Kabotaj bayramı hep kutlanır, ama ne yeterince bilinir ne de yeterince önemsenir. Şahsen 2008 yılında deniz ticareti ile yakından ilgilendiğim bir dönemde, kabotaj kavramının ne ve neden önemli olduğunun farkına vardım.

Kabotaj, bir devletin bir limanından alınan yük ve yolcuların, aynı devletin diğer bir limanına deniz yoluyla nakledilmesidir. Yani yabancı bayraklı bir gemi, Trabzon limanından aldığı bir yükü İzmir limanına taşıyamaz. Bu taşıma işlemini Türk bayraklı bir gemi yapmak zorundadır. Denizlerde ticaret serbestisi genel bir kaide olmakla birlikte, yurtiçi deniz nakliyatı yapmak genellikle o ülkenin vatandaşlarına verilmiştir. Buna kabotaj hakkı denilir. Osmanlı devleti kapitülasyonlarla birlikte bu hakkı Batı’ya devretmişti.

Beğenmediğimiz Lozan anlaşması ile (28. Madde) kapitülasyonlar kaldırıldı. Ayrıca akdedilen ticaret sözleşmesi uyarınca “Ülkesinin kabotaj hakkı ile liman hizmetlerini (çekme, kılavuzluk) kendi bayrağına bağlanmış bulunmaktadır.” denilmektedir. Söz konusu ticaret sözleşmesi ile elde edilen kabotaj hakkı, 1.7.1926 da kanunlaşmıştır (815 sayılı). Onun için 1 Temmuz “ KABOTAJ VE DENİZCİLİK BAYRAMI” kabul edilmiştir.

Kabotaj hakkı ülkenin tam bağımsızlığı ile eş anlamlı bir haktır. Denizlere ve göklere hakim olmak geleceğe hakim olmak demektir. Türk denizciliğinin gelişmesinde, milli güvenlik ve ticaretimizin gelişmesinde Kabotaj hakkının büyük önemi vardır. HAYIRLI OLSUN.

SICAKTAN KORUNMAK ZAMANIDIR

Çok değil, 15 gün önce nerede bu sıcaklar diyerek soğuk havadan şikayet ettiğimiz dönemde, havaların ısınacağını ve ısınınca da yaylaya gitmek gerektiğini yazmıştım. Evet havalar bayağı sıcak. Çöl sıcakları her tarafı yakıyor. Ülkemize gelen Araplar yanlarında sıcakları da getirmiş sanki.

Herkesin yaylası ya da gidecek vakti olmadığına göre ne yapmak lazım?

Zorunlu olmadıkça, güneş sıcaklığının en belirgin olduğu 11.00-15.00 saatleri arasında dışarıya çıkmamak lazım.

Çocuklar, yaşlılar, kalp ve şeker gibi kronik hastalığı olanları unutmamak ve yakın takip etmek lazım. Tuz kısıtlaması olanlar ise sıvı ve tuz kaybı yönünden çok dikkatli olmalıdır.
Kapalı alanların havalandırılmasına, yeterli bir hava akımı sağlanmasına özen gösterilmeli. Mekanların kuzey cephesinde bulunmak serinleticidir.

Kalp hastalığı veya hipertansiyonu olup tuzsuz diyet alan kişiler dışında gıdalarla tuz
alımı arttırılmalıdır.
Serinlemek için alkollü içecekler özellikle soğuk bira dan kaçmak lazım. Çünkü alkol önce serinletir
sonra vücudun su kaybını arttır.
Hafif sebze ağırlıklı yemekler, sulu yiyecekler (meyve, salata, çorba vb.) yenmeli. Yağlı ağır yemeklerden ve tıka basa yemekten kaçınılmalı.
İnce, açık renk, bol giysiler giyilmeli.
Sık sık duş yapıp serinlemeye çalışılmalı.
Kapalı ve park edilmiş araç içinde hiçbir canlı bırakılmamalıdır.

Tabi son önerimiz, siz yine de yaylaya gitmenin bir yolunu bulun…

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner35

banner37