banner114

Dedi: Kanal İstanbul’u konuşalım.  Farklı bir tartışmaya dönüşen Kanal İstanbul’u…

Dedim: Doğrudur. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu kendisini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın karşısına konumlandırdığı Kanal İstanbul’u… İlginç olan boyut burası. CHP tartışmıyor. İmamoğlu tartışıyor. Daha ilginç olanı, bu tartışma ile gündem oluyor ve konuşuluyor. Tartıştığı kişi Cumhurbaşkanı olunca, tartışma yine aynı mecraya kayıyor. Yani İmamoğlu’nun kafasında Cumhurbaşkanlığı var. Cumhurbaşkanı ile tartışmış olmak için tartışıyor. Algıyı oynuyor.

Dedi: Yani Ekrem Bey’in ortaya attığı gerekçeler anlamsız ve dayanaksız mı?

Dedim: Elbette karşılıksız gerekçeler. Tekrar ifade etmek istiyoruz. Kanal İstanbul’u Almanya tartıştırıyor. Dış sermaye tartıştırıyor. Bu tartışma işi, çok yönlü bir proje… Ve bu projenin en önemli algı keyfiyetinden birisi de Cumhurbaşkanı ile tartışıyor olmak için tartışıyor.

Dedi: Biz yine İmamoğlu’nun gerekçelerine dönelim… İstanbul Boğazı’nda bir yoğunluk mu var da ikinci bir kanal açılıyor? Üstelik boğaz geçişi ücretsizken gemiler neden ücret ödeyip kanaldan geçsinler?..

Dedim: Boğaz yoğunluğundan ötürü belki de onlarca yük gemisi günlerce sıra bekliyor. Yani denizde hareket ettikleri gibi boğaza sokulmuyorlar. Boğaz girişinde bekletiliyorlar. Bu gemilerin hemen tamamı beklemekten rahatsız. Ücret ödeyip geçmeye razılar. Yani bu bir ekonomik ve stratejik yatırım.

Dedi: Az önce ‘Almanya karşı olduğu için İmamoğlu bu işe bu kadar karşı çıkıyor’ gibi bir şey dediniz. Bunu neye bağlıyorsunuz?

Dedim: Sayın Cumhurbaşkanı: “Birileri, başlarını okşayan efendilerine diyet borcu ödeyecek diye Türkiye’yi büyütecek projeyi rafa kaldıramayız” dedi ya!.. Bu gönderme Ekrem İmamoğlu’naydı. Bildiğiniz gibi ABD-Almanya ve batı umudu İmamoğlu’na bağladı!..

Dedi: İBB Başkanı İmamoğlu’nun gerekçelerinden birisi kanalın ‘Faunayı yok edecek’ gerekçesi… Doğru değil mi?

Dedim: İnandırıcı değil elbette… Bu konudaki değerlendirmelerin tamamı yapıldı. Kaldı ki Sayın İmamoğlu bir tek gerekçe öne sürmüyor ki!.. Her gün başka bir gerekçe ile karşı çıkıyor… İşini gücünü bıraktı, kanal işiyle uğraşıyor. Bir gün ‘Dereler yok olacak!..’ bir gün ‘İki deniz birbirine karışıp tehlike yaratacak’ diyor!.., (Bu arada İlber Ortaylı bu anlayışla dalga geçiyor) Bir gün ‘Deniz canlıları yok olacak!..’ diyor… Bir gün ‘Su havzaları yok olacak!..' diyor… Bir gün ‘Rant var. Araştıracağım!..' diyor…, Bir gün ‘Hiç tartışılmadı, dayatma yapılıyor!..' diyor…, Bir gün ‘Kanal civarında oluşacak yoğunluğu İstanbul kaldıramaz’ diyor….

İlginç bir karşı duruş sergiliyor. Dışardan baktığınızda işini gücünü bırakmış bu proje aleyhinde kamuoyu oluşturmaya çalıştığı algısı oluşuyor. Kaldı ki hakikaten böyle yapıyor. Odaları, çevrecileri ve diğer AK Parti karşıtı ne kadar STK varsa aleyhine konuşmalarını istiyor. Paneller, açık oturumlar, çalıştaylar düzenliyor.

Dedi: Yani projeye siyaseten karşıt olmadığını, projeyi bilimsel olarak halkın gözünden düşürmek istiyor.

