Cumhuriyet gazetesi temsilcisi Ahmet Şefik Mollamehmetoğlu, ‘Darbe kayırıcıları’ başlıklı yorumumuz karşısında ‘Darbeci’ olmadığı ve ‘FETÖ’ karşıtı olduğu yönünde yazıp duruyor. Halbuki biz zaten kendisine ‘Darbeci’ demedik. FETÖ’cü de demedik. Yazılarının ‘Darbe kayırıcılığı’ anlamına geldiğini kaydettik. Yerel Karadeniz gazetesinde yazdığı yazıdan alıntılar yaparak bu yoruma ulaştık.

Mollamehmetoğlu o yazısında iki şey söylüyor. Birincisi, AK Parti iktidarı da bir sivil darbe iktidarıdır. İkincisi, Recep Tayyip Erdoğan da (isim vermeden) yargılanmalıdır. Biz de “Darbeye karşı çıkmak ‘ama’sız olmalı” diyerek bu yaklaşımın ‘Darbe aklayıcılığı’ anlamına geldiğini kaydettik. Bu yaklaşımımız gazetecilik refleksidir. Bir uyarıdır, eleştiridir. Karşınızdaki alır veya almaz. Önemser veya önemsemez. Öyle anlıyoruz ki Ahmet Şefik “Belki de yazdıklarım böyle algılanıyor.” deyip kendi duruşunu gözden geçirmek yerine gün boyu bizimle telefon mesajı üzerinden atıştı. Dün de sitesinde bir şeyler yazıp durdu!.. Meselenin daha iyi anlaşılması bakımından Mollamehmetoğlu ile karşılıklı mesaj atışmamızı okurlarımızla paylaşıyoruz.

İlk mesajı Ahmet Şefik Mollamehmetoğlu attı…

Mollamehteoğlu: Üç gazeteciyi yazdın. Tekin Atay’ın yazısını unutmuşsun. 21 Temmuz’daki yazısı. Yarınki yazına alırsın artık.

Öztürk: Tekin Atay, iktidarın daha önce yaptığı bir büyük hatadan ötürü özür borcundan bahsediyor. Halkın yüzde 50 oyu ile seçilen bir iktidara ‘Darbe iktidarı’ demiyor. Senin yazdığın gibi ‘FETÖ mensupları gibi Tayyip Erdoğan da yargılanmalı’ demiyor. Dün senin ve Murat’ın yazısının o bölümlerini en az 10 okurum attı bana. Siz galiba ne yazdığınızın farkında değilsiniz. Sen sütununda yaz. Ben cevabını veririm. Benim irademi, yüzde 50 oyu ‘Birinci Darbe’ diye nitelendirip FETÖ darbesiyle mukayese edeceksin. Ben de sana ‘Darbe Aklayıcısı’ deyince zoruna gidecek. Mesajlaşmaya gerek yok. Cevabını ver, cevap vereyim. Yolun açık olsun.

Mollamehmetoğlu: Özür dilemek de bir büyüklüktür. Ama sen hâlâ o başlıkla nasıl ayıp ettiğini fark etmemişsin. Yazık… Allah zihin açıklığı versin. Bu toz duman içinde bizi ‘Darbe Aklayıcısı’ diyerek sokağın önüne attın. Jurnaliyle ya da doğrudan arayarak AKP Genel Merkezini harekete geçirdin. Yukarıdan müdahale ile bizi Karadeniz’deki işimizden ettirdin. Böylece Trabzon’da 3-4 muhalif isimden ikisini susturmayı başardınız. Ki oradan aldığımız 3-5 kuruşla oğlumu okutuyordum. Bugünler gelip geçer. Doğruluk, dürüstlük, ahlak, fazilet baki kalır. Ahmet Şefik dimdik ayaktadır. Tanrıya şükür ki bugüne kadar suçlandığı tek şey fikirleridir. Seni Tanrıya havale ediyorum. Umarım arkadaş ya da meslektaşlarını jurnallemenin, bu biçimde toplum önüne atmanın ne demek olduğunu anlarsın.

Öztürk: Yüzde 50’nin iradesine darbe demek gazetecilik, fikir özgürlüğü, ahlak ve hele demokratlık hiç değildir. Darbe süreci hâlâ devam ederken darbecilerin hedefindeki Cumhurbaşkanı’nın da yargılanmasını istemek darbe kayırıcılığıdır.

Ben kimseyi jurnallemedim. Gazetecilik yaptım. Kendini muhalif zanneden üç gazetecinin yazılarını eleştirdim. Benim AK Parti Genel Merkezine şikâyetle, bilmem nerelerle işim olmaz. Yazılarınızı durdurmuşlarsa o iş, yazdığınız gazete ile sizin aranızdaki sorundur. Ben sadece eleştiri yaptım. Benim eleştirilerime jurnalcilik demek, senin ahlak anlayışını gösterir. Ayrıca 3-5 kuruştan oldun diye üzülme. Rızkı veren Allah’tır. Okuyan oğluna başka bir kapı açar inşallah.

Mollamehmetoğlu: Sorun sayılar değil. Haklı olmak, adil olmak, ahlaklı olmak. Görüyorum ki sende vicdan sorunu da var. Allah selamet versin.

Öztürk: ‘Sorun sayılar değil, öyle mi?.. Sizin için sayıların önemli olmadığı zaten dünya görüşünüze yansımış. Gerçek sorun da bu zaten. Halkın iradesine saygı duymayanlar ahlaktan ve vicdandan bahsedemez. Bana ajitasyon çekme. Kimin gazeteci olduğu ortada. Allah sana da selamet versin.

Mollamehmetoğlu: Sayılar kuşkusuz önemli ama her şey değil. Değerlerden sıyrılmış sayılar bazen çok tehlikelidir. Belli ki sana değerler de işlemiyor. Bu konuşmalarımız özel.

Öztürk: Özel mi? Bir taraftan sitende saldır, diğer taraftan ‘özel’ de. Seninle özel hiçbir hukukum olmadı ve olamaz. Bana mesaj yazma arkadaş. Köşen var. Ne yazacaksan orada yaz.

 

Ahmet Şefik’in dün sitesinde yazdıklarından sonra kayıt altındaki bu mesajları aynıyla yayınlama gereği duyduk. Muhatabımız böyle bir gazeteci. Yorumu kamuoyuna bırakıyoruz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.