Trabzon’a ikinci devlet üniversitesi kurulması, 2010 yılında ‘bir hak olarak’ gündemimize geldi. Dönemin hükûmeti üniversitesinde öğrenci sayısı 50 bini aşan 8 vilâyette yeni üniversiteler kurma kararı aldı. İstanbul, Ankara, İzmir, Konya, Kayseri, Gaziantep, Antalya ve Erzurum…

Trabzon, bu kapsamın dışında tutulunca şehirde tepki doğdu. O tarihlerde kabinede bakanımız da olmasına rağmen bir mesafe alınamadı. Türkiye’nin 4. sırada kurulan üniversitesi KTÜ, 50 bin öğrenci sayısını aşmasına rağmen Trabzon’a ikinci üniversite verilmemişti. Trabzon’dan yükselen tepkileri ortadan kaldırmak için bu kez ‘Büyükşehir’ şartı uyduruldu. Hâlbuki Kocaeli de büyükşehirdi, Sakarya da…

İkinci üniversite hakkını elde etmesine rağmen ‘Büyükşehirlere veriyoruz.’ denilerek Trabzon’daki tepkiler uyutuldu. Ta ki büyükşehir olunan 2012 yılı sonuna kadar... 2013 yılından itibaren ikinci üniversite, Trabzon kent sorunlarının önde gelen meselelerinden biri oldu. Kamuoyundaki tartışmalar ve özellikle Akçaabat ilçesinde öne çıkan beklentiler, 2014 yılında dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’a iletildi. Bu konuda Eski Milletvekili Prof. Dr. Aydın Bıyıklıoğlu’nun 2014 yılı aralık ayı Akçaabat ilçe divanındaki konuşmasından nakledelim: “İkinci üniversite önemli. Biz bu konuyu başbakanlığı döneminde Sayın Cumhurbaşkanı’mıza götürdük. Lâkin olumsuz cevap aldık. Sayın Cumhurbaşkanı’mız o zaman bize ’80 bin öğrenci olmadan olmaz.’ dedi. Bu karar devlet iradesidir. Saygı göstermek lâzım.”

***

Bıyıklıoğlu’nun bu açıklamaları kentte derin bir rahatsızlık yaratırken ikinci üniversite talepleri ve tartışmalarını bitirmedi. Özellikle dönemin CHP İl Başkanı Yavuz Karan’ın adeta öncelikli propaganda malzemesi oldu. Ta ki Sayın Süleyman Soylu Trabzon’dan milletvekili adayı oluncaya kadar…

Soylu, Trabzon’un bekleyen ve ertelenen ne kadar mega sorunu varsa tamamını gündemine aldı. İkinci üniversite, Demir Yolu, Güney Çevre Yolu, Şehir Hastanesi, Turizm açıklamaları, Yeni Hava Limanı veya ikinci pist…

Trabzon aslında hiçbir dönem bakansız kalmadı. Bazen iki bakanla bile temsil edildi. (Koalisyon hükûmetleri dönemi) Lâkin bu sorunlar o dönemlerden ertelenerek geldi. Demir yolu bu kentin yarım asırlık sorunudur. Güney Çevre Yolu 1997 yılından beri tartışma konusudur. İkinci pist sorunu asgarî 15 yıldır, ikinci üniversite tam 5 yıldır gündemimizdeydi. Soylu gelene kadar şehir hastanesi ‘gereksiz’ ilân edilmişti. Soylu ile tam yarım asırlık sorunlar,  mitinglerde bizzat dönemin başbakanı ve ardından Cumhurbaşkanı tarafından bu kente vaat olarak verildi.

***

Bugün geldiğimiz noktada ikinci üniversite kurulma aşamasında… Şehir hastanesi ihaleye doğru yol aldı. Turizmde açılımlar yürüyor. Yeni hava limanı için fizibilite çalışmaları başladı. Lâkin klasik bir Trabzon tavrıyla karşı karşıyayız. Biz, STK’lar ve medya olarak bu kentin sorunlarını tespit eder gündeme taşırız… Ala ve makul… Lâkin çözüm bulunca da mutlaka mazeret uydurur, burun kıvırırız. Bulunan çözüme sahip çıkmaz önemsizleştiririz. Bu nasıl bir yapıdır? 5 yıldır ikinci üniversite istedik. Şimdi de “İkinci üniversite KTÜ’yü bölerek olmaz!..” diyerek burun kıvırıyoruz. Bölmek ya da bölmemek şehrin bir sorunu mudur? Biz ikinci üniversite diye 5 yıldır yazıp çiziyoruz. Bu gazete tam 16 manşet, 100’ü aşkın haber ve makale yayımladı. Nasıl kurulacağı, nasıl olacağı bizim sorunumuz mudur? Siyasîlerin, STK’ların, belediye başkanlarının sorunu mudur? Neden kendimizi YÖK’ün yerine koyuyoruz? Nasıl olacağı YÖK’ün bir sorunudur. Bu bir teknik konudur. Ortaya çıkar, kurulur, mesafe alınamazsa… Kadük kalırsa çözüm aranır. Nedir bu olana bile gölge düşürme mantığı… İsim üzerinden tartışmak ve teferruatta kaybolmak… Bu kadar derin memnuniyetsizliğe can dayanır mı? Hizmet edende hizmet aşkı kalır mı?

***

 

Dönemin Başbakanı ve mevcut Cumhurbaşkanı’nın olumsuz baktığı ikinci üniversiteyi kazandıranlara en baştan TTSO teşekkür etmeli. Zira siyaseti orası yönlendirdi. Sonra diğer STK’lar ve belediyeler… Vefa hizmet kadar önemlidir. Sorunları iletip sitem etmek ne kadar hak ve sorumluluksa, sonuca ulaşıldığında teşekkür etmek de sorumluluğun gereğidir. Güzelliği öldüren en tehlikeli silâh kıymet bilmemektir. Değerli bir şeyi değersizleştirme, yoksa sen değersiz olursun.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.