Hürriyet Gazetesi’nde Taha  Akyol, İstanbul Adliyesi’ndeki iki hakimin verdiği kararları, ‘Objektif’ köşesinde değerlendirdi. Bir hukukçu olarak Taha Akyol şunları kaydedi: 1- Taraflara karşı gözlerimizi bağlayarak bakalım. 2- Hukukta usul esastan önce gelir. 3- Yetkisiz bir mahkemenin verdiği karar esasta adil olsa bile kabul edilemez. 4- Kanuna göre soruşturma aşamasında tutuklama ve tahliye yetkisi yalnızca Sulh Ceza Hakimliklerinindir. 5. Buradaki olay Reddi Hakim meselesi olsa bile… 6-Reddi Hakim müessesesi hakimlerin şahsıyla ilgilidir. Bu olayda İstanbul’daki bütün Sulh Ceza Hakimleri hakkında red talebinin toptan kabul edilmiş olması tuhaftır. 7- Reddi hakim konusunda kendini yetkili sayan 28. Asliye Ceza Mahkemesi’nin tahliyeler konusunda başka bir Asliye Cezayı yetkili sayması da tuhaftır. 8- Tutukluluk konusunda yetki sadece Sulh Ceza hakimlerine aitken 32. Asliye Ceza’nın tüm tutuklular hakkında tahliye kararı vermesi de tuhaftır. 9- Yetkisiz bir mahkemenin tahliye kararı vermesi hoş olmamıştır. 10- Tutukluluk konusunda tüm Sulh Ceza hakimleri hakkında red kararı bulunsa bile dosyanın itiraza en yakın ildeki sulh ceza hakimini gitmesi gerekirdi.

***

Buradan bakınca ortada bir hukuk darbesi olduğunu rahatlıkla anlayabiliyoruz. İki hakim açık ve net biçimde kendilerini feda etmişlerdir. Büyük bir organizasyonun parçaları olarak o gece tüm tutukluları serbest bırakacak ve Türkiye’yi krize sürükleyeceklerdi. Hele hele  anlaşılmasına rağmen girişimlerinde ısrarları kamikaze saldırısı gibiydi… Geceyarılarına kadar katip değiştirip karar yazmak hangi aşkın deliliydi?

Saldırının niteliğini ve boyutunu   önceki akşam Samanyolu TV’de olayları yorumlayan ve cemaat mensubu olduğu anlaşılan Prof. Dr. Osman Özsoy’un söylemlerinden de anlayabiliyoruz. Özsoy, yeni intihar saldırılarının olabileceğini şu ifadelerle dillendiriyor: “Bu süreci 3-5 tane yiğit adam bitirir. Biraz daha gitsin böyle. AK Parti seçimde %60 da oy alsa bu dönem ve bu süreç bitmiştir”

Şimdi hadisenin boyutlarını daha iyi kavrayabiliyor musunuz? 2 yiğit hakim mesleki intihar girişiminde bulunuyor!.. Sonuç alınamıyor! Ama cemaatte çare tükenmiyor!... Son noktaya 3-5 tane yiğit adamla işaret ediliyor! Tayyip Erdoğan’ın biraz daha gitmesine izin veriliyor!... 3-5 yiğit adam!... İntihar timleri gibi bir şey!.. Üstelik bu beklenti ve hedef TV’lerde dillendiriliyor. Sanki Allah söyletti.

Sayın Süleyman Soylu cemaatin hepimizi ve üstelik en hassas olduğumuz keyfiyetten nasıl aldattığını… Maddi ve manevi nasıl aldatıldığımızı ifade ediyor. Durum şimdi dolandırılmaktan çok daha vahim.. 3-5 yiğit adama görev tevdi etmek ne anlama geliyor? Bir suikastten mi bahsedilmek isteniyor? Kime karşı ve kimin çıkarları için!.. Bu 3-5 yiğit adam polislerden mi seçilecek yoksa askerlerden mi?

Cemaat isen çekilsene köşene… Tebliğini yapıp çekilsene rahlene... Ne işin olur askerle, polisle, savcıyla ve hakimle..

 

3-5 yiğit adam beklentisi nasıl bir cemaat yapısıyla izah edilebilir?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89

banner108