Yarım asır önce, 26 Şubat 1992’de Kardeş ülke Türk Azerbaycan’ın Hocali Kasabası’nda Ermeni canileri tarafından katledilen sivil halkın acıları 26 yıldır bir türlü dinmemiştir.  Vicdanları sızlatan bu katliama medeni dediğimiz dünya seyirci kalmış, ilgilenmemiş ve tepkisini ortaya koyamamıştır, koymamıştır. Hıristiyan Dünyasının Türk ve Müslüman bu ülkeye karşı duyarsızlığı ibret verici ve de düşündürücüdür. 

Bilinmesi ve yeri geldikçe de her zeminde tepkimizi ortaya kayabilmemiz için bu menfur soykırımı cinayetinde olup bitenleri bir kere daha bilgilere sunmak isterim.

Ermeni güçleri 26 Şubat 1992 tarihinde, Azerbaycan 'ın Dağlık Karabağ bölgesindeki Hocalı kasabasında Azerbaycanlı sivilleri toplu şekilde katletti. Hocalı'da 106'sı kadın ve 63'ü çocuk olmak üzere 613 Azerbaycan Türkü şehit edilirken, 150 kişi kaybolmuş, 487 kişi de ağır yaralanmıştı.

Cenazeler üzerinde yapılan incelemelerde, insanların yakıldığı, gözlerinin oyulduğu ve başlarının kesildiği ortaya çıkmıştı. Her yıl 26 Şubat tarihinde Bakü'de düzenlenen törenlerde bir dizi insan, 1992 senesinde Dağlık Karabağ Hocalı şehrinde masum olarak katledilen sivillerin hatırasını gözleri yaşlı  acılarla anıyor.. Azerbaycan'da bu trajik olaylar, Azerbaycan halkına karşı soykırım olarak, insanlığa karşı işlenen en katı suçlardan biri gibi değerlendirilir. Bu olayların politik açıdan doğru bir şekilde değerlendirmesini yapmak için tarihe başvurmak gerekir.

Eski SSCB'nin dağılmasından sonra, yeni kurulan devletlerin topraklarında etnik bölücülük eşliğinde askeri çatışmalar patlak verdi. Azerbaycan'da Dağlık Karabağ ihtilafı, Gürcistan'da Abhazya ile Güney Osetya, Moldova'da Transdinyester sorunları bölgenin tamamını tehdit eden canlı örneklerdir. Bununla birlikte, Dağlık Karabağ'da durum 1988 senesinden itibaren kademeli olarak tırmandı, 1990 sonlarında 1991 başlarında sadece bu topraklarda değil, aynı zamanda Azerbaycan'ın Ermenistan'la olan sınır bölgelerinde açık Ermeni saldırıları başladı. Aynı yılın Haziran-Aralık aylarında Ermeni silahlı kuvvetlerinin saldırısı sonucunda Khocavend'in Garadağlı köyünde ve Askeran ilçesinin Meşeli köyünde 12 kişi öldürüldü, 15 kişi yaralandı. 1991 Ağustos ile Eylül aylarında, Şuşa-Cemilli, Agdam-Khocavend ve Agdam-Garadağlı güzergahları üzere haraket eden otobüslerin ateşlenmesi sonucu 17 kişi hayatını kaybetti ve yaklaşık 90 Azerbaycan'lı yaralandı. Sonuç olarak, aynı yılın sonlarına doğru askeri çatışmalar büyük ölçüde yaygınlaştı ve Karabağ'ın yüksek mevkiindeki yaklaşık 30 yerleşim alanı, aynı zamanda Tug, İmaret-Gervend, Sırkhavend, Meşeli, Cemilli, Umudlu, Garadaglı, Kerkicahan ve diğerleri dahil olmak üzere stratejik açıdan önem taşıyan Azerbaycan köyleri ermeniler tarafından tahrip edildi, yağmalandı ve yakıldı.

Karabağ'ın dağlık bölgesindeki son Azerbaycan yerleşim alanlarının Ermeni ordusu tarafından işgali 1992 senesinde tamamlanmış oldu. Azerbaycanlı nüfusa sahip olan Hocalı şehri, 926 kilometrekarelik alana sahip olmakla, Khankendi'nin kuzeydoğusuna 12 kilometre uzaklıkta, Ağdam-Şuşa ile Askeran-Hankendi yolları arasında bulunur. Stratejik açıdan önemli bir pozisyona sahipti ve burada Azerbaycan'ın Dağlık Karabağ bölgesindeki tek havaalanı bulunurdu. Şehrin nüfusu (kendi mevcudiyeti ile) ve kendini savunma kuvvetleri (aktif koruma) bölücü teröristlerin planlarını engelledi, şöyleki, Askeran-Hankendi yolunun kontrol altına alınması ve havaalanının ele geçirilmesi bütün Dağlık Karabağ'ın tamamının yakalanmasını kolaylaştırdı. Bu nedenle trajediden dört ay önce, Ekim 1991'den itibaren şehre giden bütün otomobil yolları kapatıldı ve Hocalı asıl olarak kuşatılmış oldu.

2 Ocak 1992'den itibaren şehre elektrik tedariki durduruldu. Nüfusla bağlantı helikopterle sağlanarak destekleniyordu, ancak 28 Ocak'tan itibaren Ermenistan tarafından Ağdam'dan Şuşa'ya uçan MI-8 (3 mürettebat ve 41 yolcu hayatını kaybetti) helikopteri vuruldu ve böylece hayati iletişim zinciri tamamen kopmuş oldu. Sonuç olarak, 1992 yılı 25-26 Şubat gecesi Ermenistan silahlı kuvvetlerinin Khankendi'de bulunan, eski SSCB 4. Ordu 23. Bölümünün bir parçası sayılan 366. motorlu piyade alayı 10 tank, 16 zırhlı personel taşıyıcı, 9 piyade savaş aracı, 180 askeri uzman kadro ve çok sayıda insan gücüyle Hocalı'yı kuşattı. Silahsız sivillerden yaklaşık 3.000 kişi düşmandan kaçmak için şehri terk etti ve o sırada silahsız insanların katledilmesine başlandı. Şehir tamamen yok edildi ve Hocali Kasabası nüfusu acımasızcasına öldürüldü. Kötü istatistikler, resmi verilere göre o gece 63 çocuk, 106 kadın, 70 yaşlı olmak üzere 613 kişi hayatını kaybetti.

Ve dünyanın gözü önünde cereyan eden bu cinayetin üzerinden 26 yıl geçti. Türk’ün Türk’ten başka dostunun olamayacağı gerçeğini göz önünde bulundurarak; güçlü, kuvvetli, dinamik, uyanık ve hazırlıklı olmak zorundayız. Alan el değil, yardım eden veren el olma  durumuna gelip nâmerde muhtaç olmamak için çok çalışmak ve her alanda kalkınmak zorundayız.

Bu yıldönümünde acılı Azerbaycanlı ailelere, Kardeş ülke Azerbaycan’a sabırlar diler, şehit edilen kardeşlerimize rahmet dilerim. Mekânları cennet olsun.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89

banner37