Camiye, kışlaya ve okullara siyaset girmemesi lazım. Zira bu üç kurum bir milletin müşterek değerleridir. Siyasetin dışında tutulması gerekir. Gerçi her dönem bu böyle söylenir ama uygulamaya gelince farklı davranılır. Sırf politik çıkar için camilere, din adamları ve cami cemaatlerine baskı uygulanır ve politikaya bulaştırılırsa bundan “din” zarar görür. Aynı siyasi görüşü paylaşmayan insanlar arasında dargınlık, küskünlük ve alınganlık oluşturulmuş olur. Aynı yerleşim alanındaki cami cemaatleri bölünmüş olur. Nifak tohumları yeşerir. Bütün bunların dışında en büyük yarayı din alır. Cami ve cami imamına sevgi ve saygı azalır. İşte bunun adı bölünme ve “ötekileşme” olur. Din adına yapılan bu ayrışmalar dine en büyük zararı verir.

Bugün Millî Eğitimden sonra en büyük kadrosu olan Diyanet İşleri Başkanlığıdır. Gerçi devlet, cami yapımına karışmıyor ama imamlarına genel bütçeden ödediği para hiç de küçümsenmeyecek miktarlardır. Büyük bir kalabalığı teşkil eden cami cemaatlerinin daha çok kaynaştırılması, gençlere cami ve dinin sevdirilmesi için daha yetenekli ve kültürlü, yüksek tahsilli imamların olması şarttır. Ürkütücü, korkutucu, ümitsizliğe düşürücü değil; sevdirici, kolaylaştırıcı ve umut vaat edici üslubun hâkim kılınması şarttır. Camilerde vaaz eden, ahkâm kesen, cuma günleri hutbe okuyan görevlilerin dersine ve ödevine çok önceden çalışıp hazırlanmaları insanlara saygının gereğidir. Hazırlıksız yapılan vaiz ve hutbe okumalar zevkle dinlenmiyor. Ezana kadar saat doldurmak amacıyla belli bir konu ile ilgili değil, daldan dala atlayarak konuyu karıştırmak ilgiyi azaltıyor. Hele camide “kısa reklamlar”a geçip, şu camiye, bu Kur’an kursuna cami içinde para toplanması, Diyanetin umre reklamları cami kutsiyeti ile bağdaşmıyor. Ayrıca vaiz yapan kişilerin ses tonu ve hitap tarzları çok önemlidir. Cami ses düzeneklerinin çok iyi ayarlanması gerekir. Yüksek bir sesle yapılan vaazlar kulakları rahatsız ediyor ve konuşulanlar anlaşılmıyor. Vakit ezanları, Cuma salaları hoparlörlerden aynı anda çok yüksek ses ayarları ile okunması, yerleşim alanlarındaki her birime rahatsızlık veriyor. Hâlbuki güzel ayarlanmış ses düzenekleri ile okunan ezanlar insanlarca huşu içinde ve zevkle dinleniliyor. İl ve ilçelerde okunan ezanlar seçilmiş güzel sesli müezzinlerce okunuyor. Ama köylerdekilerin bu kadar şanslı olduğu söylenemez. O zaman da teknolojik imkânlardan yararlanıp merkezi ezan ses düzeneklerinin kurularak hem sadelik hem de iletişim daha iyi sağlanmış olur.

Ayrıca vaiz ve hutbelerin, belli konuların dışında güncellenmesi lazımdır. Yapılan vaiz ve okunan hutbelerde 1500 yıl öncesinin konuları yerine bu günkü ihtiyaç konularının ele alınıp işlenmesi lazımdır. Hele hele her zamankinden daha çok ihtiyaç duyduğumuz millî birlik ve beraberlik konuları dururken asırlar öncesinin hikâyelerini anlatmak kolaycılıktır. Vatandaşın karşısına hazırlıksız çıkmak demektir. Sevgi, saygı, nezaket, sağlık konularına ihtiyaç varken, vaizlerin zaman zaman, bevliye uzmanı, nöroloji uzmanı, hâkim, savcı, Dışişleri Bakanlığı rolüne soyunmaları, hutbeden irticalen konuşmaları işi şirazesinden uzaklaştırmaktadır. Bu yıllarca böyle geldi, böyle gitmemelidir. Bir çeki düzene ihtiyacımız olduğu düşüncesindeyim. Ama bu işlere bakan başkanlığımız, umre, takvim, yayıncılık ve buna benzer sair konulardan zaman ayırıp asıl duruma ilgi gösterememektedir. Gerçi biz cemaat olarak ne dersek diyelim, imam yine bildiğini okuyacaktır. Ama üzerinde durulursa eksiklikler azalacaktır. Disiplin mutlaka sağlanmalı, vidalar sıkılmalıdır.

                                                                                        

                 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
İsmail Berber 6 ay önce

camideki ortak temennilerin istisnası 1500 yıl önce bugüne güncellenmesi mevzusuna katılmıyorum..

banner89

banner37