Dedim: Niyet bu ancak gerçek farklı… Bugün Kanal İstanbul aleyhinde bildiri sunacak 100 profesör varsa, lehinde bildiri sunacak 300 profesör de vardır. Yani bu karşı duruşlar tamamen siyasidir. Bu kafalar, üçüncü boğaz köprüsüne de İstanbul Havalimanına da karşı çıkmışlardır. Ne hazindir ki bu karşı çıkış tarihseldir. CHP 1. Boğaz köprüsü için Süleyman Demirel’e karşı çıkmıştı. 2. köprü için Turgut Özal’a karşı çıkmıştı. Üçüncü köprü için de Tayyip Erdoğan’a karşı çıkıyorlar. Dikkat edilirse bu ülkede mega ne kadar proje varsa… Ülkeyi ileri taşıyacak ne kadar proje varsa CHP karşı. Tank-Palet fabrikasına bile karşılar.

Dedi: Yani var olan Tank-Palet fabrikası satılmadı mı?

Dedim: Hayır… Var olan ama işlevi olmayan Tank-Palet fabrikası bir işadamı ile para babası Katar’a kiralandı, işlev kazandırıldı. Tank yapacak ve satacaklar. Hem ülke kazanacak, hem onlar kazanacaklar. Ve dışa bağlılıktan kurtulacağız. Tıpkı Avrupa’daki gibi. Bu karşı çıkışın arkasında bile Avrupa var. Biliyorlar ki artık onlara muhtaciyetimiz bitecek.

Dedi: Biri milli, diğeri dış destekli iki çıkış…

Dedim: Dileriz milletin feraseti gerçekleri kavrar. İnanıyoruz ki Türkiye kazanacak. Millet kazanacak.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ender 2 ay önce

Kanal çevresinde tapu kayıtlarının bir görün o zaman ne kanalı olduğunu anlarsınız dönümü 10000 liradan kapatıldı bu yerler;isminin mutlak koruma havzasıydı oralar ucuza kapatılıp şimdi imara açılıp 3 milyonluk imar verildi.bu arazileri kimler topladı;sizin de aracınız var mı orada

Avatar
Yusuf Yildirim 2 ay önce

Sn yazar son 15 yılda İstanbul betina ve ranta teslim edilmiştir. Kanal İstanbul için çözüm basittir. Halk oylaması yapılır sonuca göre hareket edilir. Geçmişte İstanbul a girişlere vize uygulanmalı diyenler bugün İstanbul un carpık kentlesmesine ve rant ugruna talan edilmesine karşı durmalıdırlar. İstanbul un yöneticisi Ekrem İmamoglu olduguna göre bir fikri olmalıdır. Hepimizin fikri var zaten. Böylesi büyük bir proje için bırakalım halk konussun

Avatar
tonya 2 ay önce

çok yerinde soru cevap olmuş.çok da izah edici ama tabi anlayana.

Avatar
ahmet 2 ay önce

gümüşhane üniversitesi başarısızmı.
odtü, urap araştırma laboratuvarı tarafından hazırlanan dünya ve türkiyedeki üniversitelerin 2019 yılı başarı sıralamasını yayınlandı. maalesef gümüşhane üniversitesi dünyanın en iyi 2500 üniversitenin yer aldığı sıralamasına 2019 yılında giremedi. oysa 2018 yılında sıralamaya girdiğinde sayın rektör reklamını çok iyi yapmıştı ve bu haber halan üniversitenin web sayfasında yer alıyor. şimdi ne oldu. hep söylüyoruz gümüşhane üniversitesi giderek eriyor. i̇şte kanıtı. gümüşhane üniversitesi 2016 yılında 66. sırada iken, 2017 de 78, 2018 de 79 ve 2019 da 83. sırada yer aldı. yani 2016 yılından bugüne kadar giderek geriledi. bunlar resmî sonuçlardır, yorum değildir. i̇steyen http://tr.urapcenter.org/ adresine girip tüm yıllara bakabilir. sayın rektör ve ekibi bu önemli soruna çözüm bulabilecekmi. umarım bu yazı yayınlanır ve gümüşhane halkı doğru bilgi almış olur.

Avatar
Ali 2 ay önce

Üstad eline diline sağlık, çok güzel ve gerçekçi bir yazı

banner108