İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, normal bir dönemin sıradan İçişleri Bakanı değil. Soylu, zor ve özellikli bir dönemin farklı bir bakanı. İçişleri Bakanlığını bu dönemde yönetmek için mülkiyeli olmak, tecrübeyi konuşturmak yetmiyor. İçişleri Bakanlığı için ‘siyasi bir akıl’ öne çıkıyor. Bakanlığı bu dönem siyasi bir aklın yönetmesi gerekiyor. Zaten Soylu’yu, bürokrasiden gelen Efkan Ala ve diğer bakanlardan ayıran en büyük özellik bu… Siyasi basiret...

Ülkenin dışarıdan kuşatılmışlığı kadar, içeride uğraştırılması da o kadar önemli. Bir yandan dış kuşatılmışlık yarılırken diğer yandan içerideki ihanet usta yöntemlerle bertaraf edilmeli. Bunun için de bakanlığı usta bir siyasetçi yönetmeli. Cumhurbaşkanı ve başbakanın siyasi yükü hafiflemeli. Soylu’nun bakanlığı bu bakımdan da çok önemli. Soylu’nun ortaya koyduğu eylemlerden en önemlisi 28 belediye başkanının görevden alınması. Dün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı açıklama bu bakımdan çok önemli. Erdoğan’ın “Geç bile kalındı.” yaklaşımı İçişleri Bakanlığını bu bağlamda siyasi bir aklın yönetmediğini ortaya koyuyor. Ne kadar başarılı bir bürokrat olursanız olunuz, siyasi akıl yetersizse başarınız sınırlı kalacaktır. Efkan Ala vakası budur.

***

Soylu’nun İçişleri Bakanlığına getirilmesiyle birlikte yalnızca şahin bir politika değil, psikolojik üstünlük de ele alındı. Bir siyasi partinin genel başkanlığı tecrübesi yaşamış bir İçişleri Bakanı tek başına bile siyasi bir erk sayılır. Dikkat edilirse gerek 15 Temmuz darbe sürecinde gerekse bugün 28 belediye başkanının görevden alınması olayından Soylu, ABD’ye cevap veren bakan olmuştur. Bu keyfiyet İçişleri Bakanı’nın bir anlamda Türkiye politikasında en etken 3-5 isimden biri olduğunun fotoğrafıdır.

***

Süleyman Soylu’nun yükselen ülkenin grafiği ve AK Parti’nin grafiği ile doğrudan alakalıdır. Buna rağmen bazı bakanların Soylu ile kamuoyu önünde giriştiği diyalog makul değildir. Özellikle Sayın Maliye Bakanı’mız Naci Ağbal’ın Ordu Büyükşehir Belediyesi ile iş birliği içinde yürüttüğü trafik programını sahiplenmesi şık olmamıştır.

Elektronik Denetleme Sistemi (TEDES) konusunda İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun açıklamaları yurdun her bölgesinden takdir toplamıştır. Mesele yalnızca Karadeniz insanının meselesi değildir. Mesele ülkenin meselesi hâline gelmiştir. Âdeta bir Deli Dumrul kuralı ile işleyen bu sistemi kaldırdığını açıklamasına rağmen Sayın Ağbal’ın sistemi savunması anlaşılabilir değildir.

Birincisi, halkın tepkisini çeken bu sistem bir siyasetçi mantığı ile savunulabilir değildir. İnsanlara trafik cezası yazarak para kazanmak ne devletin bakanlığı ne de halkın belediyesi açısından doğru siyasi bir tercih olamaz.

İkincisi, bölgemizin bir bakanı olarak Sayın Ağbal bu konuyu medya üzerinden değil birebir Sayın Soylu ile görüşerek ele alabilirdi. TEDES projesi vazgeçilmez ise yine hissettirmeden vazgeçmeyebilirdi. Lakin Sayın Soylu’nun açıklamalarına cevap yetiştirmek, bölgenin bir bakanı açısından şık olmamıştır. Biz zaten Sayın Soylu’nun başarı veya başarısızlığında en büyük faktörün mücadele ettiği hainler güruhu ile ilgili olmayacağını, birlikte mücadele ettiği arkadaşlarının tutumundan etkilenebileceğini düşünüyoruz.

 

İçişleri Bakanı olarak şehrine ilk kez gelen Sayın Bakan’a hoş geldiniz diyoruz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.