’minin yitik malı gibidir. Onu nede bulursa alır”, “İlim içinde de olsa onun peşinde olun” buyurur. Kitabımız Kur’ân’ın ilk emri ise “Oku” olmuştur. Bu millet ilâhi bu emirlere uyduğu sürece dünyanın en kudretli ülkesi olmuş, taviz verdiği için de o muhteşem imparatorluktan  bugün Anadolu’ya sıkıştırılmış ve şimdi de bu vatan çok görülerek; parçalanmak, bölünmek istenilmektedir.

Bütün bu durumlara düşülmesinin sebebi, ilim ve hikmet üzerine kendi öz milli değerlerimizi gereği gibi yaşatmayıp, tavizler vermemiz, tökezleye tökezle yılları heba etmiş olmamızdır. Bakınız Japonya, 1900 yılında Osmanlı Türk Devleti ile kalkınmada aynı seviyede iken, şimdiki kalkınmışlık duruna,  öz değerlerine tavizsiz sarılması ile ulaşmıştır.

Unutmayalı: “Kendi şarkısını söyleyemeyen, başkasının şarkısını söyler” Bu ise o ülkenin yabancı kültürlerin tahakkümü ve esareti altında olması demektir. Bu esareti yaşadık, kısmen de yaşıyoruz ve bu esaretten bütünüyle kurtulmak istiyoruz. Ve de yöneticilerimiz akıllı davranarak bize yabancı şarkılar söyletmesinler. Hizmet budur, vatan ve millet severlik budur.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner108