Trabzon’da siyaset her geçen gün hareketleniyor.

AK Parti ve MHP’de yaşananlar siyasetin daha da hareketleneceğinin işaretlerini veriyor. AK Parti’de bugüne kadar 11 ilçe kongresi yapıldı. 11’in de Genel Merkez ne dediyse o oldu. Sadece Maçka’da ikinci bir liste çıktı. İkinci listeyi çıkaranlar ağır bir yenilgi aldı. Bu hafta ise Çarşıbaşı Kongresi var. Tek liste ile biter.

Sonrası ise zor…

Düzköy, Dernekpazarı, Yomra ve Ortahisar gibi tahmini güç ilçeler var.

Hattâ yarış ihtimali oldukça yüksek.

Her ne kadar il başkanlığı noktasında Haydar Revi’nin yeri garanti gözükse de oluşturacağı yönetimi bekleyenler var. Bekleyenler kim? Tabii ki Meral Akşener’ciler. “AK Parti’den küsüp kopacak isimlerin ilk durağı Meral Akşener’in partisi olur.” Bunu bize AK Partili bir dostumuz söylüyor.

Bakalım süreç nasıl sona erer?

***

MHP’de de kongre süreci devam ediyor. Son olarak Ortahisar Kongresi yapıldı. Kasımda il kongresi var. MHP de tıpkı AK Parti gibi Genel Merkez odaklı bir kongre süreci yürüttü. Bazı ilçelerde kongre yapılmadı, atamayla devam edecek. Kongre yapılan ilçelerde ise ikinci bir liste çıkmadı. İkinci liste konusunu gündeme getiren dahi olmadı. Son yapılan Ortahisar Kongresi’nde il delegesi yapılanlarla yapılmayanlar karşılaştırıldığında Nihat Birinci müdahalesini net olarak görüyorsunuz.

Anlaşılan o ki Nihat Birinci rakip istemiyor.

Eski İl Başkanı Muhammet Öztürk yazılıyor ama ekibinin önde gelen isimleri il delegesi yapılmıyor. Burada sanki Muhammet Öztürk’e bir mesaj var.

O mesajı bizim gibi Muhammet Öztürk de gayet net okumuştur.

Ancak yine de Muhammet Öztürk’e ‘il başkanımız ol’ baskısı yapılıyor.

Ancak biz Muhammet Öztürk’ün zaten böyle bir adım atacağına inanmıyoruz.

Siyaseti biraz daha böyle takip edeceğini düşünüyoruz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ömer Naci 3 ay önce

20. yüzyılın başında diğer siyasal eğilimlere galebe çalarak devletin kurucu felsefesi olmayı başaran Türk milliyetçiliği, gelinen noktada günlük siyasal dilin parantezi içinde ciddi bir yapısal kriz yaşıyor. Milliyetçiliğini yaptıkları toplumun sosyal ve siyasal gerçekliğine uzaklaşan Türk milliyetçileri, neredeyse hâlâ soğuk savaş sınırlılıkları içerisinde belirledikleri siyasal söylem ile kapalı alan romantizmi yaşıyor. Oysa şimdiye kadar ana kaynakların yeni bir okumaya tabi tutarak, yeni bir dil kurmamız gerekiyordu. Milli mefkurenin imkanlarında kuracağımız yeni dil ile asıl iktidar alanı olan kültürel iktidar elde etmeye gayret etmeliyiz. Zira kalıcı iktidar alanı burasıdır.

banner35

banner37