Dedi: Son zamanda Trabzonspor’u çok yazıyorsun. Hâlbuki sen spor yazarı değilsin.

Dedim: Mesele Trabzonspor’un sportif boyutu değil. Mesele bu kentin en önemli değerlerinden birinin adeta işgal yöntemiyle bitirilmesi... Bir büyük marka değerin ele geçirilip yok edilmesi... Olay bu boyutuyla Trabzonspor’un da ötesine geçti. Trabzon’un önceliği haline geldi.

Dedi: Bir işgalden bahsediyorsunuz. Hacıosmanoğlu seçimle gelmedi mi?

Dedim: Evet sandığı kullanarak geldi ama işgalci konumuna düştü. Mali Kongrede azınlık, salon ve kürsü işgaliyle demokrasiyi bitirdi. Yargıtay kararına, noter tasdikli 1600 imzaya rağmen sandığa gitmeyen bir yönetim işgalci hükmündedir. Üstelik bu işgali açık hale getirmek için parasını ödeyip bindirme kıtası üye yapmak... Yetmedi gizli tasnif hesabıyla yatıp kalkmak açık biçimde işgalcilik olmaz mı?

Dedi: Trabzonspor işgal altında ve şehir hiçbir şey yapamıyor öyle mi?

Dedim: Evet, maalesef yollar tükendi. Hukuk devletinde tek ve son umut hukuktur. Lakin işgalci anlayış hukukun gecikmesinden yararlanıp varlığını sürdürüyorsa ve hukuk da yeterince duyarlı olmuyorsa Trabzon ne yapsın!..

Dedi: Yargıtay’ın vereceği karar son çare mi?

Dedim: Evet son çare... Yargıtay’ın kararıyla kulüp kayyuma devredilmeli. Aralık kongresine ulaşmadan ve normal kongreye 1 ay bile kalsa kongreyi kayyum yapmalı.

Dedi: Lakin kayyum atanması kulübe zarar vermez mi?

Dedim: Kulüp elden çıktı bitiyor. Batmanın da ötesinde bitiriliyor. Kayyumun zararı telafi edilebilir ancak işgal sona ermezse kulüp geri gelmeyecektir.

Dedi: Siz, Hacıosmanoğlu’nun Aralık kongresinde yasal olmayan bir yol deneyeceğine mi inanıyorsunuz?

Dedim: İnanmamam için bana bir tek sebep söyleyebilir misin? Halbuki inanmam için çok sebep var. Tüm gelişmeler böylesi bir vahim iddiaya inanması gerektiriyor.

1- Verdiği hiçbir sözde durmuyor. Varlığının yegane sebebi olan şike davasına bile ihanet eden bir anlayıştan Trabzonspor’u korumasını bekleyebilir misiniz?

2- Dışa karşı savaşmak için geldi, savaşını içe yöneltti. ’61 yaşına kadar başkan kalacağım’ diyebilmek nasıl bir ruh halidir? Acaba nasıl kalacaktır? Yaptığı üyeler bile kendisine rey vermeyecekse bu nasıl açıklamadır?

3- Hukukun yavaş işlemesini istismar edip avantaja çevirdi. Yine bu yolda gidecektir.

Dedi: Yani, kongrede olay çıkarttırıp sandıkları tesislere götürüp istediği sonucu ilan edecek. Camiaya da ‘Gidin mahkemeye’ diyecek öyle mi?

Dedim: Ben demiyorum. Kulübün en seçkinlerinin seçtiği Divan Kurulu Başkanı hukukçu Ali Sürmen diyor.

Dedi: Ali Sürmen ne diyor?

Dedim: “Genel kurulda herhangi bir olay çıkması halinde, tüzük sandıkların tesislere götürülüp orada sayılmasını öngörüyor.” Ali Sürmen böyle diyor.

Dedi: Yani tam da Hacıosmanoğlu’nun istediği şey!..

Dedim: Kendi insanına savaş açan, kendi kulübüne kıyan ve gitmeyeceğim diyen bir anlayışı konuşuyoruz. Hiçbir ilkesi ve ölçüsü kalmayan bir anlayışı konuşuyoruz.

Dedi: Durum bu kadar vahim öyle mi?

Dedim: Evet bu kadar vahim. Tek çare kayyum. Kayyum olayı aynı zamanda bu vahamete ayna tutacak. Yapılanların hesabı demokratik ve hukuk yollarıyla ve kayyum süreciyle başlatılacak.

Dedi: Başka bir son şans var mı?

 

Dedim: Var... Trabzonspor için üzülenler, dert edinen samimiler bir araya gelmeli. Adli Yargı’nın başladığı gün bu samimi gönüldaşlar, Yargıtay’ın önünde demokratik eylem yapıp hak aramalı. “Ey Yargıtay!.. Trabzonspor’u geciken hukuk batırdı” diye haykırmalı. Bu meyandaki afişi havaya kaldırıp Yargıtay’a okutmalı. Bu eylemi de kayyuma giden son şans görüyoruz. Trabzonspor’un kayyuma mecbur değil, mahkûm edildiğini anlatmak istiyoruz...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89

banner37