Bir valimize güle güle derken, diğerine “Hoş geldiniz” diyoruz. Trabzon, dört bin yıllık muhteşem tarihiyle, Roma ve Bizans dönemlerini yaşayan, Fatih Sultan Mehmet’in fethettiği, Yavuz Sultan Selim’in valilik yaptığı, Kanuni Sultan Süleyman’ın doğduğu ve cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal’in üç defa ziyaret ettiği bir şehirdir. Bu nedenle her Trabzonlu gurur ve övünç duymaktadır.

Bir devleti, insanına sevdiren merkez ve taşradaki vali, kaymakam ile emrindeki memurlardır. Devletini küstüren de onlardır. Çünkü bu iki mülki idareci, devleti temsil etme görevleri vardır. Geçmiş dönemlerde il ve ilçelerde valilik ve kaymakamlık yapan idarecilerimizin bir kısmı hâlâ o il ve ilçelerde saygı, sevgi ve şükranla anılırlar. Babadan oğula nakledilerek uzun süre isimleri yaşatılır. İşte onlar eli öpülesi yöneticilerimizdir. Devletin gücünü ve itibarını onlar korurlar. Bir İhsan Sabri Çağlayangil, Münir Raif Güney, Alirıza Yaradanakul, Recep Yazıcı, Adnan Kahveci, Recep Kızılcık ve Aslan Yıldırım akla gelen yöneticilerimizdir. Of ilçesinde geçmiş yıllarda kaymakamlık yapan Zeki Özeren ve Aslan Yıldırım hâlâ Of insanının unutamadığı kaymakamlardandır. Eski dönemlerde vali ve kaymakamlar halk ile daha çok içli dışlı idi. Artık bu dönemde bu tip idareciler parmakla gösterilecek kadar azdır. Ben Trabzon içinde son otuz yılda halkı ve esnafı ziyaret eden valilere rastlayamadım. Çoğu halktan kopmuş, sadece bakan, belediye başkanı ve milletvekilleri ile temas kurup görev sürelerini tamamlayıp ayrılan birçok valiye şahit oldum. Sivil toplum örgütleri ile hiç temasları yok. Ayrılan son valimizden defalarca randevu istememize rağmen görüşme imkânımız olmamıştır. Sıradan bir insanın vali ile görüşme imkânı olmalıdır. Çoğu zaman valinin ismi halk tarafından bilinmez. Hâlbuki çarıklı erkan harp dediğimiz elleri nasırlı insanlar her şeyi çok iyi ölçüp biçerler. Bütün mesele onlara bir adım yaklaşmaktan geçiyor. Üst düzey il ve ilçe yöneticileri inisiyatiflerini kullanıp gerekirse risk alabilmelidirler. Bugün risk alan idarecilerimizin özlemini çekmekteyiz.

İdareciliğin hangi basamağında olursa olsun gittiği yerde en az bir projeyi gerçekleştirmesi lazımdır. 81 ilde 81 projeyi tamamlayıp hayata geçiren idareci bulabilir miyiz? Zannetmiyorum. Beş yıllığına parlamentoya atanıp bir proje geliştirip hayata geçiren vekil var mı erseniz size ancak Cevdet Erdöl Bey ismini verebilirim. İkinciyi sorsanız bilemem. Sayın Erdöl, vekilliği döneminde sigara yasağı ile ilgili hazırladığı projeyi başbakanına sundu. Onay aldı. Meclisten kanunu çıkartıp hayata geçirdi. Kapalı mekânlarda büyük rahatlık sağladık. Bunu yapmak için 90 yıl beklemek mi gerekirdi? Sayın Vekil kendini de hiç reklam yapmaya bile ihtiyaç duymadı. Şimdi İstanbul’da “Sağlık Üniversitesi Rektörlüğü”nü yapıyor. İnsanlık tarihi bunu asla unutmayacak. Ama geriye kalan 449 vekil rüzgâr gibi gelip geçmiş olarak ismi bile hatırlanmayacak. Elbette ki “testiyi kıranla, suyu getiren” bir olmayacak. Bugün ulaşım araçlarında, kahve ve lokanta gibi tüm kapalı mekânlarda dumansız bir hayat yaşıyorsak bunu Sayın Cevdet Erdöl’e borçluyuz.

           

                                                                                                                                    

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89

banner108