banner114

Hürriyet Gazetesi’ndeki köşesinde Abdülkadir Selvi, AK Parti’nin  İstanbul’da kaybettiği psikolojik üstünlüğü ilginç bir diyalogla şöyle yazdı;

“Erdoğan ile bir milletvekili arasında geçen diyaloğu yansıtmak istiyorum. Milletvekili; “İstanbul seçimlerini neden kazanamadık? Bunun çok iyi analiz edilmesi lazım”... Erdoğan; “Ooo işimiz zor. Daha sana anlatamamışız ki... Biz kazanamadık değil, haksızlığa uğradık”...

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ile milletvekili arasında geçen ve milletvekilinin “Neden kazanamadık?” veya “Neden kaybettik?” sorularını yalnız AK Parti milletvekilleri sormuyor. Aynı soruyu İstanbul’daki vatandaşlar. “Adam kazanmıştı. Neden yeniden seçim?” biçiminde soruyor. Daha önceleri seçimlerde psikolojik üstünlüğün önemini yazmıştık. “İstanbul seçiminin psikolojik üstünlüğü Ekrem İmamoğlu’nda” diye.... Buyurunuz size en etken örnek. AK Parti milletvekili, Cumhurbaşkanına kaybedilen seçimin neden kaybedildiğini soruyor. Ortada siyasi bir mağdur var ve karar halka bırakılıyor. Bu tabloda sonuç okumak zor olmasa gerek. Buna bir de Esenler Belediye Başkanının İmamoğlu’nun şahsında koca bir kenti yüzbinlerce Trabzonluyu inciltmesini ekleyelim.... Her şey İmamoğlu’nun lehine işliyor.

***

Dün öğle saatlerinde Ekrem İmamoğlu aradı. Telefonu bizde kayıtlı olduğu için “Hayırdır inşallah” diyerek açtık. Kendileri söze girmeden, ‘Efendim Sayın Başkan.... Bu sürprizi neye borçluyuz?’ diyerek de ön aldık!... Şunları söyledi;

“Ağabey ben her gün Trabzon gazetelerini okuyorum. Ben hiç bir zaman Trabzon’dan bihaber olmadım, olamam. günebakış gezetesinin ise ayrı bir yeri var. Sizin hassasiyetlerinizi de biliyorum. Dün gece İstanbul’da iftar vakti Trabzon’umuzu da ilgilendiren bir olay oldu. günebakış’a bakıyorum tek kelime yazmadı. Buna çok üzüldüm. Bu üzüntümü iletmek için sizi aradım.”  İmamoğlu’nun sizleri karşısında bu kez biz üzüldük. Cevaben; “Bir yanlışlık olmalı sayın başkan... Esenler Belediye Başkanının edep dışı söz ve çağrışımları günebakış’a manşet oldu. ‘Densize bak densize’ manşetiyle çıktık bugün. Yaşanan o densizlikleri, Yunan medyası üzerinden sizi dövmek istemelerini hem ana sayfadan hem de iç sayfalardan tüm ayrıntılarıyla verdik. Siz galiba bir gün önceki gazetemizin çıktılarına baktınız” dedik. Tekrar gözden geçirdikten sonra  hak verdi. Bir yanlışlık olduğunu söyledi.

***

Ekrem İmamoğlu ile telefonda 15 dakika süren bir sohbet ettik. Trabzon’u ve Trabzonlu olmayı çok önemsediğini söyledi. Seçim sürecinde Trabzon ve Trabzonluluğu seçim malzemesi yapmadığını, böyle bir bir yaklaşımdan özellikle kaçındığını ifade etti. Buna rağmen 2010-2011 futbol sezonunda, yani şike sürecinde her Trabzonsporlu gibi Trabzonspor’un hukukunu savunduğu için kendisine FETÖ yaftası vurulmak istendiğini anlattı. Halbuki şikenin varlığına tüm Trabzonsporlular inandı. Dolayısıyla İmamoğlu’na FETÖ’cü demek tam tüm bir camiaya demekti. Bu gerçeği hatırlattık. Tıpkı bugün karşı karşıya kalınan durum gibi...

***

Aynı çerçevede bir bakanın yürüttüğü benzer bir algı operasyonuna muhatap edilmek istendiğini anlattı. İmamoğlu, Trabzon dinamiğini her şeyin üzerinde tutuyor.  “Yalnız değilim ama Trabzon beni yalnız bırakmasın... Bana yapılmak istenenler... Bana yapılan göndermeler Trabzon’a yapılıyor. Söz konusu olan Trabzon’un haysiyeti, onuru ve şahsiyeti... Ben bugün varım, yarın yokum... Ama Trabzon hep var olacak. Ben, Trabzon ve Trabzonluluk propagandası ile mesaj vermek istemiyorum. Ama onlar iftira niteliğindeki algılarla Trabzon isminden ve Trabzonluluğumdan üzerime geliyorlar. Trabzon benim maneviyatım. Beni maneviyatım üzerinden vurmak istiyorlar. Zoruma en çok bu gidiyor.”

Yunan gazetelerinin zırvaları üzerinden dövülmek istenen İmamoğlu, Trabzonluluğunu böyle anlattı ve ilave etti. Gelmeyecektim ama en kısa zamanda Trabzon’u ziyarete geleceğim.

                                                                               

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
aa 5 gün önce

doğru

banner108