ABD Başkanı Trump tek başına aldığı kararla Kudüs’ü İsrail’in başkenti ilan etti. Bu karardan sonra İsrail-Filistin gerginliği arttı. Şimdi Kudüs sokaklarında direniş ve çatışmalar yaşanıyor. Masum insanlar, çocuklar ve kadınlar acımasızca katlediliyor.

ABD’nin şımarık ve katil çocuğu İsrail’in bu tutumunu engellemek için İslam İşbirliği Teşkilatı, dönem başkanı Erdoğan tarafından acil olarak olağanüstü toplantıya çağrıldı. Üye ülkelerden 48 ülke temsilcisi Çarşamba günü yapılan toplantıya katıldı. ABD yörüngesinde olan Mısır, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri en alt seviyede temsilci gönderdiler. Toplantı başarılı oldu. Toplantı sonunda alınan kararlar birlik ve beraberliğin sembolü oldu. Dönem başkanı Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan Kudüs’ün “SELAHATTİN’İ” konumunda idi. Dünyada yaşayan bir milyar, yediyüz elli milyon Müslümanın ortak tavır ve kararı dünyaya ilan edildi. İlk defa Müslümanlar Türkiye öncülüğünde birliktelik sağladılar. Seslerini duyurup dünyaya haykırıda bulundular.

Kudüs üç dine sahiplik etmiş kutsal bir şehirdir. Tarih boyunca işgallere uğrayarak eziyetlere maruz kalmıştır. Adeta Ortadoğu’nun kanayan bir yarası olma özelliğini sürdürmüştür.1517 de Yavuz Sultan Selim’in Kudüs’ü fethi ile şehirde 400 yıllık Osmanlı Egemenliği başlar. Kanuni Sultan Süleyman devrinde Kudüs duvarları onarılır, şehrin tamamı surlar ile çevrilir. Medreseler ve imarethaneler yapılır. Osmanlı’lar Yahudi halkın yaşayışına müdahale etmedikleri için Musevi nüfusu daha çok arttı.1831 de Osmanlı’ya baş kaldıran Mısır Valisi Mehmet Ali Paşa şehri ele geçirir.1840 da Osmanlı’lar kenti geri alır. Reformlar gerçekleştirir. Doğu Avrupa’dan gelen göçerlerle birlikte şehrin Yahudi nüfusu artar. Ancak 1. Dünya Savaşı sırasında açlık ve hastalıklarla Kudüs’ün nüfusu iyice azalır,1917 de Birinci Dünya Savaşında İngilizler Kudüs yönetimini ele geçirir.14.Mayıs 1948 de İngiltere koruma rejimine son verir. Kentin sorumluluğunu Birleşmiş Milletlere teslim eder. Aynı gün Birleşmiş Milletler Kararı ile İsrail Devleti kurulur ve uluslararası statüye kavuşturulur.1967 de “ALTI GÜN” savaşları sonunda Doğu Kudüs’ü de işgal ederek kentin tamamını ele geçirir. Çarşamba günkü toplantıya en düşük düzeyde iştirak eden Mısır bu savaşlarda bir avuç İsrail’e yenik düşer, hava sistemleri çökertilir ve Sina yarımadası tamamen işgal edilir.1980 yılında çıkarılan özel bir yasa ile Kudüs’ün İsrail’in başşehri olduğu vurgulanır. Fakat Uluslararası düzeyde kabul görmediği içi anlaşmazlıklar bu güne kadar devam eder.1988 yılında Filistin Milli Konseyi Filistin devletini Başkent Kudüs olmak üzere ilan eder. Bu tarihten sonra katil ve şımarık çocuk İsrail ABD’nin desteğiyle Filistinlilere baskı ve zulümleri devam eder ve dünya da buna seyirci kalır.

 Birinci Dünya Harbi sırasında Arapların bir kısmının ihaneti sonucunda 170.000 insanımız o çöllerde şehit olmuştur. Bunun baş sorumlusu İngiltere’dir. İngiliz General Lavrens’in ördüğü çoraplar ve entrikalarla on binlerce insanımız her türlü işkence ve eziyetlerle şehit olmuştur. Şimdi biz o topraklarda yaşayan tüm insanlara, etnik guruplara insanca yaşama hakkı sağlanması için her türlü gayreti gösteriyor, farklı din ve inanışlara sahip olanlara saygı gösterilmesini savunuyoruz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89

banner37