İnsan hayatta birçok şeyle imtihan olur. Yakışıklılığı, güzelliği veya çirkinliğiyle, fakirliği veya zenginliğiyle, çocuklarıyla, eşiyle, makamıyla, tercihleriyle… Hayatın temel imtihan sorularından biri de sağlığıdır. Sağlık veya hastalık başlı başına özel bir alan…  Sağlık imtihanı öncelikle, kişinin kendi sağlığı veya hastalığı üzerinden yapılır, fakat bununla sınırlı kalmaz. Yakınlarının sağlığı veya hastalıkları, sağlık hizmeti sunucular ve tüm sağlık sistemi üzerinden toplumun her alanına sirayet eder.

Şayet çevremize duyarlı isek, çevremizde her gün yeni bir insanın sağlık sorunlarının ortaya çıktığından bahsedilir. Ayşe Teyze doktora gitmiştir, kötü bir hastalık olma durumu söz konusudur. Ali Bey felç olmuştur. Komşunun oğlu hiç beklenmedik şekilde kalp krizi geçirmiştir. Fatma Hanımın ruh sağlığıyla ilgili sorunları vardır. Yaseminin çocuğu doğduğu gibi kalbi delikmiş. Hasan Amcanın böbrekleri iflas etmiş diyalize başlamış gibi…

Sağlıklı olduğumuzda değerini çok anlamadığımızdan, hayatımızı sağlıklı sürdürmek için gerekenleri yapmakta çok istekli görünmeyiz. Sağlığımızın temel belirleyicileri genetik yapımız, içinde yaşadığımız çevre, mevcut sağlık hizmetleri ve yaşam alışkanlıklarımızdır.

Bireysel olarak en fazla üzerinde söz sahibi olduğumuz seçenek yaşam alışkanlıklarımızdır. Ama yinede sağlıklı yaşam alışkanlıklarımız, ailemiz, içinde yaşadığımız sosyal grup, eğitim düzeyimiz, imkânlarımız ve toplumun etkisi altındadır. Sağlıklı yaşam alışkanlıkları edinmek kişinin sağlığına verdiği önemin bir göstergesidir. İki temel boyutu vardır. Biri; sağlığımızı olumsuz etkileyen yaşam tarzı ve alışkanlıklardan kaçınmak, korunmak, ikincisi; sağlığımız olumlu etkileyen yaşam tarzı ve alışkanlıklarını kazanmak. Zararlıyı def etmek, faydalı elde etmek…

Sağlığımızı olumsuz etkileyen unsurların başında, sigara (tütün), alkol ve uyuşturucu kullanımı alışkanlıklarıdır. Ne yazık ki, gençler arasında, sigara kullanımı büyüdüğünün ve adam olduğunun, alkol kullanımı modern olduğunun ve uyuşturucu kullanımı yaşamı protesto ettiğinin göstergesi gibi algılanmaktadır. Küresel kapitalist güçler, bu kötü alışkanlıklar üzerinden, legal veya illegal bir şekilde, son yüz yılda, insanları hem ekonomik, hem de sağlık açısından sömürmüştür. Sömürmeye de devam etmektedir. Elbette suç sadece onlarda değildir, bu alışkanlıkları edinen bizlerde bu sömürünün gönüllüleriyiz.

Toplumsal alışkanlığa dönüşmüş bu olumsuzluklara Sağlık Bakanlığı ve kamusal düzeyde savaş açmış olmamız çok güzel, fakat yeterli değil… Televizyonlarda gösterilen filimler ve diğer kampanyaların hepsi olumlu, ama yine de sonuca gidecek bir şeyler eksik… Her kahvehanenin, yemek ve oturma yerlerinin dışına yarı açık sigara kullanım mekânları yapmış olmamız bu alışkanlıkların ne kadar yaygın olduğunun göstergesidir.

Bireysel düzey de sağlıksız yaşam alışkanlıklarına karşı bir duruş sergilememiz ve duyarlılık göstermemiz gerekir. Bireysel duyarlılığı artırmak içinde bir şeyler yapmalıyız. Hayatı ve hayatı anlamlandıran sağlığı bir emanet görmek ve emanete sadık kalmak adına kötü alışkanlıklardan kaçınmak kişisel duyarlılığımız olmalı… Bu duyarlılığı çevremizdeki arkadaşlarımızla pozitif bir şekilde paylaşmalıyız. Sigara, alkol gibi alışkanlıkları olan kişilere kızmak yerine acımalıyız. Çünkü bu alışkanlıklar, başta kanser olmak üzere, birçok hastalığın oluşmasında ve ortalama yaşama süresinin düşmesinde etkindirler. Onların sağlıkla imtihanları daha şiddetlidir ve kendi elleriyle kendilerini ateşe atmaktadırlar. Bu durumdaki kişilere kızmak, hiddet etmek bir işe yaramayacaktır. Belki onun anlayabileceği bir usulü münasiple açıklamak, şefkat etmek daha etkili olacaktır.

Hayat bize verilmiş bir nimettir, sağlık bu nimeti değerli ve anlamlı kılandır. Nimet şükrü gördükçe ziyadeleşir, artar, aksi durumda kaybolur, gider.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
AliFB 3 hafta önce

Felsefe "Özgürlük, başkasına zarar vermeyecek herşeyi yapmaktır." der. Kur'an-ı Hakîm ise "Hürriyet-i meşrua, kendine ve başkasına zarar vermeyen şeyleri yapabilmektir." der. Zaman gösterdi ki kendine zarar veren mutlaka başkasına da zarar veriyor.

banner88

banner37