banner114

Dedi: İstanbul seçimleri ile ilgili kararı nasıl buluyorsunuz?

Dedim: Adaletin tecelli ettiğini söyleyemeyeceğim. YSK, bir seçimi berbat etti. Türkiye kaybetti. AK Parti kaybetti. Demokrasimiz kaybetti. Hukukun üstünlüğü, hukuk devleti kaybetti. Fakir fukara kaybetti.

Dedi: Hepsini anladım da, fakir fukara nasıl kaybetti?

Dedim: Ekonomi iyi olmayacak. Bir kere bu kararın adil ve hukuki olduğuna dünyayı inandıramazsınız. Aynı zarfın içindeki 3 pusulaya evet, birine hayır!.. Bu karar bir hakim kararı olamaz. Belli ki siyasi bir karar. Yani Adalet yara aldı. Adaletin sorunlu olduğu bir ülkeye dış yatırımcı gelmez. Zaten bugünkü faiz oranları düşmedikçe bizdeki yatırımcı da yatırım yapmaz. Nasıl olacak? Ekonomi başka bir bahara düzelecek demektir. Bedelini kim ödeyecek? Fakir, fukara… Zengin zaten zengin. Kârından zarar eder yine gider. Ama fakir fukarayı daha zor günler bekliyor. Halbuki Türkiye, seçimi noktalayıp ekonomiye dönmeliydi. Vatandaş hem pahalılık hem işsizlik karşısında eziliyor.

Dedi: ‘AK Parti kaybetti’ diyorsunuz da niçin ‘MHP kaybetti’ demiyorsunuz?..

Dedim: Çünkü MHP kaybetmedi. MHP’nin kaybedecek bir şeyi yok. İktidar değil ki iktidarını kaybetsin. İstanbul Belediyesi MHP’de değil ki onu kaybetsin. Cumhur İttifakı kazanınca MHP kazanıyor. Lakin kaybedince kaybetmiyor. Millet İttifakında CHP hep karlı çıkarken, yani hep CHP kazanırken Cumhur İttifakının karlı çıkanı MHP oluyor.

Dedi: İstanbul’da yeniden seçimi kim kazanır?

Dedim: Bugünkü tabloda Ekrem İmamoğlu’nun net bir farkla kazanacağına inanıyoruz. Cumhur İttifakının kendi seçmenini ikna edebileceğine inanmıyoruz. Ancak AK Parti Genel Merkezi farklı düşünüyor olmalı!..

Dedi: AK Parti seçmeni demediniz, Cumhur İttifakı seçmeni dediniz.

Dedim: Büyükşehir Meclisi, reylerine bakılınca Cumhur İttifakı açık ara önde. Başkanlıkta ise kaybetti. Zira mecliste Cumhur İttifakına giden milliyetçi oylar ve Karadeniz oyları başkanlıkta İmamoğlu’na gitti. Yani, Cumhur İttifakının esasen karşı taraftan oy almaya ihtiyacı yok. Kendi oylarını alsa kendi seçmenini sandığa götürebilse yeterli. Ama alamayacak. Zira AK Partililerden önemli bir bölüm ya sandığa gitmeyecek ya da gitse bile ‘İmamoğlu’ diyecek. Seçimin psikolojisi farklılaştı.

Dedi: Neden böyle düşünüyorsunuz? Önümüzde Yenilenen Fatih seçimleri örneği var.

Dedim: Bir kere halkın kahır ekseriyeti ‘İmamoğlu kazandı’ diye inanıyor. Adam kazandı ve başkanlığı verilmiyor. Böyle bakan insan, sandığa gidip kazanan adamın hakkını alıp başkasına verir mi? Mağduru daha da mağdur hale getirir mi? Ben inanmıyorum. Fatih seçimlerine gelince… Evet, o süreçte sistem Fatih’i kazanan Refah’a ilçeyi vermedi. Seçimi yeniledi. Lakin Fatih bir ilçeydi ve ülkeyi etkilemedi. Ekonomiyi etkilemedi. O zamanlar demokrasi zaten ‘askeri demokrasi’ydi… veya ‘asgari demokrasi’… Bir de aday yenilediler. Sadettin Tantan gibi bir ismi Refahın karşısında aday yaptılar. Yani o dönemin şartları ile bugünün şartları aynı değil. Türkiye çok değişti.

Dedi: Neden İstanbul? İstanbul’u vermemek bu kadar önemli mi?

Dedim: AK Parti’nin yan bahçelerinin, arka bahçelerinin suyu hep buradan geliyor. İstanbul düşerse denge sarsılır. Ülkenin dengesinin, demokrasinin dengesinin, hukukun dengesinin sarsılması pahasına ve kendi dengeleri uğruna böyle yaptılar. Bakalım İstanbul buna ne diyecek!..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner108