İstinaf mahkemeleri veya bölge adliye mahkemeleri Trabzon için ana hedeflerden biriydi. 2000’li yılların başında etrafında tek başına toplantılar düzenlenen ve kent sorunları toplantılarında ilk sıralara yazılan bir meselemizdi. Güya hâlledilmişti.

Başsavcısı atanmış, binası yapılmış ve bir bölge merkezine ‘Yargı Merkezi’ imzası atılmıştı. Sonra birdenbire bölge idare mahkemelerini birleştirdiler. 5 hâkim ile 5 personel hakikaten çok mu yük getirmişti? Artvin’den, Rize’den, Gümüşhane’den binlerce insanın Samsun’a taşınması 5 hâkimin Trabzon’da tutulmasından daha mı önemsizdi? İnsan eksenli yaklaşım niçin tersine çevrilmişti?

Bölge idare mahkemesinin nakli bir oldubittiye getirildi. Trabzon siyaseten hem sahipsizdi hem de bu kaydırma seçim curcunasının ortasında yapıldı. Bir de bölge adliye mahkemesi kurulduktan sonra, bölge idare de bir süre sonra geriye gelir diye düşünüldü. Bırakınız bölge idare mahkemesinin geri gelmesini, bölge adliye mahkemesi de Samsun’a gitti. Başsavcısı atanmış olan bölge adliye mahkemesi ortada bırakıldı.

Trabzon Bölge Adliye Mahkemesinin Samsun’a kurulması ve Trabzon, Artvin, Rize, Giresun, Gümüşhane ve Bayburt’un Samsun’a bağlanması siyaset erki adına ayıptır. İster “Ankara’dan hâkimler gelmiyor” gerekçesine sığınılsın, isterse “Diyarbakır’a kurmayınca 7 bölgeye indirdik” mazereti öne çıksın. Bölge istinafın Trabzon’dan kayması adaletsizliktir. Trabzon’un Samsun’a bağlanması ise skandaldır. Tarihi tersine çevirmelidir. Tarihte Trabzon’un bir kazası olan Samsun’un şimdi Trabzon’u yutması, Trabzon’u adalet terazisi ile ezmektir.

Böylesi bir ahval ve şeraitte Sayın Trabzon Milletvekili Salih Cora’nın kalkıp “Ben bakanla konuştum. Trabzon İstinaf kapanmıyor.” açıklaması vaziyeti kurtarmaya çalışmaktır. Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, “Trabzon İstinaf da diğer 7 istinaf da kapanmıyor.” dediğinde Cora’nın kendisine “Yarın bunların işlerlik kazanacağına garantiniz nedir?” sorusunu yöneltmesi gerekirdi. Bakan da biliyor ki giden geri gelmeyecekti.

Trabzon tıpkı ikinci üniversite vakasında olduğu gibi devre dışı bırakıldı. 2010 yılında öğrenci sayısı 50 bini aşan üniversitelerin bulunduğu şehirde yeni bir üniversite daha kuruldu. Trabzon’u devre dışı bırakmak için bu kez büyükşehir olma şartını ortaya attılar. Trabzon 3 yıldır büyükşehir ama ikinci üniversiteyi hâlâ kurmadılar. Bakan Süleyman Soylu’nun iradesi olmasaydı yine kurulmayacaktı.

Ne yapılabilir? Daha önce izlenen bir yol var. Bölgedeki barolar bir araya gelip tepki göstermelidir. Diğer STK’lar baroya açıkça destek vermelidir. Sayın Bakan’ımız Soylu da bölgeden yükselen sesle elini güçlendirip konuyu Sayın Cumhurbaşkanı’na götürmelidir.

 

Trabzon bu adalet darbesinin altından kurtarılmalıdır. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.