banner114

Geçen hafta kabir ve türbe ziyaretleriyle ilgili zihnimden geçenleri sizlerle paylaşmıştım yazımız yarım kalmışıtı. Devam edelim; bir sorum vardı aklımı sürekli kurcalayan demiştim. Kabir yada türbelerde neyi kimden nasıl istemeliyiz? Yada nasıl duaetmeyiz? diye. Bu sorumuza cevap arayalım Kuran ve sünnet ışığında.

Beş vakit namazın her rekatında okuduğumuz Kur’anı kerimin anahtarı dediğimiz fatiha süresinde geçen 4. ayet bizlere yardımın kimden isteneceğini açık bir biçimde göstermektedir. İyya kena'budu ve iyya kenestain.(Allah'ım) Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım (medet) dileriz.(Fatiha-4)

Başka bir ayeti kerimede,

 “Çünkü sen ölülere işittiremezsin. O daveti, arkalarını dönmüş giderlerken sağırlara da duyuramazsın.”(Rum-52)

“Kişinin, Allah’tan başkasını duasının kabulüne sebep kılması ve onunla temasta bulunması hiç  iç açıcı bir durum değildir… O şöyle demek ister: “Falanca senin Salih kullarından olduğu için duamı kabul eyle.” Onun Allah‘ın salih kulu olmasıyla berikinin duası arasında ne alaka diye sormadan edemiyor insan, nasıl bir bağlantı olabilir? Araya aracı kılınan kişi sanki Allah tarafından bu benim sevgili kulumdur onun adını kullanarak benden duya isteyin diye insanlara bildirilmiş gibi.

Şu veli zatın yüzü suyu hürmetine duamı kabul et.” diye Allah’a dua edenler vardır. Bazı kitaplarda da bu gibi dualar yer almıştır. Bu ve benzeri dualar, sonradan uydurulmuş dualardandır. Böylesi ne Hz. Peygamber (sav), ne sahabeden, ne tabiînden, ne de imamların birinden aktarılmıştır. Tamamen dinimize sonradan girmiş (tasavvuf üzerinden) dua şekilleridir. Bu dua şeklinin sakıncası ayetle zıt düşmesidir ki rabbim korusun insanı şirke götürür. Bundan sakınmamız gerekir.

 Halbuki islam dini rabbiyle kulun arasında hiçbir aracının olmamasını, kulun yalnızca rabbinden istemesi gerektiğini emretmektedir. Böyle yapılan bir dua ise taşkınlıktan başka bir şey değildir. Yüzü suyu hürmetine diyerek, kendisiyle Rabbi arasına aracılar koyması demektir. Ne Kur’anı kerimde nede Peyganberimizin dualarında böyle bir formata rastlanmaz.

Kur’an bize nasıl ve kime dua edeceğimizi açıkça anlatmaktadır.

 “Rabbinize yalvara yakara ve gizlice dua edin. Bilesiniz ki O, haddi aşanları sevmez..” (A’râf, 7/55)

Ayrıca "Türbe ziyaretleri sırasında para atmak, ev-çocuk istemek gibi nahoş, dinin kabul etmeyeceği hareketlerden uzak durmak gerekir. Taş yapıştırmak, taşların yapışması halinde de dileğin kabul edileceğine inanmak, türbelerde kurban kesmek gibi hareketlerin de kesinlikle doğru bir davranış değildir.

Bunlara ek olarak parayla yasin, (Kuran)  okutmak gibi dini istismar edenlere de fırsat vermemek gerekir.

İslam dininde sadece bir olan Allah'a ibadet edildiği, istem ve yardım taleplerinin yalnızca Allah'a yapıldığını, yardımın yalnızca Allah'tan talep edildiğini bilmemiz gerekir.

Kabir yada türbelerde dualarımız da aşırılığa kaçmadan ziyaret etmenin faydaları da vardır.

-Insana ölümü ve ahireti hatırlatır ve ahireti için ibret almayı sağlar.

-Insanı zühd ve takvaya yöneltir.

-Aşırı dünya hırsını ve haram işlemeyi engeller. Kişiyi iyilik yapmaya yöneltir

-Ziyaret; insanın geçmişi, dinî kültürü ve tarihi ile bağlarının güçlenmesine yardımcı olur.

Ziyaret yaptığımız zaman yukarıda saydıklarımızla birlikte ölmüş kişi önemli bir kişiliğe sahib biriyse şayet ondaki iyi örnekliği, yaptığı çalışmaları, yazdığı yada yaptığı eserlerinden dersler çıkararak hayatımıza yeni bakış açısı kazandırmamız gerekir. Ozaman kabir yada türbe ziyaretleri faydalı bir hale dönüşür.        

Kalın sağlıcakla

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner108