Mahalli seçimlere bir aydan az süre kaldı. Siyasi partiler seçim kampanyalarını hummalı bir şekilde sürdürüyorlar. Seçim sonuçları ile ilgili anketler düzenleyen şirketler siyasi partilerin rekabetlerini hızlandırmaktadırlar. Kar amaçlı çalışan bu şirketler istediği sonuçları “adrese dayalı” bir şekilde servis edebilmektedir. Şişli, Beşiktaş ve Bakırköy semtlerinden seçilen anketörlerle alınan sonuçlar, Fatih, Üsküdar ve Esenler’dekine göre farklı neticeler doğurmaktadır. Bu nedenlerle yapılan anketlerin objektif bir sonuç alınabileceğini söylemek çok zordur. Güvenirlikleri yoktur. Bunun gibi İzmir ili içinden alınan donelerle, Elazığ ve Bayburt’ta seçilen donelerin sonuçları çok farklı olur.

Her seçimde seçim sonuçlarını “kararsızlar” belirler. Nitekim bu seçimde de kararsızların sayısı fazla görülmektedir. Ama ne olursa olsun bu kararsızlık seçimin son günü biter. Bu iktidar ve muhalefette farklı nedenlere dayanır. Bir dönem içinde beklediği hizmet ve ilgiyi göremeyenler iktidar partisine karşı kararsız tutum sergilerler. İktidar ile mücadeleyi yetersiz bulanlar muhalefet partilerine karşı kararsız olurlar. Ancak bu kararsızlar sağ ve sol partilerde farklı tezahür ederler. CHP içindeki seçmenler kararsızlığını yine soldaki alternatif bir partide değiştirirler. CHP’den küsüp kararsız hale gelenler şanslarını DSP’de arar. Nitekim 1999 da terörist başı Öcalan’ın Kenya’da yakalanıp yurda getirilmesi ile oluşan iyi hava karşısında seçmen DSP’ye yönelmiş ve onu iktidara taşımıştır. Kararsızlık ortadan kalkmıştır. Bu gün de aday ve listelerde yapılan değişiklik ile memnun olmayan CHP seçmeni yine DSP’ye yönelmiştir. Zira şimdiye kadar yapılan bütün seçimlerde partisinin oylarını artıramayan Kılıçdaroğlu’na duyulan tepki DSP’yi öne çıkarmıştır. Hiç şüphesiz bunda parti yönetiminin bariz hataları da etkili olmuştur. Cumhuriyet tarihinde ilk defa bir parti 15 milletvekilini sağ bir siyasi partiye ödünç vermiştir. Cumhurbaşkanı adayını sağ partiden göstermiş, sağ bir parti ile ittifak yaparak acziyetini göstermiştir. Hatta “millet” ittifakı adı altında bölücü terör örgütü yandaşı HDP’yi de ittifaka dâhil etmekte bir sakınca görmemiştir. Bu durum vatanını, milletini seven CHP seçmenin büyük bir kısmını rencide etmiştir. İktidar partisinde kararsız görülenlerin tercih edebilecekleri İYİ parti ve MHP’dir. MHP zaten “cumhur” ittifakına dâhildir. Bu partiden İYİ partiye iktidar olma şansı görülmediğinden geçiş olmaz. Kuruluş temelinde hırs ve kin olunca eninde sonunda zararla oturacağı kaçınılmazdır. Saadet Partisi bölücü örgütün dahil olduğu oluşuma katmakla kendini bitirmiş olduğunu şimdiden söyleyebiliriz. Her partideki radikallerin partilerinden ayrılmayacakları da bir gerçektir. Hele hele vatanı bölmeye amaç edinmiş HDP’nin karasızlığı söz konusu değildir. Kararsızların tepkisini sandığa gitmemekle göstermeleri olsa olsa şer ittifakın işine yarar. Bilinçli sağ seçmenin bilmeyerek de olsa bu şer guruba yardım etmeyeceğine inanıyorum. Bu seçim sadece bir mahalli seçim değildir. “Beka” sorununu ortadan kaldıracak bir seçimdir.  

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner108