Yaklaşık 21 gündür Trabzonspor ile birlikte kamp çalışmalarını deyim yerindeyse biz de yoğun bir tempoda sürdürüyoruz.

Macaristan’da gerçekleşen birinci etap kampa yeni transfer Kucka’nın katılması bir nebze de olsa taraftarı mutlu etse de yeni transfer beklentilerini sona erdirmedi. Zira neredeyse sezon başından beri Trabzonspor’un 4-5 oyuncuya daha ihtiyacı olduğu sadece taraftarın değil yönetimin de dillendirdiği bir konuydu.

Trabzonspor taraftarı hele ki Galatasaray, Fenerbahçe ve son dönemde de Başakşehir takımlarının transfer haberlerini okudukça-izledikçe yönetime biraz daha eleştirel bir yaklaşım gösterdi.

Trabzonspor Başkanı Muharrem Usta’nın söylemlerine hak vermemek elde değil.

Öylesine bir keşmekeş ki transfer işi içinden bir türlü çıkamıyorsunuz.

Futbolcunun kulübüyle anlaşıyorsunuz kendisinde problem çıkıyor (Genellikle para konusunda). Futbolcu ile anlaşıyorsunuz bu kez tam tersi kulübü ekonomik sebeplerden ötürü işi yokuşa sürüyor.

İşte Trabzonspor’un bu transfer sezonunda yaşadığı tam da böyle bir şey.

İki örnek. Serdar Taşçı ile Gary Medel

Serdar Taşçı’nın transferi her ne kadar bir yılan hikayesine dönmüş olsa da oyuncu Trabzonspor’a gelmek istiyor. Ancak kulübü bir yıl daha kalması yönünde tavır belirleyince iş çıkmaza girdi. İnter’in yıldız oyuncusu Gary Medel’i de kadrosuna katmak isteyen Trabzonspor bu kez takımıyla anlaşma sağlamasına karşı oyuncunun, ‘belki daha yüksek fiyat veren çıkar’ beklentisinden dolayı bu transferi de çıkmaza girdi.

İşte iki transfer ve işin özeti…

Taraftar ise transfer beklemekte sonuna kadar haklı.

Transferler kampa katılmayıp takımla sezona hazırlanmadıktan sonra başarı beklemek hakikaten gerçekçi olmaz diye düşünüyoruz. Kaldı ki 15-20 günlük kampta dahi bir oyuncunun adaptasyonunun yeterli olmadığı yerde kampa hiç dahil olmadan gelen oyuncudan ne kadar verim alınabilir ki?

Bütün bunlara karşın Başkan Usta ve ekibi ince eleyip sık dokumaya çalışıyor. Bu da madalyonun öteki tarafı. Yani hem kulübün bütçesini düşüneceksiniz hem de isabetli transferler yapacaksınız.

İkinci kampı da yarıladığımız şu günlerde taraftar gibi bizim de gözümüz yollarda kaldı!”

Trabzonspor’a gönül vermek…

Trabzon şehrinin diğer şehirlere göre bir farklılığı da kim olursa olsun, hangi meslekten olursa olsun önceliğinin Trabzonspor oluşudur.

Uzun yıllardır Trabzon’da basın sektöründe hizmet veren birisi olarak biz de önceliğimize Trabzonspor’u koymaya özen gösterdik. Zira üniversite yıllarımızda gönül verdiğimiz takımımıza üye olarak desteğimizi bugüne kadar da sürdürdük bu manada.

Kişiler gelip geçidir aslalon kulüptür, aslolan renklerdir…

Bu dönem kulübün kurtuluşu için sabredilmesi gerektiği görüşümüzü paylaştık yazılarımızda. Bu anlamda yönetime de destek olunması gerektiğini dile getirdik. Eleştirildik de bazen… Ancak bildiğimizden, doğru bildiğimizden şaşmadık. Çünkü bu kulüp bizim ve başka Trabzonspor yok.

Gerek sosyal mecrada gerek kendi meslektaşlarımız arasında haksızlık yapıldığını düşündüğümüzde de sessiz kalmamayı yeğledik. Mevcut yönetimde çok fazla ön plana çıkmamasına karşın var gücüyle özellikle maddi anlamda destek sağlayan isimlere haksızlık yapıldığını da gördük. İstanbul kanadı olarak adlandırılan ve eleştirilen iki isim Gençağa Meriç ile Coşkun Bülbül…

Onlar her ne kadar İstanbul’da iş yaşamlarını kurmuş olsalar da bizden, içimizden birisi onlar… Usta ile adeta gönül birliği yapmışçasına görev aldılar Trabzonspor’da. Ancak yapılan bütün eleştirilere karşın sessiz kalmayı tercih ettiler.

Örneğin Coşkun Bülbül’ün Akyazı Stadı’nda ilk locayı satın alan isimlerden olduğunu, bütün ailesinin yanı sıra eş-dosta da çok sayıda kombine satına alarak hediye ettiğini ve kulübe bu manada da destek verdiğini bilenlerdeniz.

Gençağa Meriç… Coşkun Bülbül ile birlikte Başkan Usta’nın başı her sıkıştığında, desteğe ihtiyacı olduğunda yanında olan isim… Ancak gelin görün ki biz elimizdeki değerleri çok çabuk yıpratan ve kaybeden bir camia haline geldiğimiz için haksızca eleştirilerle onları da küstürmeyi başardık neredeyse…

Ancak onlar da camiamızın zorluğunu öğrenmiş olacak ki yine de her şeye karşın sessiz kalmayı tercih ediyorlar. 

Taraftar artık prim vermiyor

Trabzonspor Slovakya’da ikinci etap kamp çalışmalarını sürdürürken, ilk kampın sonunda yayılan bir dedikodu adeta pes dedirtti.

Trabzonspor’un artık evladı olan ve şehre mal olan bir isim Onur Kıvrak… Yine hedef tahtasına konularak, ‘’İkinci kamp vakası’ şeklinde manidar bir paylaşım yapılmış. Ancak Trabzonspor taraftarı artık bunlara prim vermiyor. Bunu bu olayda bir kez daha gördük. Kampın başından beri en fazla çektiğimiz fotoğraflardan birisi Yanal-Onur birlikte iken bu dedikodular nasıl türüyor onu bir türlü çözemedik…

Bu fotoğraf da oynanan ikinci hazırlık maçı öncesi. Teknik Direktör Ersun Yanal ile Kaptan Onur. Maç öncesi başlayan sohbet uzun süre devam etti. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.