banner114

İstanbul’un seçimi, sadece İstanbul’un seçimi olmaktan çıkıyor. Bütün dünyanın gözünü diktiği seçim, Türkiye’nin seçimine dönüşüyor. Bütün Anadolu’nun gündemi belli ki 23 Haziran’a kadar ‘İstanbul seçimi’ olacak. İstanbul’da yaşayan, akraba ve dostlarıyla konuşacak. Fikrini soracak belki telkinde bulunacak…

İstanbul’un seçimi tek başına İstanbul’u etkilemiyor. Yeniden seçim nedeniyle ekonomiye dönülemediği için ekonomiyi de etkiliyor. Ülke ekonomisini etkileyen bir seçim doğal olarak yalnız İstanbul’u değil, Türkiye’yi ilgilendiriyor. Trabzon’u ise iki kere ilgilendiriyor. Zira adaylardan biri Trabzonludur. Trabzon aidiyetini önemseyen, yaşayan ve kentten kopmayan bir isimdir.  Dolayısıyla Trabzon’da İstanbul seçiminin psikolojisini etkin bir biçimde yaşayacaktır.

***

İstanbul’un seçimi etkileyecek olan bize göre üç ana unsur vardır. 1- Kürt vatandaşların tercihi… 2- AK Parti’ye küskün olup sandığa gitmeyen vatandaşlar… 3- İmamoğlu’nun kazandığına inanan ve yeniden sandığa gitmeyi bir hak gaspı görerek sandığa gitmeyecek AK Partililer…

Kürt oyları… HDP üzerinden bakıldığında hiçbir şaşma yaşanmayacaktır. HDPKK aynı hızla Erdoğan karşıtlığını sürdürecek ve İmamoğlu’na destek verecektir. Nitekim HDPPK’lı Ahmet Şık yaptığı son açıklamada bakın neler diyor: “AKP ile çözüm süreci tekrar olmaz. Ama bu müzakere masasının tekrar kurulmayacağı anlamına gelmesin. O masa tekrar kurulacak ama Erdoğan ile değil. Çok kısa süre sonra var olacak olan Erdoğan sonrası iktidar bloğu ile o masa tekrar kurulacak” Yani HDPKK’nın hesabı İstanbul seçimi değildir. İstanbul bir sıçrama taşından ibarettir. HDPKK’nın hesabı böyledir. Ancak HDPKK’nın etkisiyle değil de Erdoğan’ın geçen dönemki söylemlerine kızarak Ekrem İmamoğlu’na oy veren onbinlerce kürt vatandaşı vardır. Muhafazakar bu kitleler şimdi kilit mesabesindedir.

Küskün AK Partililer… Geçen dönem ve halen AK Parti’ye küskün İslamcı kesim… Bir anlamda Saadet tabanını da etkileyebilecekler…31 Mart’tan bugüne bu insanları sandığa götürecek hiçbir gelişme olmamıştır. AK Parti ve Sayın Cumhurbaşkanı, yolsuzluklarla ve yanlışlarla mücadele adına hiçbir çıkış yapmamıştır. Aksine, ‘Teşkilat aday gösterdi. Gidin oy verin. Karşı çıkmak ve sorgulamak, teşkilat ahlakı ile bağdaşmaz’ diyerek adayların belirlenmesi biçimini kabullendirmeye çalışmıştır. Yani, AK Parti cenahında küskünleri yeniden sandığa götürecek hiçbir adım atılmamıştır. Geriye yalnızca bir şık kalmaktadır… Tayyip Erdoğan düşmanlığının bu işi Erdoğan’ı yollamaya dönüştürmesi… Erdoğan üzerinden muhafazakar insanlara savaş hali ilan edilmesi… Tavır belirlenmesi… İstanbul İslami Yayınlar Fuarı’nın açılışına izin vermemek böyle bir şeydir. Ekrem İmamoğlu’nun bu tavrı, muhafazakar kitleleri ciddi anlamda rahatsız etmiştir. Bu tür yaklaşımlar küskün muhafazakarları sandığa götürebilir. Zira bu insanlar Erdoğan’ı eleştirseler bile gitmesini asla istemeyenlerdir. Yine Galatasaray Divan Kurulu’nda yaşananlar seçimin İstanbul seçimi olmadığını ortaya koymaktadır. Erdoğan’dan AK Parti’nin kuruluş ilkelerine dönmesini isteyen ve tavır alan insanlardır.

Adam Kazandı, hakkını yemeyelim diyenler… AK Parti içinde hemen her kesimden insanda bu yaklaşımı izliyoruz. Ekrem İmamoğlu’nun kazandığına inanan bu insanlar, sandığa gidilerek atılacak oyu yanlış bulmakta ve İmamoğlu’nun hakkının korunmasından yanadırlar… Bu insanları sandığa AK Parti nasıl ve hangi argümanla götürecek? Bize göre kırılma noktası bu noktadır. Bu insanlar AK Parti’nin beklentisiyle değil karşı blokun tahrikiyle sandığa gidecektir. Yukarıda da ifade ettiğimiz gibi… Karşı tahrikler insanları kışkırttığında… Ahmet Şık’ın yukarıda benzer söylemleri devam ettiği müddetçe bu insanlar, ülkenin geleceği ve beka sorunu bağlamında sandığa gidecektir. İstanbul’un seçimi Türkiye’nin seçimine dönüşürse... Tayyip Erdoğan için referanduma dönüştürülürse...Türkiye’nin İstanbul’la sınırlı bile olsa İmamoğlu’nun almasını zor görüyoruz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Dertsiz 5 ay önce

e..yani..bir...ekremcik.koca..reisi..yenerse..artık dükkanı (akp) kapatıp gitmek lazım..

banner108