Bu memlekette 15 Temmuz Darbe girişimi yapıldı. Allah’a binlerce şükür ki başarılı olamadılar. TSK ve kahraman halkımızın dik durmasıyla darbe püskürtüldü. 250 şehit verdik, 2 binden fazla yaralanan gazimiz oldu. Başarılı olsalardı sayı bundan çok çok fazla olacaktı. Bu darbe kalkışımında yaşanan ilklerin başında halkımızın karşı çıkması ve TSK ile işbirliği yapılmasıydı. Bundan önce geçirdiğimiz badirelerde bu ilkler yaşanmamıştı. Darbe girişiminin bastırılmasının ardında İstanbul Yenikapı’da tüm halkın ve siyasi partilerin katılımıyla büyük bir miting düzenlendi. Bu da tarihe “YENİKAPI RUHU “ olarak geçti. Bu mitingde içten ziyade dışa verilen mesajlar önemli olmuştur. Ama ne yazık ki bu ruh uzun sürmedi. Darbeye kontrollü darbe hatta tiyatro demeye başlandı. Yenikapı ruhunun içine hançer sokuldu. Üç gün dayanılabildi, dördüncü gün iş sulandırıldı. O güzelim birliktelik ruhuna gölge düşürüldü.

Şimdi son Afrin’de yürütülen “ZEYTİN DALI “harekâtında ana muhalefet milli birlik ve beraberlik ruhuna yine gölge düşürdü. TSK ile omuz omuza çarpışan ÖSO. Birliklerine açıkça güvensizlik söylemleri yapıldı. Bir taraftan harekâtı destekledikleri söylenirken diğer taraftan amalı, ancaklı açıklamalar yapıldı. Diğer taraftan TTB, Afrin harekâtını kötüleyen beyanlarına karşı soruşturma açılmasına yine ana muhalefet karşı çıktı. Zeytin Dalı harekâtı hiçbir siyasi partiye ait değildir. Sadece milletindir. Fakat bundan doğacak sorumluluk sadece iktidar partisinindir. Diğer partilere bir sorumluluk yüklemez. Ana muhalefet partisi milletvekili Engin Altay beyanında: “İktidar dünyanın en doğru işini yapsa bile bizden alkış beklemesin.” diyecek kadar yıkıcı muhalefet sergileyebiliyor. Bu söz ve beyanlar milli birlik ve beraberlik ruhu ile asla bağdaşmaz. Bütün başarısızlıklar iktidara fatura edileceğine göre zaferin de oya tahvil edilmesine niye karşı çıkılıyor? TTB savaşa hayır derken Türkiye’de her Allah’ın günü yapılan katliamlara şimdiye kadar bir beyanatlarını duyan var mı? Bunlar ya vicdanları satılmış ya da kiraya verilmiş hainlerdir. Vatanını, milletini seven Türk Tabiplerinin yüksek sesle bunları protesto etmesi gerekir. Yoksa sustukça tüm tabiplerimize gölge düşürür, yanlış bir algı oluştururlar.

Elbette muhalefet, muhalif duruşunu sergileyecek. Ancak bütün eleştirilerini operasyon sonrasına bırakacak. Bu da muhalefetin sorumluluğudur. İçindeki sorumsuzlara müdahale etmek de onun görevidir. Hem Suriyeli sığınmacıların Türkiye’ye gelmelerine karşı çıkacaksın hem de Suriye’nin kuzeyindeki terör örgütlerinin temizlenip yerlerine sığınmacıların yerleştirilmesine razı olmayacaksın. Bu anlaşılır bir şey değildir.

Gerek iktidar ve gerekse ana muhalefet sözcüleri bu operasyon sonuçlanıncaya kadar birbirlerini suçlamayı, karalamayı ağır ithamlarda bulunarak birbirlerini tahrik etme huyundan vazgeçmelidir. Dünya bizimle uğraşırken, biz birbirimiz ile uğraşmaktan vazgeçmeliyiz. Operasyon bitince mecliste, eteklerinizde ne kadar taş varsa dökünüz.

           

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89

banner37