Her şey, dünyaya nizamat verebileceğimize inanmakla başladı. Küreselleşen dünyada yalnız yaşama ve direnme şansımız olmayacağı görülemedi. Türk halkının güvenip iktidara taşıması ve iktidarda tutması yeterli sanıldı… Kitaplarda yazan stratejik derinliklerin pratikte hiçbir şey ifade etmeyeceği yaşanınca anlaşıldı.

Türkiye ne zamanki İslam dünyasının liderliğine oynamaya başladı… Ne zamanki Dünyanın 5’ten büyük olduğunu haykırmaya başladı ve ne zamanki İsrail’e rest çekip, ‘Bir dakika’ dedi… Siyonizm küresel planlarını örmeye ve Türkiye’yi kuşatmaya karar verdi. Yeri gelmişken belirtmeliyiz ki, bu terbiye yöntemi İsrail ve ardından Rusya ile iyi olmakla sonlanmayacaktır. Belki biraz gevşetilecek ve yörünge/rota zorlanacaktır.

Kendimizi ne kadar yetiştirirsek yetiştirelim. İdeallerimizin hayat bulması için ne kadar proje üretirsek üretelim… Devlet yönetmek/yönetebilmek kitap yazma tecrübelerine sığmıyor. Devleti yönetme tecrübesi arıyor. Tecrübesiz teoriler bazen bumerang gibi olup seni vuruyor. Tıpkı Suriye politikamızda olduğu gibi….

Arap Baharı’nın, sanal bir bahar olduğunu Tunus’ta, Mısır’da, Libya’da anladık. İnanmak istemedik. Stratejik Derinliğe takıldık ve Suriye’de inat ettik. Ama Suriye’de gerçekle yüzleştik. Demokrasi getirmek için uğraş verdiğimiz Suriye, bizim demokrasimizi tehdit eden bir araç haline dönüştü. Daha doğrusu Siyonizm dönüştürdü.

ABD, bizi müttefiklik hikayesiyle Suriye’de tam iki kez aldattı. Esat’ı yollayacağına inandırdı ve iç savaşta taraf yaptı. Ne Suriye kaldı, ne Müslüman kardeşler ve ne ÖSO… Kendi yapamadığını Rusya ile yaptı. Gizli bir ittifak içine girdiği Rusya ile bizi karşı karşıya getirdi. Suriye’deki savaşın farklı versiyonunu IŞİD ve PKK/PYD üzerinden bize taşıdı. Rusya ile ilişkilerimizin kopmasına bayıldı, bayıldılar…

Şimdi geldiğimiz noktada İsrail ile bir daha kolay kavga edemeyecek biçimde barıştırdılar. Olayın GAZZE boyutunun farkındayız. Orada aç, susuz, hatta binlerce insanın üzerinden Kudüs’ü kurtarmaya kalkışmak bir yana… İsrail ile bir daha kolayına ayrılamayız!... Dileriz bu barış hayra vesile olur. Oradaki yüzbinlerin duaları hayra vesile kılar. Dileriz dünyada olayı hayranlıkla izleyen milyonlar hayal kırıklığı yaşamaz…

Siyonizm, planlarını elbette İsrail’in avantajı üzerine kurdu. Ama planlar her zaman yazıldığı gibi işlemez. Bazen Hak şerleri hayreyler. Dileriz burada da sonu Haktan yana döner.

***

Rusya ile ilişkiler bağlamında dilenen özür (Her ne kadar özür yok, dense de dünyadaki algısı böyle) Suriye’deki kuşatmayı yaracak mı? Rusya, kendisini oraya davet eden ABD’nin istediğini yapıyor. Rus uçağı düşürüldüğünde Türkmen Dağı’nı bombalıyordu. Rusya Esat ve PYD’ye destekten vazgeçecek mi?

Hiç zannetmiyoruz. Zira Rus yetkililer daha şimdiden Türkiye ile iyi ilişkilerin ancak Türkiye’nin Irak ve Suriye politikalarının değişmesiyle mümkün olabileceğini söylüyor. Yani Rusya ile ittifak içinde olan İran’ın çizgisi öneriliyor.

Lakin her şeye rağmen bu özür daha büyük bir kötülüğün önünü kesecekse ve bizim henüz göremediğimiz keyfiyetleri engelleyecekse sineye çekilebilir. Aksi halde ipler ABD’nin elindedir ve özür bile kuşatmayı kaldırmayabilir. Kararlar Siyonizm’in projesidir. Özür acaba bu projeyi ne kadar etkileyecektir?

Buyurun İstanbul’daki son terör saldırısına… İsrail ve Rusya ile gerginliğin bahara dönüştüğü gün, bu IŞİD teröristlerini kim görevlendirdi? Türkiye Rusya ile barışınca IŞİD mevzilerini havadan bombalayacak diye mi yapıldı? Yoksa, “Sen İsrail’e de, Rusya ile de barışsan yine de seni rahat bırakmayacağım” planı yapan Siyonist komitacılar Ortadoğu’daki yeni harita operasyonları için bildik nihai hedefe gitmeyi deneyecek mi? Bush’un Ulusal Danışmanı Hannah’ın raporundaki gibi mücadele Tayyip Erdoğan gidene kadar sürecek mi?

 

İki büyük güvence… Hak ve halk…. Görelim Mevlam Neyler, Neylerse Güzel Eyler…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.