Yaşayan herkes iyi biliyor. Bu ülke çok büyük badireler atlattı. Ne rüzgârlar ne fırtınalar yaşadı. Moda deyimle," yıkılmadık ayaktayız". Yeni bir yıla girdik. Her yeni yıl öncesi ve her yeni yılın ilk günlerinde "acaba bu yıl nasıl olur, nasıl geçer" gibi sorular sıkça sorulur. Mesela ekonomi canlanır mı? Enflasyon düşer mi? Dolar ucuzlar mı? Faizler aşağı iner mi? İş imkânları artar mı? Bu yıl bir öncekinden iyi geçer mi? Bu sorulara daha birçoğu eklenebilir ama biz en hassas olanlarla yetinelim.

Ben diyorum ki, iyimser olmak zorundayız. Olumlu bakıp, bu güne dek yaşadığımız olumsuzluklardan ders çıkartarak önlemler almalıyız. Zira bu ülke bugüne dek ne badirelerden geçti. Ne fırtınalar atlattı. Bunca sorun ve onca problemlere rağmen bugünlere geldik ve ekonomideki en büyük zaafımız cari açık. Bunun çözümü de tüketimden fedakârlık yapmaktan geçiyor. Biliyorsunuz milli gelirin yüzde 80'i tüketime gidiyor. İşte bu yüzdeyi düşürmeliyiz ki cari açık belasına çözüm olsun. Aksi halde bu bela ile yaşayıp gideceğiz. Ve tabii ki bu durumdan vazife çıkaranlarda bizi sömürmeye devam edecekler.

Hepimiz bu yeni yıldan beklenti içindeyiz. Aynı geminin yolcuları olduğumuzu unutmadan iyimser olmalıyız ve başımıza açılan belaları hep beraber savuşturmalıyız. Başka yolu yok. Hadi bakalım herkes elinden geleninin biraz daha fazlasını hapsın. Biz bu büyük dediğimiz belalardan ancak böyle kurtuluruz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89

banner37