İnsanlık tarihinin bilinen en eski dönemlerinden itibaren, insanın hak ve hukukunu belirleyen taraf erkekler olmuştur. Onlara, bahşedilen fiziki güç ve kuvveti yanlış algılamışlar ve bunu bir ayrımcılık olarak kullanmışlardır.

İnsanlığın kadına yönelik mazisi hiç de temiz sayfalara sahip değildir. Cariyeliğin ve köleleğin baş gösterdiği, kadının duygu, düşünce ve isteklerinin öneminin olmadığı, kız çocuklarının anne bağrından koparılıp diri diri toprağa gömüldüğü, kadınların pazarlarda mal gibi alınıp satıldığı ve cinsel obje olarak görüldüğü bir dönemdi.

İslam dininin asıl kaynağı olan Kur'an toplum yapısını düzeltmek, haksızlıkları ortadan kaldırmak, insanın iman ve ahlâkını inşa etmek için gönderilmiştir.

Kur'an, kadını kız, anne, eş olarak ele alır. Anne olan kadını yücelterek insanlığın doruk noktasına oturtur. Ardından kadın haklarına dikkat çeker. Kadına miras hakkı tanır, şahit olabileceği hukukunu verir, boşandığında nafaka verilmesini öngörür, iftira atıldığında iftiracının dört şahit göstermesi istenir, görüşü alınmadan evlendirilemeyeceği ilkesi getirilir, kendisine boşama hakkı tanınır, hakkını arama, düşünce ve ifade özgürlüğü, kendisine verilir. Kısaca erkeğin hak ve özgürlükleri ona da tanınmıştır. Allah (CC) kâinatta her şeyi erkekli ve dişili olarak çift yaratmıştır. Erkek ve kadın bir bütünün iki eş parçaları gibidir. Biri diğeri için vazgeçilmez hayat arkadaşıdır.  "......Onlar sizin için birer elbise, siz de onlar için birer elbisesiniz..." (Bakara 187) Kur'an erkek ve kadının insan olarak birbirlerine olan ihtiyaçlarına açık bir şekilde dikkat çekmektedir. Erkek ve kadını birbirlerinin tamamlayıcısı olarak kabul etmiştir. Üstünlüğün cinsiyetle değil takvayla olduğunu bildirmiştir.

Peygamber Efendimizde "Erkeğin en hayırlısı eşine ve ailesine en iyi davranandır" buyurmuştur. Meşhur bir kayık hikayesi konuyu belki de en güzel özetler. Malumunuz bir kayığa binersiniz, bir küreği eşiniz çeker, eğer aranızda anlayış ve hedef birliği yoksa küreği en çok çekenin etrafında dönersiniz. Ve en çok yorulan insan, etrafı en az gören ve bu işten sıkıntı alandır.

 Söyleyecek elbette çok söz vardır ama bizim söyleyecek son sözümüz: Toplumun ve ailenin inşası kadının elinden geçer. İnşa edecek olana o cihette değer verilmeli ki inşa edilecek yapıda sağlam olsun.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89

banner108