Trabzon lider özellikli, girişimci bir Trabzon sevdalısını ebediyete uğurluyor... Trabzon’u da aşan çelebi yürekli bir Anadolu evladı. Celal Hekimoğlu’nun, bu kente ve ülkeye katkısını  Nurgül Günaydın’ın kitabından daha ayrıntılı öğreniyoruz. Ve bu kentin vizyonu iddiasındaki bir gazete olarak bu olayı kayda almayı sorumluluk addediyoruz.

İnsan hep kendi başarılarından ötürü gurur duymaz. Bazen başkalarının başarıları da insanı gururlandırır. Hatta insanlar o insanın başarılarından kendisine pay bile çıkartır. Hekimoğlu’yla gurur duymak her Trabzonlu için böyle bir şeydir. Celal Hekimoğlu, tek başına ortaya koyduklarıyla bir eserdir.

Sıradışı bir hayat... Hekimoğlu ailesinin bütün geniş imkanlarını reddedip kendi hayatını kendisinin çizmesi... Aç, susuz, perişan ama bir mesleğe gönül vermesi... Kendine bir ufuk belirlemesi... Sonra o meslekte zirve yapmak ve hedef oluşturmak. Hedefe ulaşmak için yine çilekeş bir yolculuk yapmak. Ama o hedefe ulaşmak... Kimilerine göre Hekimoğlu hedefine ulaşmış olsa da biz O’nun aslında dünya çapında bir usta olmayı hedeflediğine inananlardanız. Bunu ispatlayamadı ama O’nun eksikliği değildi.  Başarı hikayesinin temel dinamiklerini anlatırken iradesini besleyen ülke sevgisini dışa vuruyordu. Kıbrıs Barış Harekatı sonrası Trabzon’a gelen dönemin İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk’ten nasıl etkilendiğini şöyle anlatmıştı:

“1970’li yıllardı. Kıbrıs Barış Harekatı sırasında yaşanan sıkıntıları anlatmaya başladı. Ses tonu değişmişti, gözleri yaşla doldu ve bize dönerek şunları söyledi:

“Arkadaşlar biz bu savaşta çok sıkıntı çektik. Çünkü ne silahımız ne de parça yapacak tesisimiz var. Anladık ki kendimiz yapmadan, kendimiz üretmeden asla bağımsız ve güçlü bir ülke olamayız. Bu konuda sizlere çok iş düşüyor. Arkadaşlar, ne olur gayret edin, bir şeyler üretin. Bize ait olan bir şeyler yapın. Bizim olsun. Neye ihtiyacınız olursa size yardım edelim.”

Duygulanmamak, etkilenmemek mümkün müydü? Devletine, Milletine bağlı insanlarız.

Gözlerim doldu. Ülkem için hayati önem taşıyan bir şeyler yapabilecek bir konumda olduğumu hissedince heyecanım bir kat daha arttı. Kendi kendime, ‘Celal, aklını başına topla. Artık bundan sonra sorumluluğun daha da arttı. Ülken için daha iyi şeyler yapman lazım’ dedim.

Şu anda çok şükür bir çok dev firmaya biz Trabzon’dan iş yapıyoruz. Bu işler Türkiye’de yapılamıyor ama biz yapıyoruz”

Celal Hekimoğlu’nun hayali, O’nu aynı zamanda hakkıydı. Ama olmadı. Türkiye’ye tank yapmak istiyordu. O büyük başarıyı dünya çapına çıkartacak bu mütevazı  hikayesini şöyle anlatıyordu:

“Tank yapma benim yıllar önce hayalimde vardı v ehala da var. Ama tank yapma parasal güç demek, tesis demek, büyük çapta döküm ocakları lazım. Trabzon öyle bir yer ki dışarıda bir şey yaptıramıyorsun. Almanlar bugün tank yapar motorunu Amerika’dan alır. Çünkü orada herkes projesini veriyor, dışarıda yaptırıyor alıp montaj ediyor. İstanbul, Ankara’da yaptırabilirsin ama burada öyle bir şey yok. Yan sanayi yok burada. Bir TV programında bana ‘Tank yapmaya hevesleniyorsun, nasıl yaparsın’ diye sordular. ‘İmkanımız olsa yaparım’ dedim. Vakfıkebir’den birisi telefonla bağlandı, ‘Ula sen kimsin ki tank yapacaksın’ dedi. Ben de ona, ‘Tankları insanlar yapıyor, biz insan değil miyiz, bizim mesleğimiz de o gibi şeyler. Sen bu işleri bilmediğin için sana bunu izah etmem mümkün değil’ dedim ona.

Böylesi başarılı bir sanayicinin TV ekranlarında kendisini küçümseyen Vakfıkebirli hemşehrisi karşısındaki tevazusu bir yana... Trabzon’dan gitse belki tank da yapacaktı.  Ama Trabzon’u terk edemedi. Trabzon sevgisi o kadar önemliydi. Bunu Hekimoğlu Şirketler Grubu’nun Trabzon’da kalmasından da gözlemleyebiliyoruz.

Sonuç.... Trabzon’un bu en büyük sanayicisi, tevazu yüklü mucidini yaşatmalıyız. Bir okulda, caddede veya layık olduğu bir keyfiyette...

Adını yaşatmak ve arkada iz bırakmak herkese nasip olmaz. Mekanı cennet olsun.

Not: Meslektaşımız Osman Diyadin’e cevabımız, gündem yoğunluğu nedeniyle sarkmıştır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner35

banner37