Trabzonspor Kongresi şunu göstermiştir ki, demokratik yollardan yönetime gelenler demokratik yollardan gitmeyi düşünmemektedir. Bir genel kurulda ve herkesin gözü önünde rakibinin oylarını ikiye katlayarak divan başkanlığına seçilen bir aday göreve çağrılmamışsa… ‘Ben yaptım oldu’ denerek kongre iradesi yok edilircesine kaybeden divana çağrılmışsa… Burada artık delegenin tercihinin anlamı kalmamış demektir.

Demek ki Yargıtay kararı gelse ve seçim ilan edilse… Bu anlayış orada da kendi adaylarını divan başkanı ilan edecek… Seçim sonunda salonu boşaltıp sandıkları kendileri sayacak ve istediklerini galip gösterecek. İtiraz edenlere de ‘Ben yaptım oldu, gidin mahkemeye!..’ diyecekler. Mesele zaman kazanmaksa ve adalet, en iyi zaman kazanma aracı olarak düşünülmüşse demokratik yöntemler devre dışı edilmiş demektir.

Öyleyse çözüm nedir? Çözüm hakim gözetiminde kongredir. Yani kulübü kayyuma taşıyacak süreci başlatmak ve kulübü hukukun ellerine teslim etmekten başka hiçbir çözüm yolu kalmamıştır.

***

Trabzonspor’da vaziyet bir iç mücadeleye dönmüştür. Belli ki enerjiler artık bu alanda tüketilecektir. Trabzonspor delegesi için konuşulacak tek alan kongre salonuydu. Artık kongre salonlarında konuşmak da tehlikeli hale gelmişse… Konuşan delege yüzlerce kişinin önünde darp ediliyorsa… Küfürler, hakaretler ve tehditlerden geçilmiyorsa… Kulübün eski başkanları ve halkın seçtiği milletvekili ‘en azılı düşman’ ilan ediliyorsa, Trabzonspor manen kuşatılmış demektir.

Delegasyon ‘Kupa gelecek’ diye güvenmişse!.. Kupa umudu tükenmişse!.. Borç katlanarak büyümüşse!.. Daha karkas halindeki stadyumun isim hakkı ipotek olarak verilmişse… Trabzonspor malen kuşatılmış demektir.

Kulüp üyelerinin kulübe sahip çıkması çözüm olarak görülmüşse!.. Mali kongrede bunun da çözüm olmadığı ortaya serilmişse!.. “Bir ikiden daha büyüktür!..” mantığı hakim kılınmışsa!.. Trabzonspor anti demokratik biçimde kuşatılmış demektir.

Yapılacak ilk seçimli kongrede sandıklar güvende olmayacaksa… Kahır ekseriyetin tercihi hayat bulmayacaksa… Trabzonspor için hukukun dışında hiçbir yol kalmamış demektir.

Çözüm hukukta… Hukukun kararının yine hukukçu eliyle yürürlüğe konmasında… Bu bir demokrasi mücadelesiyse… Kulübü kayyuma taşıyıp gerçek sahibi olan üyelerin iradesini kayyum eliyle hakim kılmak, demokratik bir görevdir.

***

Trabzonspor’un karşı karşıya kaldığı durum insanın içini acıtıyor.

İnsanlar gelip geçici kurumlar kalıcıdır. Kurumlar üzerinden demokratik mücadele veren insanların birbirini ölümcül düşman ilan etmesi anlaşılabilir değildir. Hiçbir makam ve mevki kimseye baki değildir. Öyleyse düşmanlıkları baki kılmak ne insani bir haslettir ne de gelecekte övünülecek bir iştir. Aksine yarın herkesin pişmanlık duyacağı bir keyfiyettir.

Trabzonspor’a hizmet düşmanlıklarla mümkün değildir.

 

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89