Kim ne derse desin, kim neyi savunursa savunsun şu gerçek ortadadır: Türkiye’de hukuka büyük bir yara verilmiş ve hukuk kamuoyu nezdinde büyük bir itibar kaybına uğramıştır. Bunun sonucunda da hukukun umursanmadığı, itibarsızlaştırıldığı, aleyhine hareket edildiği bir vaziyete gelindi.

Hukuk birtakım yollarla aşılmaya, delinmeye uğrayan bir hedef noktası hâline geldi. Bu durum hiç iyi değil. Zira hukuk toplumun en temel taşı ve çözülmenin önündeki en büyük engeldir. Hukukun olmadığı yerde çözülme başlar ve kaos ortaya çıkar. Türkiye’ye gözü bir açık şekilde bakan da kaosu çok net bir şekilde görür.

MÜSİAD Trabzon Şubesi geçtiğimiz günlerde Cephanelikte bir “kahvaltılı” basın toplantısı düzenledi. Biz de toplantının yalnızca “açıklamaların yapılacağı bölümüne” iştirak ettik. Toplantının içeriği basına geçilen mesajda belirtilmediği için biz MÜSİAD’ın bir önceki toplantısı gibi yine kent sorunları yahut yaşanan ekonomik krizle ilgili olduğunu zannettik.

Toplantının başlamasının hemen öncesinde MÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi Celil Hekimoğlu gazetecilerle spor faaliyetleriyle ilgili sohbet etti. Alanımıza girmediği için pek ilgilenmedik. Ancak gazetecilerin bir kısmı konuyla ilgiliydi ve sorularını esirgemediler.

Açıklamanın başlamasıyla MÜSİAD Trabzon Şubesi Başkanı Ali Kaan söze girdi, ekonomik kriz olduğundan falan bahsetti. “Sıkıntılıyız.” dedi. Tabi bu konuşmaların daha sonradan dolgu malzemesi olduğunu anladık.

Kaan pek fazla konuşmadan hemen sözü Yönetim Kurulu Üyesi Hekimoğlu aldı. Önce “Kriz yok, durgunluk var.” diyerek mevcut ekonomik sorunları küçük gördü. Ardından “Asıl konumuz geçelim.” diyerek baklayı çıkardı. “Basın şu ara burayı çok yazıyor.” diyerek başladı ve Cephanelikteki yapılaşmanın haber yapılmamasını istedi. Ne adına? “Arkadaşım” dediği işletmecinin adına. Sanırız ölçülerden biri arkadaşlık hukuku, diğeri de işletmecinin MÜSİAD’ın eski başkanı olması…

Toplantıyı tarihî yapının yanına yapılan ve kentte infiale yol açan yapıyı savunmak için yaptıklarını söyledi. Sanki küskün tarafları barıştırırcasına “Artık sizlerden rica ediyorum eskileri bir tarafa bırakalım.” dedi.

Şaşırdık, hayret ettik… Çünkü biz oraya MÜSİAD’ın makro ölçekli meseleleri konuşacağını zannederek gittik ve karşımızdaki tablo bizi şaşırttı.

Daha sonra “soru sormak isteyen gazetecilere söz verileceği” ifade edildi. Spor mevzusunda etkin olan gazetecilerden ve tecrübeli gazetecilerden kimse soru sormadı. 2 soru yönelttik ve bir de hatırlatmada bulunduk (Sayın Yusuf Turgut önceki gün tek soru sorulduğunu yazdı ama tek soru değildi…).

Sorular şunlardı:

1-İfadelerinizde “Şehrimizde bir sürü çarpık yapılaşma var. Basın neden burayla ilgileniyor?” dediniz. Dolayısıyla bu ifadelerinizle burasının da bu çarpık yapılaşmadan biri olduğunu kabul ettiğini zannediyorum. Doğru mu?

2-Ekonomik krizin büyük olmadığını söylediniz. Bunu iş adamları açısından mı yoksa asgarî ücretle geçinmeye çalışan vatandaşlar açısından mı söylediniz?

Hekimoğlu sorulardan “asıl konu olan” Cephanelikle ilgili olana yanıt vererek başladı. “En ufak bir yanlış görmüyorum.” dedi.

“Kamu Denetçiliği Kurumunun kararı var.” hatırlatmasında bulunduk. Hekimoğlu bizi şaşırtan ve bugüne kadar üstlendiği misyonla asla bağdaşmayacak bir yanıt verdi ve “Kamu Denetçiliği Kurumuna ben bugün Ali Savaş’ın niye kırmızı pantolon giydiğini sorsam onunla ilgili de rapor hazırlıyor. Rapor hazırlamış ama altı boş.” dedi.

KDK uluslararası ölçekte bir kurum ve kararları oldukça etkili. Yakın geçmişe bakılıp basın taranabilir. Bununla birlikte kararı hazırlayanlar hukukçu… Tavsiye hukuk kararını “kırmızı pantolonla” eşitlemek haksız bir yorumdur. Ancak yazının başında belirttiğimiz gibi yaşanan tüm gelişmelerde hukukun içine düşürüldüğü vaziyetin etkisi büyüktür. Hukukun temel olduğu toplumlara bakınız. Hukuka rağmen iş yapmak, o işi savunmak kolay mı?

Saygılarımla…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89