banner114

İnsanları harekete geçiren güçlü bir tetikleyici…

Size zarar veren birine karşı öfke duyma ve acı verme isteği.

İngilizlere göre soğuk yenen bir yemek.

Zor ve tehlikeli ama en büyük intikam affetmek…

***

Hayatımız intikamlarla dolu. Yaşadığımız şehirden intikam almakla başlıyoruz.

Çalıştığımız işyerinden… Astlarımızdan üstlerimizden…

Yakın dostlarımızdan, sevdiklerimizden…

Nasıl sevildiğini gördün. Şimdi nasıl unutulduğunu izle.”

İntikam; bir şehri, bir ülkeyi yıkmak kadar…

Bize hayatı zindan edenlerin yüzlerine bir kelam etmektir bazen.

Bazen bir cümle için yarım asır bekleriz.

Gözlerinin içine bakar, biriktirdiklerimizi yüzüne tükürür gibi söyleriz.

İntikamın sessizi var, acısı, tatlısı, tuhafı…

Bazen sırt çeviririz. Bazen beddua ederiz. Bazen görmezden geliriz.

Bazen başkalarını mutsuz görmekten besleniriz.

Bir zamanlar en yakınımızdaki insanları yok ederek ilerleriz.

Her şey bir tarafa ara sıra kendimize gelir, “biz insan mıyız” deriz.

Topraktan geldiğimizi ve toprağa gideceğimizi unuturuz.

İnandığımız dini, aldığımız eğitimi…

***

Kıskançlık ve intikam ateşi…

Hz. Âdem’in oğulları Kabil ve Habil arasında ilk kan dökülür.

Kurbanı kabul edilmeyen Kabil, Habil’i öldürür.

O gün bugündür her kim öldürülürse Kabil’in de payına düşer günahından.

Önce bıçaklar ardı ardına saplanır, sonra silahlar ateşlenir.

Bir kelam etmeden dokuz kere düşün diye boğazın dokuz boğum olduğu unutulur. En ağır sözler fütursuzca söylenir.

Acaba Kabil’in soyundan mı geliyoruz?

Kendi soyumuza karşı bu denli gözümüz döndüğüne göre…

Belki de günahlarımızı affettirircesine hayvanları daha çok çok seviyoruz.

***

Okuduğumuz kitapların, izlediğimiz filmlerin bir yerinde mutlaka yer alıyor.

Dizilerde sahnesi yoksa para etmiyor, reyting getirmiyor, izlemiyoruz.

Aşağı yukarı süremiz belli bu dünyada, başı sonu belli, ölümlüyüz hepimiz.

Bayramlarımız barışmak için ne güzel fırsattır.

Camilerimiz Cemevlerimiz… Düğünlerimiz şenliklerimiz…

İçimizdeki intikam duygusunu törpülemek, azaltmak için…

İntikam peşinde koşanların iki mezar kazması gerektiğini de biliyoruz.

Ellerimizi açtığımızda, alnımız secdeye vardığında neler söylüyoruz?

***

Beynimizin sol yarıküresi sağ bacağımızla sağ kolumuzu…

Sağ yarıküresi ise sol bacağımızla sol kolumuzu yönetir.

Dünyada çok az görülen vakalardan biridir ‘Yabancı El Sendromu’.

İrademiz dışında bir elimiz bizi boğmaya çalışırken, diğeri ona engel olmaya çalışır. Sanki o el bize ait değildir. Keşke bu sendrom intikamları durdursa.

Hani bir elimiz silaha sarıldı, bıçağı kavradı. Diğer elimiz devreye girse, engel olsa…

***

Ne gözü doymaz insanlarız? Neden birbirimizi ezip geçiyoruz?

Hastanelere yolumuz düştüğünde, cenazelerde saf tuttuğumuzda…

Mezarlıklarda hiç mi aklımıza getirmiyoruz? Nice sultanların yerinde yeller esiyor.

Kralların, imparatorların, komutanların, ağaların beylerin…

İntikam, bizi insanlıktan çıkarıyor, görmüyoruz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Muhammet Alkaç 2 yıl önce

Kaleminize,beyninize,vücudunuza sağlık kıymetli kardeşim. Selam ve dua ile...

banner108