banner114

Daha önceki merhamet yazımızda, toplumumuzun bağlayıcı harcının, inançlarımız, kabullerimiz, ilkelerimizin yoğurduğu hürmet ve merhamet duyguları olduğunu yazmıştık. Merhamet yukarıdan aşağıya yağan nisan yağmuru ise hürmet topraktan yukarıya yeşermiş bir bahardır. Hürmet; küçüğün büyüğe, gencin yaşlıya, cahilin âlime, fakirin zengine, zayıfın güçlüye, çırağın ustaya, memurun amire, eğitimsizin eğitimliye ve insanın insana duyduğu içten saygıdır.

İnsanlar değişik konumlarda birbirine saygı gösterirler. Fakat bu saygının içten olmasıyla, göstermelik olması arasında önemli bir fark vardır. Göstermelik saygılar zahiridir. Bazen kural olduğu için, bazen çıkar olduğu için, bazen de korku olduğu için gösterilir. Amir memuruna kural olduğu, fakir zengine çıkar elde ederim diye ve zayıf güçlüden zarar görmemek için saygılı olmak zorunda kalabilir. Bu saygı hiçbir zaman hürmet değildir.

Ne zamanki memur kural olduğu için değil de; amirinin olgunluğu, anlayışlı olması, işini bilir olması veya iyi niyetli olması karşısında yürekten bir kabulle, amirine mahcup olmamak adına veya ona saygısını göstermek maksadıyla duruş, davranış ve konuşmalarına çeki düzen verdiğinde gerçekten hürmet göstermiş olur.

Fakirin zengine, yardım ve desteğini onu mahcup etmeden, gecenin örtüsünde, kimselere bildirmeden, yüzsuyu döktürmeden yaptığından dolayı, içindeki minnettarlığını davranışlarına yansıtması hürmettir. Zayıfın, güçlüden zarar görmek, aşağılanmak, horlanmak yerine, düştüğünde onu tutup kaldırması ve imdadına koşmasına teşekkürünün ifadesi hürmettir.

Hürmet, örneklerde olduğu gibi, yukardan gelen merhametin, şefkatin, yardım ve iyiliğin olması gereken karşılığıdır. Bazen de hürmet, kişinin kendi zatındaki terakkisinin insanlara yansımasıdır. Mesela, ilmiyle amil olan âlime, adaletiyle bilinen sultana, eseriyle göz kamaştıran sanatkâra ve işiyle meşhur olan ustaya gösterilen saygı, kişide neşvünema bulan güzelliğe hürmettir. 

Hürmetin diğer bir kaynağı da zatidir. Yani büyüğe hürmet büyük olduğu içindir. İnsana, kadına, erkeğe, anneye, nimete, sofraya, yolcuya, güzelliğe, çiçeğe, çevreye, doğaya, denize, kısaca hayat sahibi olan veya olmayan her şeye hürmet etmek, saygı duymak sadece var oldukları, Allah’ın varlığı ve kulu oldukları içindir. Bu kişi veya mahlûklardan olumsuz bir şey sudur etmedikçe onlara hürmet etmeye devam etmek gerekir. İradesiz olanlardan ortaya çıkan olumsuzluklar, kendi hatalarımızın sonucu olduğunu unutmayalım, tedbir alalım ama suçlayıcı olmayalım.

Geleneksel insani değerlerden ve inançlardan uzaklaşma cabaları, ahlaki zaaflar, toplumsal harcımızı zayıflatmaya devam ediyor. Yukarıdan aşağıya merhamet yağmurları yağmadığı gibi, aşağıdan yukarıya hürmet çiçekleri de açmıyor. Öğrencinin hocasına, memurun amirine, çocuğun annesine, gençlerin büyüklere saygı göstermesi noktasında çok sorunlarımız var.

Modernizm ve sekülerizmin çarpık bir sunumu olan eğitim programlarımız okullarımızda gençliğe hürmet, merhamet, saygı gibi kavramların adına pek bir şey kazandırmıyor. Gençler çevrelerindeki gerçek dünyadan uzak, giderek sanal bir alem içerisine itiliyor. Televizyon dizilerinde, bilgisayar program ve oyunlarında, şehvani sevmek hariç, insani sevgiye, şefkate, merhamete, hürmete, saygıya çok az yer veriliyor. Hayat yemek, içmek, eğlenmek, aklına geleni yapmak ve isyan etmek olarak tanımlanıyor. Ruhları anarşizim teslim alıyor. Sonuç, ailede, okulda, sokakta şiddet ve cinayetler artıyor. İsterseniz bu gün gazetelerin üçün sayfalarına ve diğer haber kaynaklarına göz atın, ne demek istediğimiz anlaşılır.

Hz. Ali (ra) efendimizle son sözü söyleyelim; “Babana hürmet etki, çocuklarında sana hürmet etsin.” Hürmet ve merhametle örülmüş bir dünyaya yol almak gayretiyle…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
İsmail kethüdaoğlu 2 ay önce

Çok doğru bir meselemiz teşekkür ederim

Avatar
Hamdi 2 ay önce

Guzel bir yazi

banner108